Amerika’da Çevre Edinmek


Amerika’da Çevre Edinmek

Kafamızda Amerika macerası fikirleri oluşmaya başladığı andan itibaren, tek hedef gelebilmek gibi görünüyor. “Amerika’ya bir gidelim, gerisi kolay.” Amerika’da yaşama adapte olmak ve çevre edinmek de bir o kadar zor aslında. Özellikle fazla girişimci değilseniz, içinize kapanık iseniz, diğer bir deyişle okuldayken size “inek” lakabı takılmışsa işiniz biraz daha zor. Amerika, ev okul arasında mekik dokumakla ögrenilecek, anlaşılacak gibi değil. Tabii bir de aç kalmamak için süpermarketin yolunu bilmek lazım. Bu üçgen içinde gidip geldiğiniz yolu yıllarca aşındırmaya azımle ısrar ederseniz, Amerika’da hayat sizin için “Bermuda Şeytan Üçgeni”nden pek farklı olmayabilir. Bir çok öğrenci ilk başta bu hataya düşebilir.

Ev Özlemi

İlk defa tamamen değişik bir ortamda kendinizi yapayalnız bulmak kolay değil. Bu noktada Amerika’lıların “homesick” adını verdiği “ev ozlemi” diyebileceğimiz psikolojik bunalıma girmek içten bile değildir. Kendinizi tamamen yalnız ve çaresiz hissetmek, yeni çevrenizde istenilmediğinizi düşünmek, bu düşüncelerden kaynaklanan yorgunluk, bitkinlik hissetmek, yeni ortamınızda herşeyi negatif eleştirip Türkiye’deki her şeyi tartışmasız en iyi kabul etmek bu tip bir rahatsızlığın en başlı belirtileridir. Mikrobik bir rahatsızlık olmadığından herhangi biryerden bulaşmaz “homesick” rahatsızlığı, bir bakıma kendi kendimize yaratırız. Bu nedenle kayıt olmak, ev kiralamak ve döşemek, banka hesabı açmak gibi hayati gereklilikleri yerine getirdikten sonar kabuğumuza çekilmemeli, hayatımız her ne kadar sıfırdan başlıyorsa da bunu Türkiye’deki sosyal düzeye yakın bir seviyeye (“aynı” diyemiyorum çünkü hiç bir zaman aynı değil, olmuyor, olmayacak) hızla çıkarmak için çaba harcamalıyız. Söylemesi kolay, kim evde oturup bunalıma ister demeyin şimdi… Herşeyden önce ilk ve temel tavsiyem kesinlikle ingilizceniz iyi değil diye korkup, konuşmamazlık etmeyin. Özellikle uzak doğudan gelenler TOEFL sınavında sadece bir iki soru kaçırıp tavan puanlar çekmişlerse de konuşma ingilizceleri inanın sizin kadar yok. Bunun yanında Amerika çok karışık bir nüfusa sahip. Yüzlerce milletten, her biri kendine has aksanla ingilizce konuşan milyonlarca insan.

Eğer biraz girişimciyseniz zaten Amerika’ya gelmeden önce gideceğiniz üniversitedeki Türkleri biraz araştırıp iletişime geçmişsinizdir. Tabii e-mail yazdığınız 50 kişinin belki onundan cevap aldınız ama umutsuzluğa kapılmamak lazım. Bir kişi bile olsa sizin memleket hasretinizden kurtulma kapısını açmanıza yardımcı olacaktır. Peki başka ne tip yollar var sizin bölgenizdeki Türklere ulaşmak için veya yabanci çevre edinmeniz için?

Okulunuzda %90 bir Türk öğrenci derneği vardır. Mutlaka onlarla temasa geçmeye çalışın. Bireysel olarak çok fazla iletişime girecek birilerini bulamasanız bile en azından e-mail listelerine girip topluca yapılan aktivitelerden haberiniz olur. Bu tip aktivitelerde de kafanıza uygun bir kaç kişi mutlaka bulursunuz.

