Amerika’nın pek çok şehrinde dışarıda pek insan göremezssiniz. Genelde ya alışveriş merkezindedirler yada restaurantlarda rastlarsınız kalabalık insan grubuna. Herkesin arabası vardır, dolayısı ile toplu taşımaya pek ihtiyaç duyulmaz. Yeni gelen birileri için böyle bir ortama adapte olmak ilk başta çok zor olabilir. İşte Chicago’yu farklı kılan şehir merkezinin (downtown’nın) cıvıl cıvıl insanlarla, aktivitelerle, festivallerle dolu olmasıdır. Havaların ısınmasıyla göl kenarında şehir parklarında spor yapan, güneşlenen, piknik yapan, değişik aktivitelerle uğraşan insanları görebilirsiniz. Michigan Gölü boyunca bisiklet sürecek alanlar vardır. Göl kenarında yazın halka açık plajlarda yüzebilir, plaj voleybolu oynayabilir, Kanalda veya çevre nehirlerde kano ile turistik amaçlı gezintiller yapabilir, tekne ile gezebilir veya sörf yapabilirsiniz.
Michigan Gölü’ne ilk geldiğimde suyunun tatlı mı tuzlumu olduğunu arkadaşlarıma sormuştum. Arkadaşlarım dünyanın en büyük 6’nci tatlı su gölü olduğunu söylediğinde bu derece büyük bir gölün yanı başında olmak beni nedense şaşırtmıştı. Size fikir verme açısından söyle söyleyeyim, Michigan Gölü bizim Marmara denizimizden daha büyük bir yüzölçümüne sahip bir göl.
İlk geldiğim zamanlarda göle giren arkadaşları görünce nasıl korkusuz girdiklerini merak etmiştim. Korkusuzdan kastım bu tatlı su gölünde oluşabilecek mikroorganizmalardı. Arkadaşım bana gölün herhafta kontrol edildiğini ve herhangi bir durumda hemen plajın kapatıldığını söylediğinde içim oldukça rahatlamıştı. Dolayısı ile hiç endişe etmeden gölde rahatlıkla yazın yüzülebileceğinizi söyleyebilirim.
Chicago tepeler üzerine kurulmamıştır ama kendine özgü farklı bir ruhu vardır. Büyük Chicago yangınından sonra şehir yeniden planlanmış ve yeniden inşa edilmiştir. The Loop bölgesi Chicago’nun ana merkezidir. Çevresinde gökdelenleri, bunların arasında ABD’nin en yüksek meşhur Sears Towers’ını şehrin finans ve iş merkezlerini bu bölge çevresinde yürüyerek rahatlıkla gezebilirsiniz. Ünlü markaların mağazalarını veya Macy’s gibi büyük ölçekli mağazaları The Loop üzerinde ki State ve Lasalle Caddelerinde görebilirsiniz. Yine Loop bölgesinin kuzeyinde Avrupai markaların, meşhur kaliteli restaurantların sıra sıra dizildiği bir mil uzunluğunda ki “Magnicifiant Mile” yani Muhteşem Mil görülmeye değerdir. Şehir merkezinin en hareketli ve en canlı bölümü bu caddedir. Chicago merkezde dolaşırken hiçbirşey alamasam da caddelerin şıklığı, kalabalık insan grubu ile karşılaşmak beni çok mutlu etmişti. Herhalde sıkılmadan yürüdüğüm en güzel caddelerden biriydi burası. Chicago aynı zamanda birçok müzeyi içinde barındıran bir evsahibidir. Tüm bu yazdıklarıma ayrıntılı olarak “Gezilmesi, Görülmesi Gereken Yerler, Mekanlar” başlığı altında değineceğim.
The Loop bölgesinin batısı ve kuzeyinde Chicago Nehri akar. Şehir merkezine inanılmaz değişik bir hava veren, kendinizi adeta İtalya’nın Venedik şehrinde hissettiren bu nehir gökdelenlerin arasından geçer. Chicago’nun ünlü tiyatrolarını görmek istiyorsanız şehrin merkezinde ki yine Randloph Caddesini ziyaret etmeniz yeterli olacaktır. Chicago aynı zamanda cazın doğduğu şehirdir. Caz severler için harika mekanlar vardır.
