Hava yine çok sıcaktı. Nem olmadığı için o kadar bunaltmiyor sıcak ama, ben yine de oltamı alıp, atayım kendimi bir göl kenarına dedim. Hem yazım için güzel resimler de çekerim diye düşündüm. 45 dakikada vardım Hagg Lake’e. Hagg Lake güneşin pırıltılarıyla dansediyordu gene, etrafında ağaçlar, yeşilin her tonunu barındırıyor ve inanılmaz bir huzur veriyordu.. Ama, o da ne? O mel’un ağrı gene geliyordu, hem böyle inceden inceye başlıyor sonra beni ağlatacak hale geliyordu. Bazen bir iki saat, bazen onbeş dakika sürüyor ama beni kıvrandırıyordu. Arabayı göl kenarında bir yere çektim hemen ve şöyle etrafımdaki o güzel manzarayı, o dinginliği olabildiğince içime çekmeye çalıştım, sonra kapattım gözlerimi ve başımı arkaya yasladım. Madem bununla birlikte yaşayacaktım, o halde dost olmalıydık. Düşmanlığa dayanamam. “Biliyorum” dedim, “Sen de beni hırpalamak istemiyorsun, istemiyorsun ama yapman gerekeni yapıyorsun” derin bir nefes aldım ve onunla, hastalığımla konuşmaya başladım. “Gel seninle dost olalım, şu güzel manzarayı bana zehir etmek istemiyorsun biliyorum. O yüzden, sen şimdi yavaş yavaş geldiğin yere git. Ben seni seviyorum, sen de beni sev. Laf olsun diye söylemiyorum, gerçekten nefret etmiyorum senden… Hele hele hiç isyan etmiyorum. Madem birlikte yaşayacağız o zaman birbirimizi üzmeyelim. Gideceksin değil mi?” İnanılmaz bir şey olmuştu. Ağrım hafifleyip, yok olmuştu. Ben de, kendime en uygun yeri bulup, yine oltamı suya fırlatıp, kitabımı açmıştım. En son Türkiye ziyaretimde sevgili Tuncay’ın bana tavsiye ettiği “İknanın Psikolojisi”. Ben daha kitabı okumaya başlamadan, en azından ağrımı ikna etmeye başlamıştım. İyi bir başlangıç değil mi?
Sanırım 2003 yılıydı, kapıya doğru gitmek istediğimde kendimi duvarda bulmaya başladığım, şeker hastası olmadığım halde inanılmaz, ileri derece ağız kuruluğum yüzünden zor günler yaşamaya başladığımda. Sonra giderek elimde tuttuğum bardağı düşürmemek için sıkı sıkı kavramam gerektiğini, oturduğum yerden kalktığımda yavaş hareket etmem gerektiğini, o dayanılmaz başdönmesi geldiğinde yere secde edip, başıma kan gitmesini sağlamayı, bunların hepsini öğrenmeye başladım. Gittiğim tüm doktorlar bir türlü neyim olduğunu bilemiyorlardı. Amerika’da sağlık sigortanız olması bir dert, olmaması bin dert. Ben de uzun zamandır geçici işlerde çalıştığımdan sağlık sigortam da yok. Bu yüzden uzun bir ara hiç bir doktora bile görünemedim zaten. Göründüğüm zaman da sağlık sistemini sigorta şirketleri yönettiğinden, doktorunuz sizi bir uzman doktora göndermekten, sigortanın onaylamayabileceğini düşündükleri testleri yapmaktan her zaman kaçınıyorlar. Buraya geldiğimden beri her hastalığımı kendim teşhis etmiştim bu yüzden.
