Çorbanın tuzunu koyarken…


Çorbanın tuzunu koyarken…

Ben Amerika’ya göç etmeye hazırlanırken kafamdaki soruların cevabını alabileceğim hiç kimseyi bilmiyordum. Kime soracağımı, nasıl yapacağımı bilmiyordum. Amerika’da yaşamaya başladıktan sonra da her şeyi deneye yanıla öğrendim. Tabi bu arada bir çok zararım oldu, üzüntüm oldu. İşte o yüzden bu konuda yardıma ihtiyacı olan herkes ile bildiklerimi, tecrübelerimi paylaşmaya başladim.

Biz aslında çok yardım severiz DE, yine de nedense yardım aldığımız kişileri bir yolunu bulup dövmek de isteriz. Nasıl çelişki ise bu. Sanki çevremizdeki herşey mükemmelmiş gibi en ufak bir hatayı bile büyük bir sorun haline getiririz. İşte ben de bundan bir hayli nasibimi almış bir insan olarak yine de yardım etmenin verdiği o büyük hazdan hiç bir zaman vazgeçemedim.

Neyse biz gelelim Amerika’ya… Türkiye’ye göre Amerika yasaların en azından uygulamasının olduğu bir ülke, yani trafik polisi sizi çevirdiği zaman “bir daha yapmam ağabey, bilmiyordum” deme şansınız yok, hem de HİÇ YOK. O yüzden burada kurallara azami dikkat göstermemiz gerekiyor. Ama gerçekten bir çok şeyi bilmeden yapıyoruz, yani kötü bir niyetimiz yok aslında. Mesela, Türkiye’de “DUR” işaretinin aslında durmak için olduğunu çoğumuz bilmeyiz bile… Hatta daha da ileri gidip hiç birimiz bilmeyiz bile diyebilirim. Oysa, Amerika’da trafikte “STOP” işaretini gördüğümüzde kesinlikle durmamız ve sonra yola devam etmemiz gerekiyor. Bazılarımız hala dururmuş gibi yaptığı için de ilk cezayı yediğinde artık durması gerektiğini öğreniyor. Ama her şey bu kadar öğrenilmiyor iste.

Uyanık Milletiz

Hani vardır ya, jetonlu telefon kulübesine girersiniz, makine jeton yutuyordur. Çıkar, sırada bekleyene “bu makine jeton yutuyor” dersiniz, ama o yine de girer ve dener, arkasından da “aaa jetonumu yuttu” der. Çünkü o sizden akıllıdır, siz becerememişsinizdir ama o becerebilir. İşte malesef daha çok bize mahsus bir özelliktir bu, illa deneyerek öğrenmek isteriz, oysa denenmişi var.

Nereden Bileyim

Yine bir örnek vereyim, ilk trafik kazamı yaptığımda gerçekten hiç suçum yoktu. Ama kaza yaptığımda ne yapacağımı bilmediğim için, kazanın olduğu yerdeki dükkanlardan birinden çıkan bir adamın, “polis çağırmanıza gerek yok” demesine inandığım için, karşı tarafın sigortası beni arayıp, şahidim olduğu halde “hayır o şekilde olmadı” deyip arabamı tamir etmeyi reddettiği zaman öğrendim ki kaza nerede olursa olsun, polis çağırmam benim menfaatime imiş. Ben nereden bilirdim, tam da o noktada dükkandan çıkan adamın, aslında karşı tarafın sigorta acentası olduğunu.

Paylaşımın Önemi

İşte bütün bu sebeplerden ötürü, bu ülkede birbirimize bilgi ve tecrübe paylaşımı konusunda verebileceğimiz kadar destek vermemiz çok önemli. Amerika’yi yeniden keşfetmemek için, zaman kazanmak için “adaaam sen de” demeden birbirimize sahip çıkmalıyız. Aslında siz bakmayın Amerika’da ırkçılığın yasalarla engellenmiş olduğuna; öyle ırkçılıklara maruz kalırsınız ki isyan edersiniz bazen. Çünkü ispat etmeniz zordur.

Biz yine de eskiden kalan alışkanlıklarımızla bazen sistemin etrafından dolaşmaya çalışıyoruz. Aldığımız bir trafik cezasını nasıl inkar ederiz, göçmenlik bürosunu nasıl kandırırız vs. Oysa değişmeyen bir şey vardır bu ülkede, devlet sizin doğru söylediğinizi var sayar. O yüzden de 10 sene sonra da olsa, ufak bir yalan söylediğinizi farkederlerse, o yalandan sonar söylediğiniz herşey yalan kabul edilir ve kazandığınız bütün haklarınızı kaybedebilirsiniz.

Her birimizin yaşadığı değişik olaylar var. Ben elimden geldiği kadar aynı şeyleri tekrar tekrar yaşamayalım diye, sizlerle kendi tecrübelerimi paylaşmaya devam edeceğim. Yani “çorbada tuzum bulunsun” diyeceğim.

 



5 Responses to “Çorbanın tuzunu koyarken…”

  1. atakan mert diyor ki:

    Sevgili Fethiye Temiz,

    Hoş,faydalı ve düşündürücü yazıların için seni yürekten kutlarım!

    Umuarım senin de ”çorbana tuz katan” duyarlı insanlar çoğalır!

    Herşey gönlünce olsun!

    Sevgilerimle. Atakan Mert

  2. Altan ARISOY diyor ki:

    Fethiye Dost,

    Çok yararlı olacağını düşündüğüm bir site…
    Yazılarınsa yaşanmış olaylardan edindiğin deneyimlerle özellikle ABD’ye yeni gelenlere yol gösterici…
    Kutluyorum…
    Ama postacıya sarılmak istediğini yazmışsın da; sarılıp sarılmadığını yazmamışsın!..
    Bu önemli (!) bilgiyi bizden esirgeme…
    Sevgiyle…

  3. turhan feyizoğlu diyor ki:

    Fethiye, yeni bir çocuğun ya da torunun daha var. hayırlı olsun.
    sevgilerimle.

  4. Dr. Yüksel Cavlak diyor ki:

    Sevgili Fethiye,
    ABD`ne gitmek isteyen veya orada yaşayanlar için güzel bir site.
    Yazınızın başlığına bakınca aklıma

    Herhalde “Çorbanın tuzunu koyarken…”, tuzu fazla kaçırıyorum ki, bazıları tatmak istemiyorlar ! Ne yapalımö ne demişler? “Her yiğidin bir yogurt yiyişi vardır.”

  5. Sevgili Fetiye`cim,
    Büyüklerimizin bir sözü vardır. „Çocuğunuza gök kuşağını gösterene kadar,işiniz bekler.Fakat, gök kuşağı beklemez“ diye.
    Sende bunu yapıyorsun işte. Onca işlerini bir kenarda bekletip, gelecekte olan gençlerimize faydalı olabilme çabanı kutluyor,başarılarının devamını diliyorum..

    Gerçek insan görevini,küçük insan çıkarını düşünür!
    SEN BÜYÜKSÜN BiTANEM!

    Sevgilerimle,
    CANAN Karakaş/ Almanya

Yorum Yaz