Amerika’da Apartman Yaşamı


Amerika’da Apartman Yaşamı

Türkçede kullandığımız APARTMAN kelimesi, bizler için en az 5-10 katlı bir binada yerleşim şeklini ifade eder.Orijinali Fransızca  “appartement” olup türkçemize de yerleşen bu kelimeyi, dünya dilleri ile entegre olduğumuz kelimelerden biri olarak düşünürdüm hep…Ama yanılmışım…

Amerika’da “Apartment’de yaşıyorum” diyen birinin evine ilk gittiğinizde, kafanızdaki klasik apartman kavramının toz-bulut olduğunu, deyim yerindeyse Fransız (!) kaldığınız bir yaşam ve yerleşim biçimine tanık olduğunuzu anlarsınız…

Ailecek bu ülkeye göçmeden önce, bir arkadaşımız, bizim için bir apartman (!) kiraladığını söylemişti…Allah Allah dedim..??..Kafamda apartman diye canlanan klasik  görüntü eşliğinde  “apartman mi,daire mi kiraladın kardeş, bir yanlışlık olmasın sakın?..” diye sorduğumda ise , ufak bir konferans vermişti telefonda;

apt4“Yok,öyle bildiğin gibi değil..Türkiye’de bizim apartman dediğimiz yüksek binalara high-rise diyorlar.Burada apartment denilen kavram, genellikle 3 katlı bloklar halindedir. Yerleşim şekli bir tatil köyü veya en az 3 yıldızlı bir otel gibidir.İçinde buzdolabı,elektrik ocağı,mikro dalga fırın,çamaşır makinası,kurutma makinası,halı gibi başlıca ihtiyaçlarının sabit olduğu,profosyonelce yönetilen, çoğunda havuz,fitness center,yürüyüş yolları,kapalı garaj,eğlence merkezi (club house),barbekü alanları,çocuk parkları,site girişinde özel görevli veya uzaktan kumanda ile açılan demir kapı (gate),hatta elektrik ve su parasının kiraya dahil olduğu,1-3 oda/1-2 banyo seçenekli,24 saat sıcak suyu olan,her türlü bakım,onarım ve tamir servisinin bedava olarak  site yönetimi tarafından karşılandığı yerleşim birimleridir…”

apt5Tabii o yıllarda internet filan yok,zart diye search edip karşımızda göremiyoruz böyle bir yaşam şeklini.Sadece “vayyy be.!!..” eşiğinde hayal edebiliyoruz…Tabii ben de arkadaşımın telefondan anlattıklarını eşime ve aileme,çevremizdeki dostlarıma noktası virgülüne bir güzel anlattım…

Ne oldu dersiniz?..

Onlar da “vayyy be.!!..” eşiğinde bana “Ooooo…Amerika’da demek tatil köyü gibi bir yerde oturacaksınız, haa?..” diye imrenerek baktılar..

Öyle ya, Green Card Lottery ile Amerika’ya göçmenlik hakkı kazanmış, milyonlarca insan arasından şanslı bir aileydik…Hayaller ülkesi Amerika’da hayallerin gerçek olması işten bile değildi herkesin gözünde.???..Daha başlangıçta bize kiralanan Apartment, yani birinci sınıf tatil köyü (!) çevre ahalimizde dilden dile dolaşmaya, efsane olmaya başlamıştı bile…

İşte halen bile hayranlık duyduğum bu yerleşim şeklindeki güzellikleri de kendi tesbitlerim ile anlatmak, Amerika’ya ilk gelecek insanlarımızı, bilgilendirmek istiyorum zaman zaman yazılarımda…

Hayalin İçinde Oturmak

Hani telefonda bizim için apartment kiralayan arkadaşımın anlattıkları vardı ya…Gerçekten anlatılanlardan hayal ettiğimiz her şeyin gerçek olduğunu gördük apartment’imizde…

Sizlere 1996 yılının 20 Haziran günü ilk 5.5 ay boyunca ilk oturduğumuz,hani Amerikalı Çöpçüler  yazımda anlattığım, motorcu çetesiyle ilk karşılaştığım evimizi (apartment) şöyle bir göstereyim diyorum.1 oda,1 salon şeklinde küçük ama şirin bir plandı.

apt6

Fazla bir şey anlatmaya gerek var mı bilmem ama Amerika’ya gelen herkesin,ister öğrenci,ister göçmen olsun oturduğu yerleşim biçimi genellikle apartment’lerdir.Bir çoğu büyük şirketlerin yatırımı olup,profosyonelce yönetilirler.Bir de Condo denen (Condominium),sahibi de olabileceğiniz ya da sahibinden kiralayabileceğiniz,aynı şekilde merkezi olarak profosyonelce yönetilen sistem de vardır.Bu da apartment dediğimiz aynı yerleşim planının sahibinden kiralanan  şekli olarak  düşünebilirsiniz.

*** Görüntüler eşliğinde Houston’da bir apartment nasıl diye merak ediyorsanız  BURAYI  TIK’layıp bütün anlattıklarımı videolardan izleyebilirsiniz ***

“vayyy be.!!..” Eşiğinde Duvarları Yıkmak

“vayyy be.!!..” eşiğindeyken de öyle komik bir olay geldi ki başıma, bunu anlatamadan geçemeyeceğim.

