Siz hiç postacının boynuna sarılmak istediniz mi?


Siz hiç postacının boynuna sarılmak istediniz mi?

Türkiye’de iken dinlemeyi aklınıza bile getirmediğiniz şarkıyı ya da şarkıcıyı burada dinlersiniz.. Dinlemekle de kalmayıp bir de oturup bir güzel duygulanırsınız.

Basit bir sebze ya da yiyeceği bulmak için, marketi baştan başa defalarca turlar, tüm tanıdıklarınıza sorarsınız.

Sokakta yanınızdan geçen bir kaç kişinin Türkçe konuştuğunu duyunca inanılmaz heyecanlanırsınız.

Hele hele bir vesileyle bir yerde Türk bayrağının dalgalandığını görseniz neredeyse çıldırırsınız. Dönüp herkese “o benim bayrağım” diye haykırasınız gelir…

Belki biraz abartıyorum, belki içinizden bir çoğu bu şekilde hissetmiyor ama ben kesinlikle böyle düşünüyorum ve böyle hissediyorum.

Ama bu sabahki kadar sevineceğim hiç aklıma gelmemişti. Malum, hepimizin evinde Türk televizyonları yok. Dolayısıyla o vazgeçemediğimiz dizileri internetten seyrediyoruz. En azından ben öyle yapıyorum.

Elveda Rumeli dizisi yüzünden pazartesileri iple çektiğimden bu sabah (ben pasifik time’da olduğum için uyandığımda tam zamanı oluyor) hemen oturdum bilgisayarın başına zaman zaman gözyaşlarıma yenilerek Elveda Rumeli’yi seyrediyordum ki kapı çalındı. Açtım “Postacı” eee ne var diyeceksiniz… Önce ben de her günkü gibi normal karşıladım tabi. Zarfı verdi, sonra “Fethiye siz misiniz?” dedi. “evet” dedim, “Türk musunuz?” dedi, yine “evet” dedim… Birden bire postacı “MERHABA” demesin mi, sadece “merhaba” dese iyi, “BEN ÖZER” dedi… ayyy siz hiç postacının boynuna sarılmak istediniz mi? Orada, kapımda, karşımda etiyle, kemiğiyle bir postacı duruyordu ve ben TÜRKÜM diyordu.. Ne olur ne var bunda demeyin… Sevindim işte..

Tabii hemen hararetle, “artık bu bölgeye siz mi bakacaksınız?” dedim.. “hayır bir arkadaşın yerine bakıyorum” dedi.

Sonra oturdum kendimi düşündüm, ya biz millet olarak böyle garip bir milletiz, ya da sadece ben garip bir kadınım. İnsan hiç postacının boynuna sarılmak ister mi? Sadece Türk diye?

Günleriniz hep sevinçli geçsin!

 



5 Responses to “Siz hiç postacının boynuna sarılmak istediniz mi?”

  1. Murat diyor ki:

    Yahu, bir insan bu kadar candan olabilir mi? Samimiyetini, icine sigmayip tasan su insan sevgini, yardimseverligini, Turk’lugunu… Yahu kisaca her seyini takdir ediyorum. Seni cok buyuk bir sevgi ve saygiyle selamliyorum… Keske senin gibi birkac “FETHIYE” daha olsa…

  2. Fethiye Temiz diyor ki:

    ahh canim benim ya :) )) Muratcigim, o postaci eveli gun yine geldi ve bu yazimdan bahsedip adresi verdim. Yazinin basligini soyleyince, kucagini acmaz mi? Yani kucakladim sonunda :)

    Sizler siz oldugunuz icin ben sevgi doluyum. Tesekkur ederim.

  3. ibrahim diyor ki:

    Ahh be ablam o postacının yerinde olmak isterdim.Bu güzel duygularını anlatırken;Biz millet olarak garib bir milletiz demişsin aslında garib olan bu duygudan yoksun milletlerdir be ablammm..seni seviyorum..
    Emeğine yüreğine sağlık…

  4. Hatun Ay diyor ki:

    Cok hosh bir yazi:)
    Benim karsilastiklarim bana hic sarilmak istemedi, fatura goturdugum icin mi evlerine acaba:)Ya da senin istedigin gibi istediler de ben mi yabanilik yaptim?
    Yalniz bildigim ve hic unutmadigim birsey var. Diyarbakirli bir bayan vardi dagitim yaptigim yerde arada bir beni kapida bekleyip bana kucuk kek dilimleri, biskuviler veriyordu. Bunu da bir Amerikali sadece noel zamani yapar. O da bana o sekilde sarilmis olmali:)

  5. Fethiye diyor ki:

    Sevgili Hatun,
    Muhtemelen oyledir.. Ben de “istedim” ama sarilamadim mesela.. cekinmisimdir.. Gerci sonradan bir hayli dost olduk o postacimla ama malesef bir arkadasini cover ediyormus o siralar.. yani artik gelmiyor.. :(

Yorum Yaz