Bu ülkeye ilk geldiğimiz günlerde, haftanın belli günleri, sabahları erken bir saatte motor sesleriyle uyanır,hatta yatağımızdan fırlardık…Sanki bir motosiklet çetesi gelmiş,bizim pencerenin önünde cirit atıyor gibiydi…Birkaç hafta daha uyanma ve zıplama fasıllarımızdan sonra bu motor gürültüsünü yapanların, oturduğumuz sitenin çöpçüleri olduğunu öğrendim netekim…(!)
Hele onlarla ilk gözgöze geldiğim anı hiç unutamam.
Düşünsenize, gözlerinde koskocaman kaynakçı gözlükleri gibi kapkara gözlük,ağız ve burun kısımları eşarp ile bağlı, sırtlarına takılı motorlu aletle ellerindeki havan topu gibi bir boruyu sağa sola doğru sallayan,diğer elleri ile de motorun devrini gaz vererek ayarlayan 3-4 kişi ile karşı karşıyasınız…
Sanki evimizi basma niyetinde elleri silahlı bir çete gelmiş, evimizin etrafını sarmış gibiydiler…Abartmıyorum, ilk gördüğümde bu adamları gerçekten tırstım biraz…!!!..:))Siz olsaydınız ne yapardınız?..
O zamanlar 3,5 aylık bir bebek olan kızım da, sabahın köründe bu motor gürültüleri ile aniden uyandığında vıyak vıyak ağlardı zavallım…Artık çöpçülerin gelecekleri günler önlem olarak bizim kızı erkenden uyandırıyorduk,hepimiz ailecek 4-5 dk süren bu gürültülü üfürme işleminin bitmesini bekliyorduk…(Houston yaz dönemleri çok sıcak olduğundan genellikle bu süpürme işlemlerini sabahları çok erken saatlerde yaparlar)
Artık klasikleşen bu Erkin Koray şarkısını “Körolası çöpçüler..Aşkımı ÜFÜRMÜŞLER “ diye değiştirmek, herhalde hiç de yanlış olmaz Amerika’da…
Yahu bizim bildiğimiz sokak çöpçüleri ellerindeki çalı süpürgeler ile sokakları süpüren,kıyı köşedeki yaprakları,çöpleri diğer ellerindeki teneke kesilerek imal edilmiş bir büyük faraşa doldurup, en yakın varile boşaltan,ağzında sigarası da pek eksik olmayan adamlardı.
Çocukluğumuzda bile ilk resim çizme denemelerimizin vazgeçilmez aktörlerinden biri, bu sokak çöpçülerimizdi, hatırlarsınız…Hatta kardan adam yapıldığında bile,kafasına şapka,burnuna havuç,gözlerine,düğmelerine kömür tanesi ve koluna da çalı süpürgesi eklenirdi…Ama gelin görün ki Amerikalı çöpçüler süpürgeleri ile değil, havaları (!) ile işlerini yapıyorlar, mübarek…Dolayısıyla Amerika’da yetişen bir küçük çocuğun kardan adam yapma hayali asla bizim çocukluğumuzun hayalleri ile aynı olamaz diye düşünüyorum…
Bir de anlayamadığım, ordan oraya uçuşan bir toz bulutunun,yaprakların,çöplerin,hijyenlik ve sağlık konusuna çok önem verilen bir memlekette, çevreden geçen insanlara verdiği tahribat neden önemsenmez?.Bizim çöpçülerimiz hiç olmazsa toz kalkmasın diye yavaş yavaş süpürürler, bir de olanakları varsa bazen su dökerlerdi yerlere süpürmeden önce.
Yaşadığım şehir Houston’da bu işleri yapanlar genellikle Meksikalı göçmenlerdir.Birçoğu da Meksika’nın fakir bölgelerinden,köylerinden belkide kaçak yollarla gelmiş, şehir geçmişi pek olmayan insanlardır.Sırtlarındaki kompresör motorları ile basınçli hava üfletip – çöpleri süpürme diyemiyorum buna- bir yere doğru toplama işlemini öyle haldır hüldür yaparlarki, o bir tarafa yığdıkları çöpler ve yapraklar, bazen yanından geçen bir arabanın rüzgarı ile havalarda uçuşur ve özgürlüklerine kavuşurlar…Oysa içlerinden biri bu çöp yığınlarını anında toplayıp çuvallara veya büyük torbalara koysa böyle bir sorun olmaz.Bazen denk geldiğimde söylemeye çalışsam da İngilizce bilmez bir çoğu, ben de söylediklerimle kalırım.
Kafama takıldı bir kere yazarken.Gelin çok sesli düşünelim;
Acaba Amerika’da kardan adam yapan çocuklar, kardan adamlarına bizdeki gibi çalı süpürge ekliyorlar mı?.
Eğer öyle ise, neden kardan adamların ellerine saplı çalı süpürge de eklenir?.
Kardan adamlar acaba sokak çöpçülerini mi temsil ediyor?..
Erkin KORAY’dan Çöpçüler şarkısını dinlerken biraz daha düşünelim mi?…
Çöpçüler-Erkin KORAY (BURAYI TIKLAYINIZ)
İyi bir hafta diliyorum herkese…
O copculer yok mu onlar.Gercig bunlar bahcivan.Kulaklarini cinlatiyordum.Hafta icinde calismadigim gunlerde.8 de baslayip 12 de biten orkestarinlarina beni yaptigim parcayla.Neyseki hafta sonlari uyaniriyoruz iskecenden kurtulduk.Erkin koray’in parcasina gelince sanirim Erkin baba copculerden cekmis kimi sutculerden yakinirdi.Demeki onunda vardir bir mazisi.Ayna’nin parcasi mesela sen unutma beni.Bizim Turk milleti’nin kaderi drama.
Bunlar aynı zamanda sokakları,caddeleri de kompresör makinaları ile üfleyerek temizleyen Bahçıvan-i Çöpçüler mi desek???..:))
Her ne olursa olsun sizin deyiminizle sabahları o orkestranın sesi bizleri yatağımızdan fırlatırdı.
Erkin Babanın Sütçülerle şarkısı olmadı ama Arap Kızı ile de bir parçası var..
Bunu da dikkate almak lazım:))))
Teşekkürler,
güzel yazı..bizde hala gelişemedik sadece çöp konusundamı hiç bir konuda…çöpçü ağzına üstüne doğru süpürür ciğerlerine dolar bütün toz…söylesen aldırmaz..kaçsan sennle gelir
) böyle acaip durum..
sevgiler yazmaya devam et
Tesekkurler Gunselicim…Insan uzakta olan seylerin hep iyi taraflarini hatirliyor,o yuzden ben de hep TR’yi iyi taraflari ile dusunuyorum..Icinde yasarken tabii ki bircok yanlis seyler karsisinda mucadele etmek insani yoruyor,hatta bazen isyan edesim bile geliyordu.
Ama sen gene de Amerika’daki copculerin supurme (pardon ufurme) sistemlerini bir gorsen, Turkiye’dekileri ararsin.Sadece yarattiklari gurultu kirliligi bile yeter.
Guzeeeeeeeeel bir hafta dilerim.