Emlak Seçenekleri


Emlak Seçenekleri

Türkiye’deyken ev alacak olsam tek derdim sanırım üç odalı, şöyle genişçe üç odalı ev bulmak olurdu. Müstakil ev sadece hayallerimi süslerdi ama Amerika’da vasat da olsa bir işiniz olduğu zaman hayallerinize ulaşmak nispeten kolay. Hatta hayaliniz hakikaten “uçuk” değil ise erişilemeyecek bir hayal yok gibi. İlle müstakil eviniz olsun diyorsanız olabilir ama şehirden uzak olur, en lüks semtte olmaz, toplu taşıma çok yakın olmaz ama müstakil, bahçeli, iki katlı, hatta pembe panjurlu eviniz olabilir…

Ev Tipleri

Amerika’da belli başlı üç seçeneğiniz var – başka varsa da ben bilmiyorum. Bunlardan birincisi ilk basamak, kısıtlı bütçe ile ilk evlerini alacakların en kuvvetli seçeneği olan condominium adı verilen apartman daireleri. Stüdyo tipinden üç odalıya kadar seçenek olsa da genelde en yaygın olanı bir ve iki odalılar. Bunlar genelde 10-15 katlı yüksek binalar şeklinde, otel havasında oluyor. İçinde yaşayanlar genelde bekarlar veya çocuksuz yeni evliler. Daireler müstakil olarak kişilere ait olsa da tüm apartman veya apartman kompleksinin yönetimini bir firma yürütüyor. Bu firma genelde güvenlik, apartmanın ve çevrenin genel temizliği, ufak tefek bakım onarım’dan sorumlu oluyor. Ayrıca apartman komplekslerinde genelde olan yüzme havuzu ve gym’den sorumlular. Böyle olunca da “condo fee” denilen bir aidat ödüyorsunuz yönetime. Apartman veya sitenizin olanaklarına göre bu aidat genelde $300-500 civarında olmakla birlikte $1000′ı geçen yerler de var. Bence ve genelde söylenen bu aidat bir bakıma ihtiyacınız olan veya olmayan bir hizmet için boşa verilen bir para. “Ev” alırım, senede 2-3 kere evimin önündeki karı temizlerim, haftada iki kere çöpümü sokak kenarına kendim çıkarırım, çimlerimi kendim biçerim ve bu aidat benim cebime kalır şeklinde bir düşünce benimkisi. Ama çatıma birşey olursa bunun koşuşturmacasını da ben yaparım, parasını da ben öderim, diğer tarafta apartman yönetimi öder – öder de o parayı sizden bir şekilde alır sanırım. Yani genel olarak baktığınızda bu aidat benim “mülk alım gücümden” eksilen bir para.

Yine condo diye anılan ama daha çok bizim bildiğimiz apartmanı andıran üç ila beş katlı “garden apartment” denilen yapılar var. Bunların, aşırı yüksek olmamalarının yanında benim gördüğüm en belirgin özellikleri koridorlarının kapalı bina içinde değil de bina yanlarında veya aralarında açık olması. Bana bunlar nispeten daha sıcak geliyor diğer yüksek apartmanlara göre ama şehir merkezlerinde bu tip evlere rastlamak oldukça zor.
İkinci seçeneğiniz townhouse denilen bitişik nizam evler. Genelde biri bodrum olmak üzere üç katlı olsalar da iki ve dört katlı olanları da var. Bu tip evleri şehir içinde bulmak condolara nazaran daha zordur, bulsanız da oldukca pahalıdır. Küçük de olsa bir bahçeleri vardır ancak son zamanlarda bahçe ile uğraşmak istemeyenlere yönelik neredeyse bahçesiz olanları da inşa edilmekte. Condolardaki yönetime karşılık townhouse’larda “home owner’s association (HOA)” adi verilen çok genel bir idare vardır. Bunlar genelde yol, yeşil alan, park yerleri ve varsa havuz ve tenis kortlarından sorumludur ancak evinizin çevresine bakmadığınızda arka bahçenize kadar karışırlar. Mesela tahta çitle bile çevrili olsa arka bahçenizin çimlerini uzun süre kesmezseniz uyarı yazısı gelir evinize. Veya genel uygulama metal posta kutusu ise tahta posta kutusu koymanıza laf ederler. Evinizin dışında yapacağınız değişiklikler için bunlardan izin almanız gerekir. Hatta ve hatta giriş kapınızı boyayacaksanız rengine kadar karışabilirler.Bunlara da aylık $50 ile $100 arasında aidat ödenir.

Son seçeneğiniz ise “single family house” diye anılan müstakil evler. Genelde şehir dışında bulabileceğiniz bu tip evler tabii ki hepimizin ideali. Şehir içinde oldukça eskileri epey yüksek fiyata bulunabilir. İster şehir içi olsun ister şehir dışı olsun, müştakil evler genelde ilk ev alacakların bütçesini aşar veya çok zorlar – tabii tamamen kırsal bir alanda yaşamıyorsanız. Bu evler tamamen sizin sorumluluğunuzdadır. Öyle genel işleri yapan bir idare yoktur. Ancak bazı yerlerde yine townhouse’larda olduğu gibi nispeten daha az etkili yönetime bağlı olanları da vardır.
Genelde ev alma sırası önce condo veya townhouse, ardından en azından bir kaç yıl sonra yaşam stilinize göre müstakil ev şeklinde olur. Ancak şehir içinde bir condo, şehirden 10-15 mil uzakta bir townhouse’dan veya 20 mil uzaktaki bir müstakil evden daha pahalı olabilir. Bu yüzden “benim gücüm yetmez müstakil evlere bakmak benim neyime” diye düşünmeyin. Şehirden ve/veya ofisinizden biraz uzakta yaşamayı kabulleniyorsanız müstakil ev almaya da maddi gücünüz pekala yetebilir.

Şimdi, biraz ileriyi düşünerek ev alıyorsanız genelde condoların satışı zor denir ama neye göre zor çok da emin değilim. Paraya ihtiyacınız acilse fiyattan birazcık kırdığınızda ister condo olsun ister müstakil ev olsun satışta fazla bir farklılık veya zorluk olacağını sanmıyorum. Bir mecburiyet ve aciliyet yoksa da bir ayda evinizin satılması sizi çok da fazla etkilemez sanırım.
Evet genel olarak ev seçeneklerimiz bunlar. Ev almaya niyetlenip kolları sıvadığınızda çok daha fazla detayla karşılaşacağınızdan emin olun.

Faydali sayfalar:

  1. http://www.ourfamilyplace.com/homebuyer/condo.html
  2. http://www.ourfamilyplace.com/homebuyer/townhouse.html
 



Yorum Yaz