Amerika’da yaşayan bir Türk’ün en övünebileceği gurur kaynaklarından biri de, Türk Berberleri ve Kuaförleridir.Bizim berberlerimiz, belki kendileri bile farkında değildirler ama makas ile ellerini raks ettiren usta birer sanatçıdırlar,inanın…
Bu ülkedeki berberlerin özensizliğini gördükçe, “Benim berberlerim vardı…Onları kimler çaldı” diye bir şarkı tuttururdum hep…Hele 10-15 dakika süren saç traşınıza dünya parayı ödeyince de “acaba Amerika’da bir berber dükkanı mı açsam” diye düşünmeden edemezsiniz.Öyle ya,hayaller ülkesindeyiz biz…Bol bol,tepe tepe kullanırsınız bu gücünüzü…Hayal etmek nasılsa bedava!..
Daha önceki yazılarımda Ayten’in, Sincapların, Apartmanların, Çekirdeklerin, Boş Bavulların, Futbolun , Simitimizin hikayelerini yanyana getirdiğinizde “yahu amma havadan sudan yazan bir adam, şimdi de berberlerle karşımızda” diye düşünenler olabilir.Siz Amerika’daki berber çilemizi bir okuyun,bana neden kaleme aldığım konusunda hak vereceksiniz.Tabii ki aktaracağım gözlemler erkek berberleri için olacak…

Bütün şehirlerin berber profilini bilmem ama yaşadığım şehir Houston’da berberlerin çoğu Vietnamlıdırlar. Zaten Amerika’da bazı meslek dallarında etnik çoğunlukların hakim olması sürpriz bir şey değildir .
İlk geldiğim yıl harıl harıl berberimi ararken, Vietnamlılardan öte Meksikalı,İranlı,Arap ve doğma büyüme Amerikalı denemelerim oldu.Hepsinde gördüğüm ortak nokta ellerinde ayarlanabilir makinalarla çim biçer gibi saçınızı kesmeleri,işlerini çok kısa sürede bitirmeleriydi.Makas ile parmak ayarı yaparak saç kesimini bilenler de minimum düzeyde kullanıyorlardı bu tekniklerini.
Türkiye’dekinin aksine buradaki berberlerin çoğu bayandır ve Hair Cut yazan her yerde ayrı bir bayan-erkek berberi kavramı yoktur. En sonunda her ne kadar saçlarım yıllar geçtikçe seyrekleşsede,12 yıldır asla vazgeçemediğim,Vietnamlı berberim Singh Singh ile buluşmuştum.
O farklıydı…Bir kere isini çok severek yapıyor,hatta saç keserken bazen şarkılar bile söylüyordu kulağıma.Ayrı bir müşteri portföyü vardı.Ve 12 yıldır her saç kesimimde tıpkı bizim berberlerimiz gibi özene özene,en ufak incelikleri uygulayarak,parmak kararı makasını da kullanarak 5 dk’da değil,nerdeyse yarım saatte bitiriyordu işini.Bahsisini hep yüksek tutarım halen.Birçok arkadaşımın da değişmez berberi olmuştur benim gibi.
Her zaman Türkiye’deki berberlerimizi öpüp, başımın üstüne koyasım gelir ne olursa olsun.
Bizdeki berber kültürü çok farklıdır.Örneğin haberleri,dedikoduları,yenilikleri hep berberinizde duyarsınız çoğu zaman.Gelin ben sizlere gözlemlediğim farkılılıkları maddeler halinde sıralayım en iyisi ;
- Erkek Kuaförü-Bayan Kuaförü diye bir ayırım yoktur.Her yere girip traş olabilirsiniz Amerika’da.
- Ortalama kesim süresi 10-15 dakikadir.
- Sakal trası diye bir seçeneğiniz ise hiç yoktur!..Ustura ile sakal trası,hatta arkasından uygulanan yüz mesajı sadece Türk berberlerine has bir uygulamadır.
- Amerika’da makastan çok 1,2,3,4… diye saç uzunluğuna göre ayarlanabilen makinaları kullanırlar genellikle..
- Bizim berberlerimizde kesim öncesi ve sonrasında saçınız şampuan ile yıkanır mutlaka.Oysa Amerika’da saç yıkatmak için ayrı bir para ödemek zorundasınız.Size sormazlar bile…Ancak siz, “saçımı da yıkatmak istiyorum kardeş” derseniz saçınızı yıkarlar.