Geçen sene geçici işlerle bir sene çalıştığım üniversite hastanesinde, “community hospital” sayılan hastanelerden ücretsiz ya da çok indirimli sağlık hizmeti alabileceğimizi de öğrendim. Ben de bu üniversite hastanesine başvurudum ve nihayet altı aylık zamanlarla ücretsiz sağlık hizmeti almaya başladım. Tabi bu sağlık hizmeti kısıtlı ama yine de en azından bir doktorun size takip edebilmesini sağlıyor. Amerika’ya geldiğimden beri ilk olarak bir doktor gerçekten neyim olduğunu bulmaya çaba gösteriyordu. Belki bir üniversite hastanesi olması dolayısıyla, belki de sadece bu doktorun kişiliği ile ilgili bir durumdu ama doğrusu ben çok mutluydum. Bir kaç aylık yoğun muayene ve testler sonucu hiç değilse şikayetlerimin sinir sisteminden kaynaklandığı sonucuna ulaşmıştı doktorum. Göz bebeklerimin devamlı sanki atropin damlatılmış gibi açık olduğunu gördüğünde bu kanısında haklı olduğunu anladığını söylemişti. Tam da Türkiye’ye gelmek üzereyken onunla son görüşmemi yaptığımda, döndüğümde mutlaka bir nöroloji uzmanını görmemi salık verdi.
Ve ben çok özlediğim vatanıma, Türkiye’ye doğru yola çıktım. Türkiye’ye vardığımda ilk işim, bir nörolog arayışına girmek oldu. Çocukluk arkadaşım Cerrahpaşa Nöroloji’de Profesördü, hemen onunla temasa geçtim ve kendisini görmek istediğimi söyledim. Karşılaştığımızda kucaklaşmamız ve kısa hatır sorma faslımızdan sonra ben sadece semptomlarımı söyledim ve o da teşhisini koydu. Evet bir Türk doktoru için teşhis koymak sadece üç dakika sürmüştü. 2002’den beri kaç tane doktor görmüş, bir dolu tahlil ve test yaptırmıştım ama hiç biri ne olduğunu anlayamamış en son doktorum ise sadece “bir sinir sistemi hastalığı olması” ihtimalini dile getirirken, benim canım Türk doktorum teşhisini koymuştu. “Sende Shy-Drager Syndrome var!”.
Nitekim, Amerika’ya geri döndüğümde gördüğüm nörologist bu teşhisi doğruladı. Diğer adıyla MSA (Multiple System Athrophy) dejeneratif bir sinir sistemi hastalığı ve malesef tedavisi henüz yok ve ölümcül bir hastalık. Sadece bazı semptomları rahatlatacak sayısı 2’yi geçmeyen ilaçla geçiştiriliyor.
Şimdi, tabi ki bunları size sadece hastalığımdan bahsetmek için yazmadım. Burada size vermek istediğim iki mesaj var. Birincisi eğer imkanınız var ise, mutlaka bir Türk doktora görünün. İkincisi ise eğer sağlık sigortanız yok ise, bulunduğunuz yerdeki “Community Hospital” lardan, bir form doldurarak ücret ödemeden yararlanabileceğinizi söylemek.
Aslında bu yazıyı yazıp yazmamak konusunda çok düşündüm. İnsanın hayatla ölüm arasındaki o ince köprüde neler düşünebileceği ancak o noktada olduğunda belli oluyor. Tıpkı ihanete uğramamış bir kadının “ben olsam şöyle yapardım” diyemeyeceği gibi ölümle burun buruna yaşamadan da ne yapacağınızı bilemeyeceğiniz gibi. Ben ölümden hiç korkmadım, çünkü Tanrı’nın huzuruna gitmekten korkacağım hiç bir şey yapmadım. Çok güzel günler yaşadım; köprü altında balık ekmek de yedim, dünyanın kaymak tabakasının olduğu balolarda dans da ettim. Güzel günlerimin kıymetini bilecek kadar acı da çektim. Bomboş bir hayat yaşamadığım için de ölüm bana ürkütücü gelmiyor. Yaşamımızdaki her normal ihtiyacımız ya da evremiz gibi, bundan konuşmaktan da kaçınmıyorum. Ama itiraf etmeliyim ki, börtü böceğe bile daha başka bakmaya başladım.
Sağlıklı ve aydınlık bir hafta diliyorum. Yüzünüzden gülücük, yüreğinizden sevgi eksik olmasın.
Fethiye
Fethiye Hanim,
Rahatsizliginiza cok uzuldum,yazilarinizdan hayat dolu bir kisiliginiz oldugunu biliyorum ve sizi hep boyle gormeyi arzu ediyorum. Insaallah biran once hastaliginizi yenersiniz,Allahtan umit kesilmez, sizin icin duaciyim. Cok cok gecmis olsun.
