Bugün biraz eğlenerek okuyacağınız bir konu seçtim: Cinsel taciz !!!
Aslında University of Maryland‘de “graduate administrative assistant” olduğum zaman da “Cinsel Taciz Semineri”ne katılmıştım ama üzerinden yıllar geçti. Evet biliyorum kulağa komik geliyor: Cinsel Taciz Semineri
Daha sonra da çalıştığım şirkette cinsel taciz eğitimi aldım ve şu anda bu eğitim sonundaki testten %97 almış “cinsel taciz sertifikalı” biri olarak yazıyorum. Artık sertifikalıyım, rahat rahat taciz edebilirim gibi geliyor kulağa. Halbuki tam tersi. Bu yazımın hiç bir hukuksal bağlayıcılığı olmamakla birlikte biraz olsun cinsel taciz nedir, ne değildir kısaca açıklamak için yazıyorum. Yazacaklarımın çoğu eğitim sırasında bize anlatılardan aldığım notlardan.
Amerika’da vatandaşlık hakları (Civil Rights), yaş ayırımcılığı (Age Discrimination in Employment Act), özürlü vatandaş hakları (Americans with Disabilities Act) ve eşit maaş hakkı (Equal Pay Act) kadar büyük önemi var cinsel tacizin (Sexual Harassment). Dünya çapında aynı olması beklenir ama ne yazık ki değil göründüğü kadarıyla. Peki nedir cinsel taciz ? Duygusal ve manevi olarak oldukça yüklü ve göreceli olmakla birlikte oldukça karışıktır. Taciz, insanın küçük düşürüldüğü, sinirlendiği, rahatsızlık duyduğu konumlara düşmesi, düşürülmesidir en genel anlamıyla. Cinsel taciz ise bu tip rahatsizlıkların cinsel açıdan hissedilmesidir. Kısaca insanın karşısındaki kişi veya kişilere saygısızlıktır. Bu tip bir rahatsızlık bay veya bayan, ast-üst, grup arkadaşı gibi değişik kategorilerde olabilir.
26 Haziran 1998′de Supreme Court’un yenilediği kanun, çalışanlara bu tip tacizin üst makamlara bildirilmesi zorunluluğunu getirirken yöneticilere de kendi altında çalışanlar arasında olabilecek cinsel taciz olaylarına önlem alınmaması durumunda ceza öngörmektedir. Bu ceza maddi yaptırımdan işten atılmaya kadar olabilir. Kanun genelde emir-komuta zincirinde olan çalışanları hedef alarak hazırlanmışsa da böyle bir emir-komuta zincirinde olmayan çalışanlar arasında olan olayların da ayni şekilde değerlendirmesini öngörmektedir.
Cinsel taciz genelde bir erkeğin bayanı tacizi şeklinde görülse de bunun tersi de gerçek hayatta yaşanmaktadır. 2000 yılında EEOC‘ye (The Equal Employment Opportunity Commission) yapılan 15,836 cinsel taciz şikayetinin %13.6’si erkekler tarafından yapılmıştır.
Burada yazacaklarim cinsel taciz konusundaki herşey olmaktan ziyade iş yerindeki cinsel taciz konusuyla ilgilidir. Normal hayatta kafamıza estiği gibi davranıp, hatalı sonuçlar çıktığında küçük bir özür ile geçiştirebilirken, ofis ortamında bu kadar kolay olmayabilir hataları düzeltmek. Yetişkin insan olarak herbirey yaptıklarının sorumluluğunu taşımak ve sonuçlarına katlanmak zorundadır. Bu bağlamda ofis ortamında hassas dengeleri korumada da her bireye düşen görev vardır. Ya üzerinize düşen görevi yapacaksınız ya da sonuçlarına katlanacaksınız. Tacizde bulunan kişi için risk ve ödülün büyüklüğü doğru orantılıdır. Ancak alınan risk büyük olduğu ve geri teptiği taktirde, sonuç olarak iş kaybı ve kariyer zedelenmesi kaçınılmaz olabilir.
Amerika’da vatandaşlık hakları kanunu 1964′de yürürlüge girmesine rağmen cinsel tacizin açıkca belirlenmesi 1976′da olmuş ve 1980 yılında da EEOC tarafından iş yerlerinde uygulanması zorunlu hale gelmiştir. Daha sonra 1986′da cinsel taciz kapsamına girebilecek davranışlar kanunda yerini almış ancak bunların kötüye kullanılmasını önlemek için de 1991 yılında değişik tanımlar kanuna eklenmiştir.
Cinsel taciz “quid pro quo” ve “hostile work environment” olarak iki şekilde sınıflandırılmıştır. Bunlardan “quid pro quo” Latince bir deyim olarak “bir çıkar karşılığında bir iş yapmak” anlamındadır ve ofis ortamında cinsel bir çıkar karşılığında bir iş yapmak anlamında kullanılmaktadır. Örneğin bir kişinin (bay veya bayan olabilir) patronu ile beraber olması karşılığı yüksek bir pozisyona getirilmesi, maaşının artırılması gibi. Cinsel çıkarlar karşılığında işe alma, maaşa zam, görev dağılımında taraflılık da bu grup içinde yer alır.