- Berberlerin çoğu bayandır.Erkek veya kadın saç kesiminin her ikisini de yaparlar.
- Bizim berberlerimiz çay,gazoz,kola mutlaka “abicim bir şey içer misiniz?” diye sorarlar.Ama Amerika’da tam donanımlı,lüks berberler dışında su içeceğiniz bir su sebili bile yoktur.
Belki liste uzayıp gider…Başka gözlemleri olanlara bu sütunlar serbest…Kimbilir daha gözümden kaçan neler vardır?..
Sonuç olarak Amerika’da ilk yıllarınızdaki berber deneyimleriniz gerçekten Çile Taşı‘dir.O kadar ararsınız ki Türkiye’deki berberinizi…Ama sonradan kötünün iyisi olarak bulduğunuz bir Vietnamlı,İranlı,Arap,İtalyan,Meksikalı berberiniz ile yuvarlanıp,harman olup giderseniz benim gibi…
Bayanlarımız için ise dışarıdan gözlemlediğim bir tesbiti eklemek isterim.
Amerika’daki kuaförlerin elinde belkide “Acıların Kadını” olan bayanlarımız, her Türkiye ziyaretlerinde saç biçimlerini,renklerini değiştirerek,dönüşte havalanında “Esmerim biçim biçim” diye bekleyen eşlerinin, “Gel gel sarısınım gel” diye mırıldanan sevgililerinin kollarında çok daha mutludurlar!..
Yanılıyor muyum?..
Hepinize güzel bir hafta diliyorum…
Oguzhancigim,
Severek okudum, hep dusunurdum ben de bu konuyu. Tabirimi lutfen mazur gorsun okuyucu ama Turkiye’de “esek trasi” diye bir tabir vardir, buradaki sac kesimleri aynen o sekilde oluyor. Neden? Diye de epey kafa yordum da, sonunda, bizdeki kuafor olsun, berber olsun hepsi cekirdekten yetisir, cocukken cirak olarak baslar, o yuzden de usta olduklarinda gercekten usta oluyorlar, diye bir kaniya vardim. Burada ise, kac yasinda olursa olsun, “ben berber olayim bari” diyen 6 ay kurs alip dukkan aciyor da ondan herhalde.
Yuregine saglik,
Fethiye
Kesinlikle katiliyorum ablacim tesbitine..Bizim memleketimizde berberlik cirakliktan ogrenilen bir meslek.Erkek ve Bayan Kuaforu ayrimi olsada mutlaka yanlarinda calisan birkac yardimci ciraklari vardir berberlerimizin.Burada ise 5 dk’da “esek trasinizi” bitirip,bir de cok is yapmiscasina elinde ayna ile ense trasinizi da gostermezler mi, icimden dislerimi sikarak mecburen “good job” derdim.1 yillik arayislarimin sonunda Vietnamspor’un (!) as elemani Singh Singh ile adeta “have to” esiginde 12 yildir Pollyannacilik oynuyorum iste…
Buna da sukur…
Sevgiler…
Evet, burada cektigimiz en buyuk ozlemlerden biri hakkaten Turkiye standartlarindaki kuaforlerimiz. NEyseki artik saclarimi uzattim, kisa halindeykenki gibi sik sik kestirtmem gerekmiyor.
Ben her sene mutlaka Ankara’daki kuafor akrabama giderim ve resmen oturup Enver Abime birakirim isi. Boya ve kesim her seferinde super olur!!!! Her TRden donusumde is yerindeki arkadaslar yeni saclarimi cok begenirler. Hadi bu insanlar beni tanirlar. 3-4 sene evvel TR donusu Londra’dan geciyordum. Orada Starbucks’da oturmus kahvemi beklerken, bir Ingiliz hatun gelip bana “afedersiniz, saclarinizi nerede yaptiriyorsunuz” diye kuaforumun isimini sormustu!!!!! True story!!!!