Yeni gelmişiz…Havalanından gelip hayallerimizdeki apartment’imize ilk adımımızı atmışız.Bir eve değil,sanki birinci sınıf tatil köyüne gelmişiz gibi…Anlatılan her şey gerçekti.Kendimize ait bir telefonumuz bile hazırdı.Eh, sağ salim geldik,Türkiye’yi arayıp haber verelim dedik ilk etapta ailelerimize…

Ancak Houston’a gelirken New York’ta bavulumuzun içine iyi niyetli ama gizlice konan birkaç elma,armut (!) yüzünden gümrükte bavullarımız açılmış,sorgulanmış ve uçağımıza ucu ucuna yetişmiştik.Kendi aileme çok sinirlenmiştim.(Amerika’ya her türlü sebze,meyve,yiyecek girişi yasaktir) Sanki Amerika’da elma,armut yokmuş gibi yurdumun elma ve armutlarını annem ya da ablam (hala hangisidir bulamadım) bavulun bir köşesine gizlice sıkıştırmışlar.

İşte telefonla ailemi ilk aradığımda bu konuya çok sinirlenmiştim, “Ya o kadar söyledim,sakın meyve filan koymayın diye,az kalsın uçağı kaçıracaktık sizin yüzünüzden anne…” derken elimi o sinirle duvara “Allah kahretsin” gibisinden orta şiddetle vurduğumda ne göreyim?..

Elim duvarın içindeydi.!!!..

sheetrockEvet…Gerçekten elim duvarın içine girmişti…Telefonda anneme “anne dur,elim duvara girdi” dediğimde annem; “yavruuuum…..ogluuuuum…..ne oldu kuzuuuuuuuuuum.?.” diye feryatlar atmaya başlamıştı bile…

“Hay bin kunduz.!!!..Bu ne yaa..?.” diyerekten bir kezbanlık (!) sendromuna daha girmiştim…

Biz Türkiye’de duvarları beton biliriz ya…Ama Amerika’daki evler ahşap inşa edilen,duvarlarının da sheetrock dedikleri alcı düz kalıpların birleşmesi ile oluşturulan evlermiş.Resmen duvarda 30 cm genişliğinde bir delik,çatlak oluşmuştu sayemde.

Sonrasında duvarın tamiri daha da ilginçti…Ağzımız açık seyretmiştik hayranlıkla…????…

…………..

İlginç tamir yöntemlerini,pratikliği ve de apartment yaşamındaki kolaylıkları,kiralarken,muhit seçerken nelere dikkat etmeniz gerektiğini bir sonraki yazımda anlatmak istiyorum…

Haftaya görüşmek üzere duvarlarınıza DİKKAAAAAAT çekiyorum:)

Sevgiyle…

 



25 Responses to “Amerika’da Apartman Yaşamı”

  1. Muge diyor ki:

    Soylediklerine kesinlikle katiliyorum. Ayni sey benim basima da geldi. Ogrenci olarak Houston’a geldigimde yerlestigim “apartman”, Turkiye’de yasayan akrabalarim tarafindan tatil koyu gibi algilandi. Hatta bu kadar parayi nerden buldugumuz bile sorgulandi isin komigi. Bilseler burdaki apartman’larin fiyatlari Istanbul’daki kiralardan cok daha uygun diye. Tabi ki bunu anlatmak zor. Ordaki perception’lar burdakiyle cok farkli. Bir de en sevdigim yonlerinden biri apartmanlarin beyaz esya ile gelmesi. Bu Amerika’ya ilk defa gelenler icin buyuk bir kolaylik.

    • Oguzhan ALAY diyor ki:

      Sevgili Muge..O kadar parayi nerden buldun bakiiim???..:)

      Gercekten ben de TR’ye tatile gittigimde ilk sene,pizza isinde calisiyordum ve anlatiyordum nasil evlerde yasadigimizi.Dinleyenler de “ulen herif pizza dagitarak boyle evlerde yasayabilir mi,amma da atiyor” diye dusunuyorlardi belkide iclerinden..Ama aynen oyleydi..

      Hic unutmam 96 senesinde 1+1 apartmentimiz 395 USD idi..6 ay sonra daha guzel bir semte tasinmistik, hem de elektrik parasi da dahil 450 USD kira veriyordum..

      Hala 1 odali veya 2 odali bir apartment fiyati Houston’da iyi bir bolgede 600-1000 USD arasi..Kucuk sehirlerde belkide cok daha ucuz..Ama bazi eyaletlerde,California gibi, bu fiyata bir haftaligina belki oda kiralayabilirsiniz…Bulundugunuz sehir ve bolgeye gore degisiyor,UNUTULMASIN..