Sevgiler
Gulsay
Cok tesekkur ederim Gulsay hanim. Hem dualariniza hem dileklerinize mutesekkirim.
Sevgiyle,
Fethiye
Sevgili Fethiye,
Zaten biliyordum cok ama cok guclu bir insan ve de kadinsin! Ancak bu yazini okuyunca ”bu kadari da olmaz, pes yani!”
demekten kendimi alamadim.
Adeta bir coban yildizi gibisin! Senin durumunda olanlarin %99,9 u aglasir ve koyver gitsin der. Halbuki sen hala ve hala inatla diger insanlara coban yildizi gibi yol gostermeye devam ediyorsun…
Iyi ki seni tanidim!
Son olarak sunu söylemek isterim. Insanoglu ve de sen daha nelerin ustesinden gelmistir/gelmisindir. Bunun ustesinden gelecegine de inaniyorum!
Yurekten sevgilerimle.
Atakan Mert
Atakancigim, Can dostum,
Kontrolumda olmayan bir sey icin uzulmek ancak aptalligim olurdu. Madem degistirmeye gucum yetmiyor, o zaman onunla yasamayi ogrenmem lazimdi ve gercekten mutluyum ben. Hele ki sizler gibi dostlarim varken. Hem Tip hergun yeni bir seyler buluyor.
Sevgiler,
Fethiye
Fethiye’cigim, merhaba.
Seni tanidigimda hastaligindan hic soz etmedin, ki o da senin ona yenilmedigini gosterir. Yazin beni cok etkiledi, sana olan hayranligim kat kat artti. Atakan Mert’in yazdigina da aynen katiliyorum.
Yalniz, yazinda “Burada size vermek istediğim iki mesaj var” diyorsun, ikisini kabul ettim, ama bence en muhim mesajini yazmadin: “hastaliginiza yenilmeyin.”
Seni arkadasim bilmekten gurur duyuyorum. Guzel gulumsemelerin, guzel yuzunden hic eksik olmasin.
Sevgiler,
Rasel
Benim candan arkadasim cesaretini bunda da ispatlayip kolay kolay kimselerin gosteremeyecegi bir tutum gosterdin.
Turk doktorlar konusunda haklisin sanirim sistemden dolayi bizim doktorlarimizin pratigi cok daha iyi. Okumak yenilik takibi ile cogunun alakasi olmasada teshis koyma konusunda ustlerine yok cunki burdaki doktorlardan cok daha fazla case goruyorlar.
Amerikada batik bir sistem varsa oda Healt Care .
Sevgili Fethiye Hanım,
yazınızdaki son açıklamanızı okumadan bile yazınızı niye yazdığınızı anlamıştım.kutlarım.herkes için yararlı bir yazı. sorumluluk sahibi güzel insanlara has bir yazı.
Sevgi ve Selamlarımla
Sevgili Mukadder hanim,
Cok tesekkur ederim yorumunuz icin.. Baskalarina faydasi olmayan hic bir seyin bana da faydasi olmaz
Sevgiler,
Fethiye
Sevgili Minecigim,
Bilmem, sanki herkes yapabilir gibi geliyor bana. En buyuk sanssizligim bulundugum yorede pek Turk doktor bulunmamasi. Keske bu hastaliga neyin yolactigini da bilseydim de, sakinmanizi soyleyebilseydim.
Sevgiler,
Fethiye
Fethiye Hanim, hastaliga ve hayata bakisinizi cok takdir ettim..Son zamanlarda ogrendigim bir alternatif tip’dan bahsetmek istiyorum Turkiye’ye gittiginizde bir gorunmek isteyebilirsiniz. Cok ilginc bir metot hicbir masrafi yok. Yakin arkadaslarimdan olaganustu iyilesmelere sahit oldum, o yuzden beni cok etkiledi. Amerikada da bazi yerlerde yayginlastigini duydum bu tedavi seklinin. Orucla ya da aclikla tedavi diyorlar..Dr. Aidin Salih diye google da ve you tube da aratirsaniz kendisiyle yapilan televizyon programlari ve tedavinin inceliklerini anlatiyor..Ayrica Gercek Tip adinda bir kitabi da var bu hanimin..Cok ilginc geldi bana, kendisinin MS hastalarini da bu sekilde tedavi ettigini duymustum ama en guzeli bir kontrol olmak, cok durust biri oldugunu soyluyorlar..