Chicago şehir merkezinde veya göl kenarına yakın yerlerde yazın aynı anda birçok festival ve şenliği birarada görebilirsiniz. Örneğin Türk festivaline gittiğimizde hemen ötede İrlandalıların da bir festivali vardı, hatta bir başka festivalden daha bahsetmişlerdi ama malesef onu gezmeye fırsatımız olmadı. Tek negatif olan şey havanın çok sıcak ve nemli oluşuydu. Dolayısı ile yanımızda hep su şişesi ile dolaştık.
Chicago’nun havası oldukça nemli ve sıcak olduğu için yağmuru da boldur. Bundan dolayı Chicago’da birçok irili ufaklı göllere rastlıyabilirsiniz. Yapacağınız tek şey arabanızı parkedip biraz yeşillikler arasında bol bol oksijeni içinize çekmek.
Yazın bu kadar cıvıl cıvıl insan kalabalığına sahip bu caddeleri birde kışın ziyaret etmiştik. Chicago’nun havası kışın inanılmaz soğuk oluyor. Genelde ortalama sıcaklık -5ºC kadar oluyor. Aralık ayı ve sonrasında ise hava sıcaklığı bazen -29ºC’lara kadar düşüyor ve hava “Windchill” denen ayaz soğuklarına dönüyor. Dolayısı ile deyim yerinde ise dışarıya mumya gibi sarınıp çıkmanız gerekiyor. Gölden gelen soğuk hava iliklerinize kadar işliyor. Yinede şehir merkezindeki caddelerde insanları görebiliyorsunuz. Yollar kardan dolayı sürekli tuzlanıyor dolayısı ile pek kapalı yol kalmıyor, yollar açık ama arabalarınız bu tuzlu yollarda gidip gelmekten dolayı yıpranması tabii ki daha hızlı oluyor. Bu da cok normal.
Kışın hava durumunu kontrol edip Michigan Gölüne birde kış mevsiminde inmeye karar verdik, hani göl kenarında dolaşmak için. Arabadan inip göle kadar yürüdüğümüzde çoktan donmaya başlamıştık. Sadece göl kenarında 5 veya 10 dakika kadar titreyerek kalabildik. Sanırım titrememek için bol kaz tüyü içeren kıyafetler Uludağ’a gider gibi giyinmek lazım. Herneyse sonra hemen arabaya koşup kapalı bir mekan arayışına girmiştik. Kışın Michigan Gölünün donduğu söyleniyor üzerinde yürünebiliyormuş, ne kadar doğru bilmiyorum çünkü o günkü yürüme maceramızdan sonra kışın özellikle Aralık-Ocak ayında göle inmemeye karar verdiğimizden göremedim.
Chicago şehir merkezi gerçekten dört mevsim yaşayan bir şehir, özellikle gece hayatını sevenler için ilk tercih edilecek şehirler arasında. Bu şehirdeki gezintimize biraz daha ayrıntılı olarak bi sonraki başlıkta “Gezilmesi, Görülmesi Gereken Yerler, Mekanlar” da devam edeceğiz.
Bu yazı serisinin ilk bölümü: Chicago -1 >>>
USA-TURK.com is partly sponsored by:
Esra, iki yazinida Chicago hakkinda zevkle okudum.. Chicago’ya gidip de asik olmayan azdir sanirim.. elbette KIS aylarinda gidildiyse senin de bahsettigin gibi insanin kemiklerini sizlatan bir sogugu vardir .. ama BAHAR ve YAZ aylarinda Chicago nun uzerine sehir tanimam dogrusu.. Gep Genis, Planli Caddeleri, Turkiye’yi aratmiyacak canli canli downtown sokaklari, cafeler, restaurantlar … Michigan golu..
Ozellikle Sears tower ile John Hancock gokdelenleri sehre ayri bir hava katiyor oyle degil mi? Tekrar gormus kadar oldum sayende..