BU arada, bizim kuafor kavrami arasinda bir de fon cektirtmek vardir. Cok ozledigim bir nokta daha. Gidersin 5-10 dakikada super fon cekilmis saclarla gunune devam edebilirsin ve 5-10 YTLye filan yaparlar!!! Burada daha $25-30dan daha ucuz fon gormedim daha. Gecen sene Cumhuriyet Bayrami Balosu oncesi evime yakin olan bir berbere gidip fon cektirteyim dedim – hem $30 dolar bastirdigim yetmemis gibi, bir de eve gidince kendi duz masam ile kendim tekrar duzeltmek durumunda kalmistim!!!!! Aaaaah ah, canim Turk kuaforlerim benim!!!!!
Bayanlarin dertleri cok daha fazla eminim.Destikce neler cikacak kimbilir?..Butun Turk bayanlari Turkiye’ye gidecegi zamani iple cekiyor sac konusunda..Hele donuslerinde Tanrim Beni Bastan Yarat programindan gelmis gibi bambaska oluyorlar…Turkiye’deki kuaforlerin ucuzlugu yaninda verilen emek ve de istedigin sonuca ulasabilmen mukemmel bir duygu olmali..Cirakliktan yetisen berberlerimiz bence dunya capinda sanatkarlar…
Bazen Turkiye’ye Historic Tour yerine Barberic Tour (!) duzenlense ne guzel olurdu:)))
Oguzhan bey,
yazinizi okuduktan sonra “Icimden vatanima kurban olayim”cumlesini yineledim.Ama yine de en azindan (buradaki gibi kesinlikle olmasa da )bir Singh Singh ile bulusmussunuz.Bu da oralarda bulunmaz bir nimet benim kanimca.Sans sizin yuzunuze gulmus diyelim ama tr’dekinin yerini tutar mi? asla…
Cigdem hanim, vatanimizin berberlerine ben de kurban olurum.Singh Singh hala ingilizce konusamiyor ama ellerini konusturuyor:))Pollyannacilik oynuyoruz,hic olmazsa 12 yildir ayni ellere tras oluyoruz.Bayanlar icin durum daha vahim..Cok iyi hair cut salonlari olsa da cogu kadinimizin dunya parayi oralara vermesi dokunuyor,TR’ye gidislerini bekliyorlar ve “Tanrim beni bastan yarat” programindan cikmis gibi donuyorlar…Her bayanimiz TR donusunde daha bir guzellesiyor yeminlen..
oguzhan bey,cok haklisiniz.Orada kesinlikle sac kesmeyi;fon cekmeyi ve sac yikamayi dahi bilmiyorlar bizzat sahidim.Orada misir puskulu olan saclarimi kimselere guvenipte kestiremedim inanin.tr,ye gelince de dogru berbere:))sizin icin aman shing shing ‘e nazar degmesin de diyelim.oguzhan bey yazacaginiz bir diyer konuyu eminim benim gibi diger takipcileriniz de merakla bekliyorlardir.calismalarinizda tekrar basarilar diliyorum.
Tesekkurler Cigdem hanim..USA-TURK’u takip ettikce yenilenen butun yazilari zaten okuyorsunuz demektir.Yorumlar bize daha da guc veriyor.
Singh Singh bas tacimiz bu memlekette..:))
Sevgiler..
Değerli Oğuzhan Kardeşim…
Senin saçların da benimki gibi sık..Sıkma canını ben gelince hallederiz o işi.Hayatımın bir bölümünde 4-5 ay gibi mecburiyetten birilerini traş etmiştim..Eşek traşı cinsinden.Az buçuk kıvırırız o işi,sen beni, bende seni traş ederiz..Belki başlarda biraz eşek traşına benzesede daha sonra ustalaşıyor insan..Zaten ne kalmışt kafamızda, toka bile tutmuyor artık..Sağlıcakla Kal
Ben halimden cok memnunum ve asla Singh Singh’ten (Vietnam’li berberim) vazgecmem..Tutmayan toka olsun, benden de uzak dursun:))
Sevgiler…
Bende USA da kaldığım donemde sac trası hep problem oldu. Ablamların gittiği Vietnamlı bir berbere tras oldum ilkinde. Garip bir sekilde ciktim
Benim soyledigimden ziyade kendi istediği sekilde kesti. Sonraki traslarda ise 0 numara makine traşı
. Standardı ve görünüsü belli. Zaten gurbet nedeni ile saclarda epi dokuldu
. Sonra alışverişe gderken yeni yer keşfettik, kilometrelerce araba kullanmak zorunda kalmadan 200 mt ileride uzak doğuluların calıstırıldığı bir yer. Her bir lavobayı sandalyesi ile kiralayan agırlıklı bayan berberler vardı.Kim bos ise iceri girdiğinizde birden fazla buyur eden berberden olusan bir calısma modeli. Gonlunuz nereye akıyor ise oraya traşa oturuyorsunuz. Ilk traiımda bayan berber sordu nasıl istersin? Once aynanın ustunde asılı posterı sonra yanımda trası bıtmek uzere olan iyi giyimli Siyahi USA lıyı gostererek ”bunun gibi olsun” dedim. Sağım solum herkes guldu. Neyime lazım tarif etmeye kalkarsın insiyatifini kullanmasına açık kapı olur. Sonra uğraş veya ikinci defa iş. Traşi sağlam kazığa bağlayalımda. Onlar icinde kolay bir model. sipsak. Ucret sabit zaten. Kafa yıkamaca gibi bir iste yok. O numara Sac Modelini gosteren resmin konulusu nedensiz degildi sanırım. Amerikan isi. İş görsün yeter.