      Demek ki herkes ayni duygulari yasamis, “vayyy be.!!..” eşiğinden gecmis:)

      Tesekkurler…

  2. Pinar diyor ki:

    Evet, yazdiklarin kesinlikle dogru ama bu gated “Apartment Complex” olayi Texas gibi yaygin, “suburb” merkezlerinde daha cok goruluyor sanirim. Amerika’da buyumus biri olarak, Houston’a gelmeden evvel Pittsburgh’da, 2.ci Dunya Savasindan sonra, savasdan donen askerler icin yapilmis olan ~3-4 katli apartman bloklarindan daire kiraliyordum. Benim kiraladigim her 2 daire de (yan yana 2 binada – yani tasinirken hemen yan binaya tasinmistim!) ayni yonetici altindaydi. Ben de ilk Houston’a mulakat icin geldigimde, bir “apartment complex” sitesi gezmistim ve aynen “vaaay be!” demistim icimden!!! Buraya gelmeden once, boyle gated apartment complex olayini gormemistim acikcasi – ve o sirada 15 senedir Amerika’da yasiyordum!!

    Ama bir nokta belirlemek istiyorum, ve Oguzhan, belki ileride bu konu hakkinda da yazarsin…… Amerika’da ister tatil koyu gibi harika bir sitede yasayin, ister NY, Boston, Chicago, Pittsburgh, etc gibi buyuk bir sehirde Turkiye anlayisindaki apartman binasinda bir dairede yasayin, Turkiye’deki komsuluk anlayisi burada ne yazikki yok. Bulan varsa da sansli cunku cok nadir bulunan birsey burada……

    • Oguzhan ALAY diyor ki:

      Bu yasam sistemi Kuzeydeki sehirler disinda Amerika’nin her yerinde yaygin..Ozellikle TEXAS,CALIFORNIA,FLORIDA basta olmak uzere sicak eyaletlerdeki apartment tarzi anlattigim turden..Hayran kalmamk elde degil..

      Hele Houston’da siradan herkesin kalabilecegi kadar ucuz ve konforlu.Florida’da Orlando’da hatirlarsan, grupca (Folk Dance) kaldigimiz apartmentlerin icleri esyali,dayali,doseli idi,hayran kalmistik..

      Son degindigin konu ise ICIMIZDE KANAYAN YARADIR…Hic sorma..Kesinlikle komsuluk denen kavram bu ulkede yok!..Onun icin bizler hep kucuk bir Turkiye yaratiyoruz buralarda belkide..HOUSTANBUL gibi:)

      Biz bizi anlariz kim ne derse desin…

      Sevgiler…

  3. Fethiye diyor ki:

    Hoop, hooopp :) ))
    Kuzeyimize laf ettirmem.. Burada, Oregon’da yani NW’de de apatman kompleksleri aynen boyle. Hatta bazilari daha da abartmis durumda :) )

    • Oguzhan ALAY diyor ki:

      Aslinda her yerde var desek daha dogru olur bu konfor ve sistem.Kuzey derken New York,Chicago,Boston,Washington DC,Detroit vs sehirlerin merkezlerinde pek olmuyor ama banliyolerinde apartment yerlesimi hep vardir.
      Portland’ta da cok guzel,hatta abartilmis dedigin komplexlerdeki abartilar nedir,walla merak ettim..

      Havuzlarin kenarinda tribunler mi var yoksa?.Hani kis aylarinda buz pateni olarak kullaniliyor olabilir diye dusundum de:)

      Houston’daki havuzlarin kenarinda ise yazlari Hamam Tasi var:)

  4. Fethiye diyor ki:

    Cok fancy apartmanlar, neredeyse profesyonel olcude jimnastik salonlari, oturanlarin parti verebilecekleri luks klup odalari. Her apartman’da air condition, bedava internet baglantisi, alarm ne ararsan :)

    • Oguzhan ALAY diyor ki:

      Ablacim bu saydiklarinin hepsi zaten regular var Texas’taki %80-90 apartments’lerde..Ben farkli baska seyler diye dusunmustum..Oregon sinifta kaldi:)
      Asagidaki siteden Amerika’daki her bir yerin listesini gorebilirsiniz:
      http://www.forrent.com/

      Bekliyoruz bir gun..Mucverini yemege de ben gelecegim:)