NAVY Pier da biz cok vakit gecirmistik her gidisimizde.. Bir arkadasimiz da hususi eskiden Jordan i oynarken gormeye gitmisti
Sears Tower a ciktigimizda sehir resmen ayaklarimizin altindaydi,bu kisimlar bi sonraki yazida gelicek ama insan yine de yazmadan edemiyor
Basketbol severler icin NBA nin meshur takimi Chicago Bulls’u seyretmek ayrica bir zevk.Ogrenci olarak gelseydim heralde tercih listemin ilk 3 une kesin Chicagoyu yerlestirirdim.Yazin sicak,kisin soguk olmasi gunluk yasami hic etkilemiyor ve dowtpown yine canli yine canli
Valla Chicago’ya iki kere gittim, ilkinde Agustos olmasina ragmen ruzgardan usuduk, digerinde Kasim olmasina ragmen sansliydik, ustu acik otobusle gezik, yine de usumedik. Chicago benim de favori sehirlerimdendir. Ucuz ve nezih diyebilirim, yalniz tek bariz negatifi soguklugu…
Dort senedir Chicago`da yasiyorum.
Evet gercekten guzel bir sehir. Heleki downtownu digerleriyle kiyaslanmamali bile. 2 sene once National Gepgraphic tarafindan en iyi downtown secildi. Ama uzun sure kaldiktan sonra insan dagi tasi dereyi tepeyi ozluyor. Gecen hafta arabayla Chicago`dan New Yorka gittigimizde yol boyunca gordugumuz tepeler, ormanliklar muhtesem bitki ortusu beni Amerikadan alip Turkiye`de sehirler arasi otobus yolculuguna goturdu. Daha cok sey yazilip cizilebilir Chicago hakkinda.Simdilik bu kadar kacmam lazim:)
merabalar forumlara bakarken sizin uzun süredir chicago da yaşadığınızı okudum ben üniversite öğrencisiyim bu yaz dil için 2 aylığına Chicago’ya gelmeyi düşünüyorum acaba biraz bilgilendirebilirmisiniz beni özellikle ekonomik anlamda günlük yaşam nasıldır çok merak ediyorum? şimdiden teşekkür ederim
mr@T, sizi West Virginia miza bekleriz o zaman DAG, TAS, ORMAN, Nehir, Gol hep bol bol bizde
saka maka insanoglu alisinca hep elinde olmayani arar zaten.. ben de bizim buralarin dogasina son derece hayran birisi olarak, bir gozum hep buyuk eyaletlerde.. o yuzden iki adres edindim kendime bu ulkede biri DC biri WV! ikisi arasinda “yuvarlaniyoruz” surekli
Simdide tam sonbahar geliyor, agaclarin yapraklari yavas yavas dokuluyor, onumuzde kara kis geliyor.. acaba bir ucuncu adresde guneyde mi eklesek diyorum kendi kendime.. saka maka bir yana Chicago bilhassa BAHAR ve YAZ aylarinda mukemmel bir sehir.. Forumda Chicago resimleri eklemistim sizde katkida bulunabilirseniz sevinirim..
http://www.usa-turk.com/forum/showthread.php?p=9503#post9503
Yeni gordum yorumu..kusura bakmayin:(
Evet..su an bir kac haftaligina Vancouver dayim.. Sonunda hayal ettigim yeri buldum:)Uzun zamandan sonra sokaklarinda yururken tad aldigim, kendimi fazla yabanci hissetmedigim bir yer..Perdeyi aralayinca Uludagi goruyorum sanki..Okyanus ta bizim Marmaraya benziyor..feribotlarda Yalova-Gebze:)arasinda gidip gidip duruyor.. ne gariptir burdan once de urktugum New York sehrinde idim..Inanir misiniz, disardan hep kotuledigim urpertili gelen sehirde bir an kendimi Istanbul`da geziyor sandim..gez gez yuru yuru karis karis bitiremedim arkadasimla..Su da kesinlikle cok onemli ki eger Turkiye`den cok samimi bir arkadasinizla beraberseniz Amerikada..muthis bir enerji ve sinerji yakaliyorsunuz o dostlugunuzla..cunki burada o guzelim gokdelenleri,denizleri,okyanuslari,plajlari,duzeni hep perdeler durur o amansiz yalnizlik!!