Sifanin nereden gelecegini bilemeyiz, insan boyle bir egitimden (Ben hastalik ve hayatin zorluklarini bir egitim olarak goruyorum, ogrenme firsatlari, hayata daha farkli, gercek anlamini gorerek bakmayi ogrenme egitimi) gecmeyince olaylara bu kadar titiz bakamiyor insan..
Allah sifa versin, size ozel egitiminizde kolayliklar diliyorum size..
Cok sevgiler..
Sevgili Fethiye,
Yeni öğrendim ve ne diyeceğimi bilemiyorum açıkçası. Birazda hastalık duymaktan yorulduğumdan mıdır nedir böyle birşey duyduğumda kaçma sendromu oluşuyor bende.
Herşeyin iyiye gitmesini diliyorum. Geçmiş olsun.
Sevgiler
Kacabilecegimiz bir yer yok Sevgili Tuncay, kendimizden kacamadigimiz gibi. Her sey bizler icin, yeterki dost olmasini bilelim.
Sevgiler,
Fethiye
Kadikoy’de ne konustuksa hala gecerli Fethiyecim:
Biz yenilmeyiz:)))
Bana, “hic belli olmuyor Caglacim” dedin, ben de “hic belli olmuyor Fethiyecim” diyorum…
Yolumuz uzun arkadasim cok uzun:)))
Sevgiyle
Sozum soz Caglam, sozum soz
) Kadikoy’de tekrar bulusup, gene kaynatacagiz. Yenilmek yok
Opuyorum,
Fethiye
Sevgili Fethiye h.
Çok kuvvetli kişiliğiniz var,yeneceksiniz biliyorum.
Size vız gelir,var mısınız iddiasına?
Yenemesem de, hic degilse yenilmeyi kabul etmemis olurum Sevgili Nilufer hanim. Cok tesekkur ederim.
Sevgiyle,
Fethiye
Yenemesem de, yenilmeyi kabul etmemisligim baki Sevgili Nilufer hanim. Cok tesekkur ederim.
Sevgiyle,
Fethiye
Sevgili Fethiye,
Rahatsizligin ile baris yapip hayatin zevklerine daha fazla zaman ayirabilmenden dolayi seni kutluyorum.Yazilarin inanki bana her zaman moral, nese ve umut veriyor.
Kendine iyi bak.Gecmis olsun dileklerimle
reha Karaoz los angeles
Reha bey,
Desteginize cok tesekkur ederim. Kontrolunun elimde olmadigini bildigim bir seyle kavga etmemin bir faydasi yok. Belki hayatin zevklerine her zamankinden daha cok zaman ayiramiyorum ama hic degilse, icime cekerek yasamaya calisiyorum.
Sevgiyle,
Fethiye
Soylenecek cok seyin oldugu ama hangi iki uc kelimeyi bir araya getirmeli karar verilmesinin en zor oldugu anlardan biri.. Sevgili Fethiye Ablam, Sayin Gulsay Gurbuz ne guzel yazmis, adimiza konusmus “Allah’dan umit kesilmez” derken…
Hayat sikinti, uzuntu, stres ile dolu suphesiz… en kotu anda iyiyi gorebilmeyi, karanlikta dahi yarinlarin aydinligini gormeyi ogrettin bize.. hayatta saglik, sihhat, bir anlik da olsa o mutlulugun, o yasam sevincinin ne kadar onemli oldugunu hep asiladin yazdiklarinla.. Allah senden razi olsun.. seni basimizdan eksik etmesin…
Musadenle seninle her sikistigim anda bana yardimci olmus, onumu acmis bir mucizevi dua yi paylasmak istiyorum:
Salat-i Tefriciye..