  5. Taylan YALNIZ diyor ki:

    Oguzhan, masallah yine dokturtmussun… insan yazilarini okurken yasadiklarini bir kez daha hatirliyor sayende.. yasamamis olanlarsa sanki oradaymislar gibi hissediyordur eminim.. Evet bu tip komplex ler hemen hemen aslinda amerika nin dirt bir yaninda var, elbette bulunulan eyalet, sehir, alanin musaid olmasi, arz talp meseleleri gibi nedenlerden dolayi komforu, lukslugu, fiyatlari degisiyor.. Bizde esimle ilk evimizi uc sene once alana kadar hep kiraci olarak yasadik, bunlardan birinin nedeni de, tam karar veremiyorduk acaba WV li mi oluyorz yoksa bir umut tasiniyormuyuz diye.. genelde apartment da yasiyor olmaktan dolayi hemen hemen hic bir sikayetimiz olmadi, hatta para da save ettik denilebilir.. en guzel yonlerinden biriside senin de belirttigin gibi PROFESYONELCE yonetilen apartment larda, havuz, fitness center gibi imkanlarin olmasiydi.. onun disinda elbette UCRETSIZ bakim, onarim servisi.. Ev sahibi olarak, hem Turkiye de hem Amerika da kiracilar ile ugrasmak gercekten guctur.. iste bu guzel sistem ona da care bulmus… harikta kontratlar, yasa onunde gecerliligi olan maddeler.. kira odenmedi mi? eve zarar mi verildi? veya evde tamir gerektiren birsey var, ve ev sahibi/sirket zamaninda ilgilenip yapmadi mi? ornekler bol bol.. :) Apartment hayatinda tek ama tek hosuma gitmeyen nokta (ki duzen bazen boyle yaptirimlar ile saglaniyor, ve keske Turkiye de de aynisini yapabilseydik, veya bir sene kiramizi odemeyen insanlari evden cikartmakta zorlanamayabilseydik diye de ahhh gecirirken….) Apartment Sahibi (Landlord) veya sahibi/yonetici kurum un sizin apartment iniza ait, kapiyi acan bir anahtarlari olmasi… !!! EVET, apartment kiraladiginiz zaman o kilidi asla degistiremezsiniz.. degistirseniz bile bunu yoneticinin / mulk sahibinin izni ile yapar, ve onlara bir anahtar verirsiniz.. boylece yonetici istedigi (!) zaman apartment a girebilir, tevtis edebilir, gerkeli tamir ihtiyaci varsa yapabilir.. Tabi genelde size onceden haber vermek durumu ile.. mumkun oldugunca.. bu biz Turkler icin once alisilmasi zor bir sey.. parasini vermedik mi? Oyle sey mi olur? Keske ayni sistem turkiye de de olsa demistik.. senelerce bir daire o bir daire bu derken cekmedigimiz kalmadi kiracilardan.. lanet olsun diyerek en sonunda ailede iligi kisilere satalim kurtulalim dedim.. Avukatlar, Mahkemede hakimler “Kis ortasi nereye gitsin bu insan” derken “Sen bu kisinin kirasini neden bir senedir odemiyorsun, ustune ustuk birde eve zarar da veriyorsun” demiyorlar bile.. Dolayisi ile biz Amerika’li oldugumuz (!) ve Amerikan Apartment kulturunu ogrendigimiz gunden beri mumkun oldugu yerlerde Turkye deki mulklerimizi de Amerika li askerlere kiralamaya basladik.. KIRA, ZARAR, DEPOSITO sorunu olmadan gece rahat rahat uyuyabiliyorsun ev sahibi olarak en azindan.. tabii malum bunu yapamadigimiz yerler de var (Sehir den dolayi) onlardan da insallah bir an once kurtulu ve “turkiye’deki kiraci” derdinden artik kurtulmus oluruz..
    Ogrenicegimiz cok sey var daha :)

    • Oguzhan ALAY diyor ki:

      Taylan evde oturmanin rahatligi baska gibi gorunsede apartment hayatindaki rahatliklar da daha baska..Ornegin ben iki gundur musluk tamiri icin isime gidemedim dogru durust..Oysa apartment’de yasasak,leasing afise bir telefon,soyledigin gibi evde olmasan da master anahtarla girip hallediyorlar her seyi..Bazen apartment hayatini ozlemiyor,aramiyor da degilim hani…
      Bizim Turkiye’deki apartmanlarimizda 15-20 daire bile bir yoneticilik icin birbirine girer,kim olursa yonetici durmadan elestirirler,kavgalar olur,mahkemelik durumlar bile olur.En azindan ben hala Turkiye’deki baba evimizin bulundugu apartmanimizda bitmek bilmeyen tartismalarin surdugunu goruyorum.Mahkemelik olanlar bile var.Nedir paylasilamayan,bilemiyorum.Oysa burada belli bir sirket merkezine bagli olarak her apartment kompleksinin Leasing ofisleri son derece profoyenelce yonetiyorlar her seyi,hayran olmamak elde degil.
      Gerci bir apartment kiralarken sana cok sirin,kuzu kuzu gorunurler kontrat imzalayana kadar, ama cikarken de arslan kesilirler.Depositinizi geri vermemek icin kirk turlu neden bulurlar…

      Ozetle Amerika’daki yasamda en hosnut oldugum konulardan biridir apartment yasami….

  6. Zeki Uyan diyor ki:

    Çok güzel ama Amerika’daki bunca evsiz gökten mi düştü?
    Peki o her yerde gördüğümüz iğrenç bloklarda oturan fakir insanlar.Onlar bu apartment lara taşınmayı akıl edemiyorlar mı?Enayi mi milyonlarca Amerikalı?

    • Oguzhan ALAY diyor ki:

      Zeki bey yorumlarinizla katildiginiz icin oncelikle tesekkurler.Amerika’da hic yasadiniz mi,ogrenmek isterim bir sakincasi yoksa.Eger yasadiysaniz mutlaka gozlemleriniz cok daha onemlidir bizim icin.
      Oncelikle de sunu soylemek isterim ustune BASA BASA…Bu siteyi neden kurdugumuzu,Okyanus Otesi Turklerin Bulusma Noktasi diye ilk giriste yazan yazimizi bir kere daha okumanizi rica ediyorum..Bu ulkede her seyin pespembe oldugunu,herkesin zengin oldugunu,herkesin lux isinde yasadigini,fakirlik olmadigini filan iddia etmiyoruz biz.Basimizdan gecen ACI-TATLI bircok konuyu zaten gruplarda paylasiyorduk,USA-TURK catisi altinda daha kalici olarak dile getirmeye calisiyoruz.Bu ulkenin takdir ettigimiz bircok yonu olmakla beraber sikayet ettigimiz baska zorluklari da var elbet.Ama milyonlarca Amerikali apartmentlerde oturmayi dusunemiyorlar mi derseniz haksizlik edersiniz.Dunyanin hangi ulkesinde her sey dort dortluk dersiniz?..(buyuk ulkeleri kastediyorum)Tabii ki fakir de olacak,evsiz de olacak ama bunlarin oranlari,devletlerin insanlarina sagladigi olanaklar da onemli.Sadece Turklerin bile kullandigi BEDAVA devlet yardimlarini,kuponlari,sifir faizli loanlari siralamaya kalksam uzun bir liste olusur.
      Bu ulkede garsonluk yaparak,pompa basarak,pizza dagitarak,insaatlarda calisarak bircok insan adam gibi bir ortamda yasayabiliyor.Bulundugunuz sehir ve mahalleye gore degisebilir belki sartlar.Emin olun,Amerika dunyanin en ucuz memleketidir ama ne kazanirsaniz da daha fazlasini tuketmeye cazip hale getirten,sizi borc yuku altina sokmaya calisan bir sistemin de kurucusudur.

      Konu uzaaaar gider…Biz aci-tatli,bazen de mizahi olarak yasanan bircok GERCEK olayi paylasmaya calisiyoruz.Siz de daha olumlu tarafindan bakarak degerlendirirseniz cok daha mutlu olurdum sahsen..Yoksa milyonlarca evsiz,fakir dediginiz insanlarin apartmentlere tasinmayi akil edememesi bizim konumuz degil..Ama bu ulkeye legal olarak gelip, is bulup calisan biri (DIKKAT;is bulup calisan yukaridaki sartlarda (New York,Chicago,Boston,Los Angeles vb buyuk sehirlerin merkezleri disinda) bir apartmente oturmasi, hele TEXAS sehirlerinde (Houston,Dallas,San Antonio,Austin gibi)son derece dogaldir..
      Ve sunu da unutmayalim,bizler Amerika’ya gelen Turklerin duygularini,yasadiklarini,sevinclerini,basarilarini,uzuntuleriniz,zorluklarini aktarmaya calisiyoruz.Hic bir Turk bu ulkeye fakir olmaya da gelmiyor ve son derece de genel olarak basarili,caliskan,ayakta durmayi basarabilmis bir toplumun uyeleriyiz bu ulkede..
      Sevgiler,

  7. Zeki Uyan diyor ki:

    Devamını da getireyim içimde kalmasın.Pizza dağıtarak böyle bir evde oturduğunuzu söylerken aklıma geliverdi.Yine o kadar fakir insan böyle bir işte çalışıp taşınmayı bilmiyor mu?

    Yalan söylüyorsunuz demiyorum.Mutlaka doğrudur.Ancak koşulların görmek istemediğiz kısmını da anlatalım.İnsanları boş hayallere sürüklemeyelim.Amerika’da belki Türkiye’den bile daha yaygın açlık ve fakirlik olduğunu biliyoruz.Bunlardan da bahsedelim.
    Sağlık güvencesi denen kavramın var olmadığını söyleyelim.Ne bileyim söyleyelim işte.

    • Oguzhan ALAY diyor ki:

      Burada bir ise alinirken background cok onemlidir.Siciliniz bozuksa is bulmaniz cokcok zordur.Eger her isi yaparim,gercekten calisirim derseniz ekmeginizi kazanirsiniz, kazandiginiz kadar yasarsiniz.

      Yarim bardak suya iyimser “Cok sukur yarisi dolu” dermis.Kotumser ise “Kardesim neden bu bardagin yarisi bos” diye feryat edermis..Bizler bu ulkede bardagin dolu tarafindan bakarak mutlu olmaya calisan bir yapidayiz…Yoksa hayat her yerde mucadele ve zorluklarla doludur.

      Sevgiler..

    • Mine Tockey diyor ki:

      Sevgili Zeki
      Evet Amerikada Homeless denilen yaygin bir grup var. Ne varki bu insanlar sokakta yasamayi sectikleri icin sokaktalar. Cogunluk psikolojik problem yada drug alcohol addiction nedeni ile sokakta.
      Yoksa sosyal servisler kosullarini duzeltmek isteyenler icin pek cok imkan veriyor. Oncelikle bir cok homeless shelter var her sehirde. Arti devletin issizlik sigortasi, wellfare gibi bir sistemi var. Ben sokakta kalmis bir gocmen henuz gormedim, siz buralarda iseniz gordunuzmu?
      Amerikada pek cok sorunun oldugu bir ulke ama korkarim Hollywood filmleri ile ulkeyi yargilamak ve cok farkli iki kulturu karsilastirmak pek mantikli degil.
      Mine

  8. Erkan Ayhan diyor ki:

    Merhaba,

    Oguzhan bey, elinizin duvar icine girdigini okuyunca yazmadan edemedim dogrusu. Biraz da meslegim geregi yazayim dedim.

    Once, insaatlar burada nasil yapiliyor ona degineyim, sonra da Turkiye ile hafif bir karsilastirma yapayim izin verirseniz.