Mezun Olduğunuz Okul Bağlantıları

Diğer bir yol ise mezun olduğunuz lisenin, üniversitenin, hatta bölümün ismini Yahoogroups’dan araştırın. Mesela benim mezun olduğum ODTÜ’nün birisi genel Amerika (METU_North_Amerika@YahooGroups.com) olmak uzere 6-7 adet yöresel e-mail grubu (örneğin METU_DC@YahooGroups.com ve METU-Newyork@YahooGroups.com) var Amerika’da. Bunun dışında bildiğim kadarı ile Boğaziçi ve İTÜ’nün (örneğin ITU-NY@YahooGroups.com) de bu tip e-mail grupları var. Bunlar sadece insan tanımak için değil probleminiz olduğunda danışmak için de oldukça faydalıdır. Bu gruplarla iletişim kurmak mezuniyet sonrası iş bulmanızda da büyük fayda sağlar.

İnternet Kanallı Bağlantılarınız

Bunların dışında Türk-Amerikan portalları kanalı ile de bulunduğunuz bölgedeki Türklere ulaşmak mümkün. Bu bütün sorunlarınızı çözeceksiniz anlamına gelmez ancak ufak tefek de olsa bazı konularda yardımcı olacaktır. Ancak şu bir gerçek ki internette, USA-TURK.com gibi bir çok sitede sizin yaşadıklarınızı geçmişte yaşamış ve yeni gelenlere yardımcı olmak isteyen insanlar mutlaka bulacaksınızdır. ANCAK herşeyden önce siz üzerinize düşen araştırmayı yapmış olmayı ihmal etmeyin. Yoksa kuru kuru çok basit sorular sorduğunuzda cevap almanız zor. Siz kendiniz için biraz zaman ayırıp biraz araştırma yapmazsanız diğerlerinden hiç karşılıksız kendi zamanlarını ayırıp sizin sorunlarınızı çözmeye çalışmasını beklemek hata olur.

“Amerika”yı Tanımak

Tabii sadece Türklerle tanışmak ve aktivitelere katılmak aslında büyük hata olur. Amerika’ya geliyorsunuz, “Amerika”yı tanımalısınız yoksa mezuniyetten sonar elinizdeki diploma sadece kitap kurdu olduğunuzdan başka bir anlama gelmez. Eğer bir hobiniz varsa yine okulunuzun öğrenci grupları listesini inceleyin. Aklınıza gelmeyecek gruplar bulacaksınızdır. Çiçek-böcek severler grubu, uçan daire meraklıları grubu, yüzme, yelkenli, dalma… Artık aklınıza ne gelirse. Bu şekilde aynı ilgi alanını paylaştığınız yabancılarla tanışma ve kaynaşma olanağı bulursunuz. Hiç bir ortak nokta bilinmeden yabancılarla tanışmak çok da kolay olmaz ilk gelindiğinde. Tabii sınıf arkadaşlarınızı ayrıca “Amerika’da hayata” çıkış yolu olarak ekstradan belirtmeye gerek yok.

Amerika’ya sadece okumaya gelmeyin, Amerika’yı tanımaya, yaşamaya, anlamaya gelin. Kendi sınırlarınızı, memleket sınırlarını aşın. Yoksa ister dönün, ister kalın, “ot gibi geldi, ot gibi yaşadı” sözünün hedefi olacağınız kesin.

 



2 Responses to “Amerika’da Çevre Edinmek”

  1. serkan diyor ki:

    merhaba ben abdye gidecegim 1 hafta sonra teorik olarak ıngılızcem gayet iyi.üniversite eğitimimi ing olarak gordum.toefldan 70 almıstım yalnız konusmam biraz kesik kesik sizce anlaşabilirmiyim native amerikalılarla?tesekkurler

    • Yalcin SERT diyor ki:

      Amerikada kimler kimler anlasiyor Amerikalilarla da sen TOEFL’dan 70 almis bir kisi olarak anlasamayacaksin :) Anlasmak goreceli bir kavram, kimi bulbul gibi konusuyor olmayi kabul eder kimi derdini anlatabilmeyi ama genel anlamda yeterince kelime bilgin varsa cok bi derdin olmaz. Gramer falan hak getire burada gunluk konusulan dilde.

Yorum Yaz