Hey gidi gunler…
Detaylara bogdum sşzleride.
Selamlar / Sevgiler
Vedat Konyalı
Vedat bey asagi yukari yasanilanlar hep ayni..Sac yikama konusunda bir animi da anlatayim sirasi gelmisken.Senelerce benim Vieatnamli Singh Singh’e trasimizi olduk,hic bir zaman sac yikama konusunda soru sormadi.Insan Turkiye’deki gibi onunde lavabosu olan ayna dusundugunden,lavobo da gormeyince herhalde yikama yok diye dusunuyor suur alti ve “yikama yapiyor musunuz” diye de sormuyor..Bir gun benden onceki musteri sac kesimi sonrasi arka bolumdeki yere giderken,Singh Singh bana “sorry sir, washing hair,come back” (ingilizcesi aynen boyle) demez mi..?..Megerse sac yikamak extra imis ve sadece $2 imis…:)Megerse biz seneleri sac yikatmadan bosuna tuketmisiz diye kendi kendime hayiflandim o anda..Tabii son 2 yildir artik saclarimi da yikatiyorum..Ama gene de bizim berberlerimiz hem kesim oncesi,hem kesim sonrasi saclari yikarlar…
Cok, gercekten cooook iyiyiz sac kesimi ve bakimi konusunda…
Hepimize iyi traslar:)))
Oğuzhan Bey,
Büyük zevkle okudum yazınızı, ne kadar güzel anlatmışsınız berber kültürümüzü. Aslında dikkat etmediğimiz, günlük yaşamda es geçtiğimiz o kadar güzel şey var ki, insan kaybedince anlıyor. Bende endişelenmiyor değilim, zira yarın Amerika’daki ilk traşımı olacağım..:)
Ilker bey icinde yasanilan o kadar cok olay var ki boyle,berberlerimiz sadece bunlardan biri…Insan icindeyken kiymetini bilmedigi seyleri uzaktayken yoklugunda daha iyi anliyor..
Ilk trasiniza gidiyorsunuz demek ki..Ehh, ne diyeyim, HAYIRLI TRASLAR:)
Ilk duygularinizi da anlatirsaniz sevinirim…Bakalim berberinizi tutturabilecek misiniz?..
Sevgiler..
Turkiye’ye gittigimde ilk yaptigim sey kendimi Turk Kuaforlere emanet etmek:)
Amerika’da yasayan butun Turk bayanlarin hemen hemen yaptigi ilk islerden biri…Hatta Amerika’ya donerken de son islemlerinden biri diyebilirim.Hele her sene degilde 2-3 yilda bir Turkiye’ye giden bayanlar icin “Cile bulbulum cile” nakaratlarina o kadar cok sahit oluyoruz ki…Hani Turkiye’de cesmeler yaptirilir ” X kisinin hayratidir” diye de yazar uzerinde yaa..Ben de soyle bir yigit ciksa da Amerika’da bir Turk Usulu Berber-Kuafor Salonu acsa her bir sehirde ve tabelasina da “Y kisinin hayratidir” diye yazsa, bence bir yandan da para cesmesi olabilir…Sonucta Turkler de yesil dolar odeyecekler kesimlere.