    Insaat yapmanin degisik metod ve cesitleri var. Burada yagin olan 4, hatta bazi yerlerde 5 kata kadar gerek konut gerek isyeri insaatlarinda ahsap cerceve sistemi (cerceve sistemi binanin tasiyici sistemidir) ile yapilmasidir. Bir sonucu meydana getiren nedenler genellikle birden fazla parametreye dayanir. Ahsap sistemin burada kabul gormesi malzemenin cok ve ucuz olmasi, bu malzemenin dayandigi endustrinin cok ileri olmasi, yapim suresinin kisa, dolayisiyla imalatin hizli olmasi, buna bagli olarak iscilik giderlerinin az olmasi olarak siralanabilir. Ama iki faktor daha var ki; burada biraz bahsetmeden gecemeyecegim. Ilki, depreme karsi cok guvenlidir, ikincisi ise proje tasarimlarinda, yapim kolayliginin yuksek olusu nedeniyle mimarlara buyuk ve sonsuz bir zenginlik verir. Sanirim burada demek istedigim “tasarim zenginligini” anladiniz. Yazinizda ve gelen yorumlarda da belirtiliyor. “Binalar harika, hersey dusunulmus”.

    Turkiye’de alisik oldugumuz Betonarme yapi sistemi maalesef boyle ince detaylarin cozulmesine pek olanak vermiyor. Yapimi isciliginden dolayi zorlasiyor. Elde edilen sonuc istenilen gibi olmuyor bu yuzden.

    Simdi burada sorabilirsiniz; ahsapta betonarme sisteme gore dezavantaj yok mu hic? Var tabii: Yangin ve ahsaba zarar veren bocekler… Bu konu biraz farkli, o yuzden firsat olursa bununla da ilgili yazabilirim daha sonra.

    Binalarin guzel, fonksiyonel olmasi tasarimlarindan baslar, imalat kalitesinin yani isciliginin buradaki standartlara uygun olmasiyla ve kontrollar tarafindan kabul edilmesiyle biter. Sonucta her yerde gordugumuz cevreye uyumlu siteler, evler, calisma alanlari ve sehircilik herkesleri imrendirir.

    Simdi iki fotograf koyuyorum yazimin ekine. Ikisi de yayalar icin yapilan bir kaldirim imalatidir. Malzeme, dunyanin her yerinde bulunan, kullanilan, “basit” denilebilecek betondur. Aradaki farki siz degerlendirin. Ilki Amerika’da cekildi, ikincisi Turkiye’de. Ayni malzemenin bitmis imalat sonucu neden bu kadar fakli acaba? Cevabi soyle verebilirim: Standartlarin harfi harfine takip edilmesi ve yapimcidan istenmesi. Turkiye’deki eksiklerden biri bu oldugu icin, para harcanmasina ragmen sonuc buralariyla kiyaslanamiyor bir turlu.

    Amaaaa, “Yigidi oldur ama hakkini ver” denir degil mi? Burada yazmaliyim ki maalesef Amerika’daki Alci Paneller (sheet rock, veya dry wall veya teknik olarak gypsum board) cok kalitesizdir. Bunu uzerine basarak soyluyorum. Buyuk bir cogunlugu gemiler dolusu olarak Cin’den geliyor. Turkiye’ye bu teknoloji Amanya’dan geldi ve harika denebilecek bir uretim yapiliyor. Eger, Oguzhan bey, Turkiye’de olsaydiniz ve bir kizginlik aninda boyle bir alci panel duvara vursaydiniz eminim duvara birsey olmazdi.

    Oguzhan bey, son olarak diyeyim ki, her iki sitede Turkceyi iyi yazan ender kisilerdensiniz. Bunun icin sizi tebrik etmek istedim hep, bu yaziya denk geldi. Birakin universite ogrencilerini, mezunlarini, kendilerini “egitim uzmani” olarak gosterenlerin bile yazim hatalarini gordukce uzuluyorum. Kendimize, isimize, yazdiklarimiza biraz ozen gosterebilsek eminim Turkiye’de yapilan kaldirimlari simdi burada konusmuyor olurduk.

    Saygi ve sevgilerimle

    Erkan Ayhan

    • Oguzhan ALAY diyor ki:

      Erkan bey, ictenlikle cok tesekkur ediyorum bilgilendirici uzun yorumunuz ve ovguleriniz icin..Turkce’yi iyi kullanabilmek benim de onem verdigim konulardan biridir ve elimden geldigince bu konuya kendi kararimca ozen gosteriyorum.

      Sizin mesleginiz geregi verdiginiz bilgiler aslinda basli basina saklanacak bir yazi.Inanin sizlerin yapacaginiz her yorum,vereceginiz her bilgi herkes icin bir kaynak,yol gosterici bir klavuz olacak.Zaten USA-TURK ailesi olarak onyazimizda neden bu siteyi kurdugumuzu belirtirken [Bu siteyi “biz” başlattık diye bizimle kalmak zorunda değil. Kalmaması da lazım. Biz sizlerle, sizlerin tecrübeleriyle büyümek istiyoruz.] diye belirtmistik…

      Iste bunun en guzel orneklerinden birini de siz verdiniz,sizin tecrubelerinizle bilgi dagarcigimiza inanilmaz guzel bir katkida bulundunuz.Yalniz fotograflarinizi yazilara yorumlar bolumunde goremiyoruz.