“Ya Rab! Efendimiz Muhammed’e tam ve mükemmel bir salat ve selam eyle. O Nebi ki, onun yüzü suyu hürmetine düğümler çözülür, sıkıntılar dağılır, ihtiyaçlar karşılanır, arzulara ve güzel akıbetlere erişilir, bulutlardan yağmur dökülür… Onun âline ve ashabına da salât ve selam eyle ya Rab! Her an, her nefeste ve senin bildiklerinin sayısınca.”
Ahh benim Altin Yurekli kardesim, Taylancigim, sizler benim ailem oldunuz. Yalnizlik hissetmeyi unuttum, simdi de dualarinizla desteksiniz. Ben biliyorum ki, ikiz torunlarima verdigim sozu tutacak ve onlarin universite diplomalarini gorecegim. Sizler gibi ailem olduktan sonra olmayacak bir sey degil. Tanri bizi duyuyor.
Sevgiler,
Fethiye Hanım,
size acil şifalar diliyorum. Yazınızdan gerçekten güçlü, lider bir kişiliğiniz olduğu anlaşılıyor. Bu da kolay kolay pes etmeyeceğiniz anlamına geliyor. Binlerce km öteden de olsa burada desteğimiz sizinle. Geçmiş olsun.
Cok tesekkur ederim Mehmet bey.
Sn.Fethıye Hanım
Sızı tanımıyorum ama bır an evvel saglığınıza kavusmanız ıcın tanrıya dua edecegım.Guclu ıradenızle bu hastalıgı yenecegınıze ınanıyorum.Sıze uzuuuuun ve saglık dolu gunler dılerım.
Cok tesekkurler ederim Osman bey, dualarinizi eksik etmeyin.
sizi kisa süreli tanimis olmanin mutlulugunu yasarken hastaliginizla ilgili cok üzüldüm güclü kisiliginizle bunun üstesinden geleceginize inaniyorum saygilar
Orhan bey, uzulmeyin lutfen, dedigim gibi her sey bizim icin, ot gibi gelip ot gibi gitseydim ben de uzulurdum. Sonucta hepimizin bir gorevi var. Demek ki gorevim bu yonde simdi
Iyi dileklerinize tesekkur ederim.
Sevgiler,
Sizin çok güçlü olduğunuza ve paylaşmayı seven sevgi dolu yüreğinizle bu hastalığın üstesinden rahatlıkla geleceğinize inanıyorum. En iyi dileklerimle size çok geçmiş olsun.
Sevgili Gul,
Sizler bu kadar inaniyorsaniz yenmemem icin bir neden yok demektir.
) Tesekkurler,
Sevgilerimle,
Fethiye Hanim, hastaliga ve hayata bakisinizi cok takdir ettim..Son zamanlarda ogrendigim bir alternatif tip’dan bahsetmek istiyorum Turkiye’ye gittiginizde bir gorunmek isteyebilirsiniz. Cok ilginc bir metot hicbir masrafi yok. Yakin arkadaslarimdan olaganustu iyilesmelere sahit oldum, o yuzden beni cok etkiledi. Amerikada da bazi yerlerde yayginlastigini duydum bu tedavi seklinin. Orucla ya da aclikla tedavi diyorlar..Dr. Aidin Salih diye google da ve you tube da aratirsaniz kendisiyle yapilan televizyon programlari ve tedavinin inceliklerini anlatiyor..Ayrica Gercek Tip adinda bir kitabi da var bu hanimin..Cok ilginc geldi bana, kendisinin MS hastalarini da bu sekilde tedavi ettigini duymustum ama en guzeli bir kontrol olmak, cok durust biri oldugunu soyluyorlar..
Sifanin nereden gelecegini bilemeyiz, insan boyle bir egitimden (Ben hastalik ve hayatin zorluklarini bir egitim olarak goruyorum, ogrenme firsatlari, hayata daha farkli, gercek anlamini gorerek bakmayi ogrenme egitimi) gecmeyince olaylara bu kadar titiz bakamiyor insan..
Allah sifa versin, size ozel egitiminizde kolayliklar diliyorum size..
Cok sevgiler..