Tesekkurler Hatun hanim…
merhaba arkadaslar istanbuldan yazıyorum kendimi bilidim bileli kuaförlük yapıyorum ve sizi cok iyi anlıyorum. malesef yabancı ülkelerde bizim calısma sistemimiz yok belki en iyi ürünleri kullanıyorlar salonlarında fakat yaptıkları işe ruhlarını katamıyorlar. 10 yasından beri istanbulda lüx salonlarda bir çok ünlü ustalarla çalıstım ve şimdi aralık ayında america new yorka geliyorum mail adresim yazılı şimdiden randevu almak istien varsa yazabilir size işeryerimin adresini ve telefon numarasını verebilirm iyi hizmet isteenler için. (hem bayan hem balara)
Ne guzel..New York bir Turk Sanatcisi (!) kazanacak..Geldiginizde mutlaka irtibat adreslerinizi bildirin,duyuralim herkese..Bizler ise Vietnamlilarla yola devam edecegiz artik,ne yapalim.New York’ta degiliz,malum…Basarilar…
muhakkak haber veririm. bellimi olur bigün sizinde yolunuz düşer
merhaba cazayir bende bayan kuaforuyum ve bende abd gitmek istiyorum uzun zamandır bu sanatı icra ediyorum istanbulda kendi salomum vardi ama elimde olmayan nedenlerden dolayı kapattım ve antalyada bir otelde calıştım bir sezon ve yabancılarlar calışmak çok daya kolay geldi bana ve inanilmaz bir saygı vardı yaptıgım işe şok olmadım desem yalan olur ve tek kelime ingilizce ve rusca bilmiyordum ama yinede anlaştım
size mail vermek istiyorum benimle iletişim kurar sanız çok sevinirim NY gidince neler yaşadıgınızı ve nasıl bir calışma temposu oldugunu bunu gibi konular hakında sizinle konuşmak isterim şimdiden ilginize çok teşekkur ederim…..mail adresim dip_not_bora@hotmail.com
Aman Turk Berberleri ve Kuoforleri cogalsin Amerika’da…Akin akin gelin hatta.Bazi is alanlarinda hep cogunluk olan etnik gruplar vardir buralarda..Keske Turkler de kuoforluk mesleginde cogunluk gruplardan olsa.Sahane bir hayal belkide..Amerika sac trasi neymis gorurdu netekim:)
oguzhan by yazmış oldunuz sıcak ve samimi yazıdan dolayı çok teşekkur ederim.birdaki yaza NY olmayı pilanlıyorum ama kısmet
benim icin çok zor olmaz gelci kolay olmayacagını biliyorum ama hep hayalimdi NY kuaför olarak calışmak umarım bu karardan pişman olmam… siz orada yaşayan birisiniz sizce iyimi yapıyorum.. burada okadar çok şey soyleyen arkadaşlarım varki kimi arkana bakma diyor kimi sacmalama diyor annem birşey demiyor ona söylemedim daha
Sevgili Bora..Bu tipten kararlari veririken iyice analiz etmeni tavsiye ederim.Oncelikle legal yollarla gelmeye calis.Meslegin belki gecerli ama nerede,nasil calisacaksin,calisma izinin olmadan kacak mi calisacaksin, yasamin icin gerekli olan ortamlar ve de en onemlisi guvenebilecegin,her seylerini paylasabilecegin yakin arkadaslarinin,dostlarinin olmasi cok onemli..Uzaktan goruldugu gibi her sey kolay degil,ama duzenini oturtursan,yeterli kazancin da olursa tabii ki bu ulkenin de nimetlerinden yararlanirsin.Eger Turkiye’de durumun iyi ise annenin rizasi olmadan hemen bu ise girisme derim..
Ben New York’ta degilim ama genel anlamda anlattigim olaylar her yerde gecerli.Buradaki berberler bizimkilerle asla boy olcusemez.
Sevgiler..
merhabalar ben 20yıllık bayan kuaförüyüm
ve işimi ınanılmaz sevıyorum ekımın besınde ABDdeyım kuaforle sıkıntısı olan beyler bayanlar bana msn adresımden ulasabılırler hoşcakalın saygılar erdem..
düzgünce yandan arkadan önden çekilmiş bir foto yok mu?!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!
msn adresimı yazmadım verıyrum burdan ulaşabılırsınız amerikada saç sıkıntısı çeken bayanlar erdem-ceken@hotmail.com hoşcakalın