      Forumlarimiza da “AMERIKA’DA INSAATLAR NASIL YAPILIYOR” diye bir baslik atip,bu bilgilerinizi,tecrubelerinizi,karsilastirmalarinizi resimleriyle aktarabilir,yuzbinlerce,belki de milyonlarca kisiye kalici bir kaynak yaratabilirsiniz.Zevkle okurum sahsen ve de bu konuda gozlemledigim bazi konulari da cok sesli konusup, harika bilgileri toplayabiliriz.

      Ornegin Amerika’daki evleri insaat halinde gordugumde hep “Kibritten Evler” diye dalga gecerdim..Keza duvarlarin Maket Bicagi ile kesilmesi (sheetrock) ve tamirini ben de ogrenmis,bir tamir olayinda kendimi sanatci havalarina sokmustum:)))

      Erkan bey tekrardan cok TESEKKURLER…

  9. Fethiye diyor ki:

    Zeki beye ben de bir iki satir yazmak istedim. Ben de Amerika’ya ilk geldigimde, seyrettigim filmlerden bildigim icin, ilk camping’e gittigimde, uyumamistim.. her an elinde testere biri cikiverecek simdi ormanda diye..
    Homeless dediklerinizin bir cogu (hepsi demiyorum) o yasam seklini sectikleri icin oyleler, calismak istemediklerinden, ilac bagimlisi olduklari icin. Uyusturucudan kurtulamadiklari icin cogu ise giremez, cunku ise alirken uyusturucu testi yapilir. O yuzden de her kavsakta, elinde mukavva uzerine “evsizim, yardim edin, her kurus fayda saglar” yazili isaretlerle para toplayip, aynen uyusturucu ya da alkole yatirirlar. Yoksa devletin fakirler icin de cok guzel imkanlari var. Hepten sahipsiz degiller. Dunyanin cenneti demek istemiyorum tabi ama, herkesin de kendi tercihi var.

  10. Zeki Uyan diyor ki:

    Yine yapmışım aynı şeyi.Kastettiğimden çok sert bir üslubla yazmışım.Lütfen beni bağışlayın.Söylediklerim konusunda gerçekten şikayetçiyim.Ancak bu kadar da değil :) Açıkçası bu yorumların yayınlanmasını beklemiyordum.

    Mart’tan beri SAT için “collegeboard,öss” kitap ikililerine boğulmaktan Amerika’dan iğrenmeye başladım.İyiden iyiye arabesk’e bağlanmışım.Amerika deyince aklıma ne kadar kötü tarafı varsa gelmeye başladı.Ocak’ta son sınava girip rahat edene kadar sanırım böyle gidecek…

    • Oguzhan ALAY diyor ki:

      Zeki bey, insanin kendi kendisini elestirmesi, son derece olumlu bir davranis sekli.Hepimiz insaniz ve hepimizin yureginde sevgi var.Bagislanacak bir durum yok,tabii ki dusundugunuzu dile getireceksiniz.Cok sesli dusunebilmek de onemli.Amerika’nin iyi yonlerini gormeye calisalim.Zaten milyonlarca kisi bu yonlerini gormese bu ulkede yasamak,yerlesmek icin bu kadar basvuruda bulanabilir miydi?..
      Umarim sinavlarinizda istediginiz basariyi kazanirsiniz..
      Daha iyi-kotu,aci-tatli,zor-kolay anlatilacak cok gercek hikayelerimiz var…
      Sevgiyle kalin…

  11. Mehmet diyor ki:

    Amerika’yi defalarca ziyaret etmis, birkac ay da olsa orada yasamis ve en onemlisi green card sahibi bir Turk olarak bir gun oraya yerlesirim diye senelerdir Amerika’yi incelemis ve Turkiye ile karsilastirmis biri olarak sunlari soyleyebilirim; Turkiye bizim vatanimiz (cana yakin insanlari, dogdugumuz buyudugumuz kendi kulturumuz ve sevdiklerimiz ile yasamak gibisi yok -ki ben de bu yuzden imkan oldukca burada yasamaya devam edecegim). Ancak bunun disinda iki ulke -imkanlari, firsatlari ve firsat esitligi, toplum ve sistemin gelismislik duzeyi vb acilardan) karsilastirilabilir bile degil benim gozumde. Turkiye’nin kendi karakteristik ozelliklerinden ve kulturunden kaynaklanan bazi avantajli gorulebilecek taraflari da yok deil. Ornegin Amerika’da genellikle kendi basinasinizdir. Her koyun kendi bacagindan asilir.Kotu gunde size destek olacak insan bulmak kolay degildir. Eger sisteme ayak uyduramamis, yeterince vasifli (veya caliskan/girsken) degilseniz Amerika’da isiniz zordur. Ama Turkiye’de -ozellikle buyuk sehirlerden birinde yasamiyorsaniz- ac,acikta insan yoktur. Sistem/devlet insanlari korumasa da toplum korur, destekler. Ama calisan, ureten, azimli, kendine guvenen, girisken, vasifli, egitimli kisacasi bu ozelliklerden biri veya birkacina sahip “duzgun” biri iseniz Amerika sizin icin cennettir. Sistem sizi Turkiye’de hatta dunyanin bircok ulkesinde hayal edemeyeceginiz noktalara tasiyabilir. Bunun bircok orneklerini gordum, duydum.