Zeliha hanim,
Onerilerinize ve ilginize yurekten tesekkur ederim. Alternatif tibba karsi degilim tabi ki. Mumkun olan herseyi denemek lazim. Kaldi ki pozitif enerjinin cok yararli olduguna inananlardanim. Bunun icin hasta olmaya bile gerek olmamali. Bu yuzden hep pozitif enerji yaymaya calisirim. Hayatin hep sivri noktalarimizi torpulemeye calistigini dusunurum. Turkiye’ye yakinlarda bir seyahat yapmama imkan yok, maddi olarak bunu karsilayamam. Ayrica, ben sabah kalktigimda Florinef’imi icmesem, her ayaga kalktigimda beni yerden toplarsiniz o yuzden oruc tutma sansim yok.
Tekrar yurekten tesekkurlerimle,
Fethıye;
Yureginın guzellıgı,saflıgı ve temızlıgı yuzune vuran canım arkadasım benım..Senın kalbın,ınsanlara olan sevgın o kadar buyukkı,okadar buyuk bır yurek tasıyorsunkı o bedenınde,senı hıc bırsey yere ındıremez ben ınanmıyorum.Senın ınsanlara yardımların,hosgorun yuce yaradanın gozunde zaten cok buyuktur,sen dogru bıldıgın yolda yuksek enerjını, ınancını hıc kaybetmeden yurumeye devam et arkadasım,sen herzaman cok guclu bır kadın, cok guclu bır anne oldun.bır daha soyluyorum senı hıc bır hastalık yenemez,Allahın ıznıyle sen hepsını yer bıtırırsın.Senı cok opuyorum..ve cok sevıyorum..daıma YUREGIMDESIN
Tesekkur ederim Resencigim. Teveccuh gostermissin, biz burada bir avuc gurbetciyiz, tabi ki birbirimize yardim edecegiz. Dualarin icin tesekkur ederim.
Sevgiler,
Fethiye
Sevgili Fethiye,
Senin de benim onlarca kez yaptigim gibi Azrailini sopayla kovalayacagina eminim.
O celik iradenle herseyin ustesinden geldigin gibi bununda gelirsin.
Sen gelde Rumeli Kavagindan 100 igne capariyle derya kuzusu palamuta cikalim. kiremitte mahalle firininda harika olur uzerinde domates sogan maydanoz harci ile.
Hele aznarotu da kodun mu yanina.
Uffffffff…keyfe bak.
Azrail bilem comer masaya.
Optumssss….Kendine iyi bak.
Cok sevgiler,
Cetiner
Bu sene pek de sisman geldiler. Bilirsin dam kiremiti uz
acil sifalar diliyorum
Cok tesekkurler ederim
sevgili fethiye hanim, tanri hepimize sagliklar versinki torunlarimizin muruvetini gorelim.benimde ona benzeyen hareket bozuklugu rahatsizligim var ve nasil yasandigini cok iyi biliyorum.care olan ilacimda sosyal guvenligim odemiyor.maddi ve manevi cok zorlaniyorum.saatinde ilacimi almazsam eroinmanlar gibi cirpiniyorum.Kendimi patchwork ile oyalamaya calisiyorum tanri hepimize saglik versin ……
Amin Aysel hanim.. size de sifalar dilerim. Turkiye’de mi, Amerika’da misiniz? Ilacinizin adini ogrenebilir miyim? Kimbilir, bakarsiniz birbirimizden bir umit belirir.
Sevgili Fethiye hanım bu siteye ilk girdiğimde durumumu anlatmıştım ve siz tuşlara uzanan ilk dost ellerindendiniz.İyi niyetli ve pozitif bir insansınız.Pozitif düşüncenin hastalıkları yanmekteki gücü tüm dünyada biliniyor.Ne kadar yaşadığımızdan ziyade ne kalitede bir hayat sürdüğümüz sanırım önemli olan.Yazdıklarınızdan geriye baktığınızda gülümsediğiniz bir hayat sürdüğünüz izlenimi oluştu bende ve geleceğe ümitle bakan bir ruh ve gözler.Sağlığınıza biran önce kavuşmanızı diliyorum,sevgilerimle.