    • Oguzhan ALAY diyor ki:

      Mehmet bey tesbitlerinize AYNEN katiliyorum.Bizler icin her zaman Turkiye ondedir tozuyla,topragiyla,insaniyla buram buram..Ait oldugumuz topragimiz,kulturumuz nerede yasarsak yasayalim kopamadigimiz,yanimizda bir canta gibi gezdirdigimiz vazgecilmezlerimizdendir..Aklimiz Ege’de,Anadolu’da kalir hep…
      - Eger sisteme ayak uyduramamis, yeterince vasifli (veya caliskan/girisken) degilseniz Amerika’da isiniz zordur.- cumleniz zaten Amerika’nin bazilarina neden zor geldigini anlatiyor.Hangi ulke olursa olsun sisteme ayak uyduramazsaniz tutunmaniz cok zordur.Gelismislik duzeyinde size verilen olanaklar,kolayliklar coktur bu ulkede..Turkiye’de teknolojinin son boyutlarda olmasi demek,3G ile goruntulu konusabilmek ileri ve cok gelismis bir ulke oldugumuz anlamina gelmez.Alim gucunun ve devletinizin size verdigi hizmetlerin her yerde homojen olabilmesi onemlidir asil olan.Konu uzar gider ama bunca basarili,potansiyeli yuksek Turk insaninin,beyin gocunu olusturarak Amerika’da yasamasi veya Amerika’yi secmesi de aci bir gostergedir.Son yillarda tersine goc gibi gorunsede donenin bir daha geldigini ve hala binlerce basarili insanin Amerika’da kalmak icin neler yaptigini,avukatlara binlerce dolar odediklerine her gun sahit oluyoruz..

      Ne olursa olsun TURKIYE hepimizin baska TURKIYE yok!..

      Tesekkurler….

  12. bülent diyor ki:

    new york a dil için gelecegim kalabilecegim en uçuz apartman dairesi veya apart nereden bulabilirim orada.bu konuda bilgi verecek arkadaşlara gelirken baklava getirecegim söz veriyorum.daha süpriz hediyelerimde olabilir.şimdiden teşekkürler görüşmek üzere.bülent ç.

    • Oguzhan ALAY diyor ki:

      New York’ta gideceginiz dil okulunun size verecegi obsiyonlar olabilir.Roommate bulabilirseniz daha da ekonomik olur.Eger bir tanidiginiz varsa Amerika’nin en populer sitelerinden biri olan CRAIGSLIST’i oneririm..
      http://newyork.craigslist.org/ adresinden apts / housing ve rooms / shared bolumlerinden arastirabilirsiniz.Tabii ingilizce oldugu icin birisinin yardim etmesi,hatta New York’ta yasayan birisi varsa size daha iyi yardimci olabilir.
      Forumlarimiza da tasiyin konuyu,yardimci olabilecek arkadaslar cikacaktir.

      Bol sans..

  13. RIDVAN GENC diyor ki:

    Amerika hakkında okuduklarım bana hayel ötesi, gizemli ve korkutucu geliyor. Gerçekten haz duyulacak bir yaşantı içinde ömrü geçirilecek bir yerse, söyleyecek bir sözüm yok. Gidip üretici olup, bizim gibi olumlu bir hayat yaşamak isteyenler arasında yer alıp, o topluma ve insanlığa hizmet ederek ve karşılığında insanca yaşamayı kim istemezki. Ama ya elin memleketinde düşünülen gibi bir zemin bulamazsam ve ya geriye dönüşte sıfırdan başlamak zorunda kalırsam- kaygısı beni endişelendiriyor. Orada yaşamak hep iş, iş, iş olduğunu düşünüyorum. İş hayatıyla aile hayatını bir araya getirebilme imkanı varmı. Yani çalışıp kariter yapiyim, kapasitemi genişleteyim ve çok verimli olayım derken, biricik kızımla ilgilenememe ve oranın sistemindeyken bir zaman sonra ya kızımla iki yabancı olmak, ayrıca oraya gidince evlenmeyide düşündüğmden AİLE YAŞANTIMIN AKTİFASYONUNU ZAMAMLA YİTİRİP, O TOPRAK PARÇASINA DİRİ DİRİ GÖMÜLÜP AMA BİR CESET GİBİ YAŞAM SÜRÜP, TÜRKİYEYE DÖNEMEYİP VE TEKRAR YENİDEN DÜZEN KURACAK GÜÇTE OLAMAK BENİ ÇOK AMA ÇOK KORKUTUYOR. ZAMANLA MÜSLÜMANLIĞIM, TÜRKLÜĞÜM, KÜLTÜRÜM, SAFLIĞIM, İNSANCILLIĞIM, DUYGULARIM VE BÜTÜN VARLIĞIMLA BEN, YA EREZYONA UĞRARSAM KORKUSU İÇİNDEYİM. DÜŞÜNÜYOR, DÜŞÜNÜYOR, KORKUYORUM. NAPMALIYIM BİLEMİYORUM. AMA YİNEDE GALİBA AMERİKAYA GİTMEYE NİYETLİYİM. ALLAH HAYIRLISIYLA KISMET ETSİN…

Yorum Yaz