İlk Zaferim


İlk Zaferim

Kurallara uymayı sevmeyen bir milletiz. Amerika da kurallar ülkesi. Türkiye’de durmayı aklımızdan bile geçirmediğimiz “DUR” işareti, burada başınıza bela olur, öyle bir ceza ödersiniz ki, bir daha dur işaretini gördüğünüzde zınk diye çakılırsınız. Burada dikkat edilmesi gereken şey, “durur gibi yapmak” yerine, “durmak”.

Amerika’ya öğrenci olarak da gelseniz, yaşamak için de gelseniz, ilk araştırdığınız şeylerden biri de ehliyet almak ve araba sahibi olmaktır. Çünkü çoğu zaman, eğer büyük bir şehir merkezinde ve çarşı içinde yaşamıyorsanız, en yakın alışveriş yapabileceğiniz yer bile sizden millerce uzaktadır. Çoğu şehirde de ulaşım için bizde olduğu gibi kolaylıklar yoktur.

EHLİYET ALIYORUZ

Her eyaletin kendisine göre yasaları var demiştik daha önce, o yüzden her eyalette süre farklı olabilir ama orada yaşamaya başladıktan sonra 1 ila 3 ay arasında mutlaka o eyaletin ehliyetini almak zorundasınız. Yazılı sınavı geçtikten sonra size “driving permit” verirler, aynı ehliyete benzeyen ama sadece yanınızda geçerli ehliyeti olan biri varken araba kullanabilirsiniz o belge ile. Ne zaman ki direksiyon sınavına girersiniz, o zaman anında bir ehliyetiniz olur. Her taşındığınız adresi on gün içinde DMV’ye (Motorlu Taşıtlar İdaresi) bildirmek zorunluluğunuz var. Polis sizi çevirdiğinde ilk soracağı sorulardan biri, “adresiniz güncel mi?” dir. Bunun için de DMV’ye gitmenize gerek yoktur, internetten de yapabilirsiniz. Size verilen ehliyet [8 yıl Oregon için geçerli] 8 yıllıktır, her 8 yılda bir yenilenmesi gerekiyor. Ehliyetinizin geçerlilik tarihi doğum gününüze denk gelir ve araba muayeneniz de öyle. Size bir hatırlatma mektubu gönderir DMV hem ehliyet yenilemesi için, hem araba muayenesi için.

ARABALANIYORUZ

araba_F2Şimdi bu kısa bilgiden sonra, araba almak konusundan söz etmek istiyorum. Amerika’da ikinci el araba ucuzdur. Ben ilk geldiğimde rastgele bir araba satıcısına gidip, araba istediğimi söylemiştim. Tabi hem aksanım, hem de ürkekliğimden mutlaka “tamam düştü bir kuş” demişlerdi. Filistinli bir satıcı bana 2000 senesinde, 1991 model bir arabayı $9000’e satmaya kalkmış, pazarlıklar sonucu $7200’e bağlamıştık olayı. Üstelik peşin alıyordum ve çok da iyi pazarlık ettiğimi sanmıştım. Oysa çok değil üç ay sonra, aynı özelliklerde ama çok daha iyi durumda bir arabayı $2500’e alabileceğimi acı bir şekilde öğrenmiştim. O yüzden mutlaka araba alacağınız zaman, bu iş için tecrübeli bir arkadaşınızdan yardım almanızı şiddetle tavsiye ederim.

İlk kazamı yaptığımda ise, ne yapmam gerektiği hakkında hiç bir fikrim yoktu. Küçük bir alışveriş merkezinde, park yaptığım yerden çıkarken, park yerine çok daha yavaş girmesi gereken bir kadın, hızlı bir giriş yaparak, bana çarpmış ve neye uğradığımı şaşırmıştım. Önümdeki dükkanlardan çıkan bir adam, polis çağırmaya gerek olmadığını, oranın özel bir park olduğunu söylemiş ve ehliyet ve sigorta bilgilerimi sormaya başlamıştı. Ben de o şaşkınlıkla, “siz kim oluyorsunuz?” demeyi akıl etmemiştim. Öğrendiğimde ise çok geç olmuştu. O adam, bana çarpan kadının sigorta agentası idi. Ama kaza yaptığımı DMV’ye rapor etmem gerektiğini ertesi gün öğrenmiştim. %100 hatasız olduğum bir kazayı da o adamın şahitliği ile sigortam ödememiş, kendi başımın çaresine bakmak zorunda kalmıştım.

Ama yavaş yavaş kendimi savunmayı öğreniyordum. Amerika’da, Türkiye’de görmeye alışık olmadığımız diğer bir şey de; dönüş şeritleri. Yollarda, sola ya da sağa dönmek için kavşaklarda oluşturulmuş dönüş şeritleri var. O şeritlere girdiğinizde dönmek zorundasınız. O yüzden ilk zamanlar bir çok kere bir kaç blok öteden döndüğüm olmuştur.

CEZA ALIYORUM!

araba_F1Uzun süren bir işsizlikten sonra geçici bir iş bulmuştum, sevinçliydim. İşten çıktım, yoğun trafikte eve gelirken, yeşil ışığın yanmasıyla sola döndüm ve döner dönmez şu benim yanar döner polis arabasının arkamda olduğunu gördüm ve sağa çekip durdum. Ehliyet ve sigorta kontrolü için durdurmadı beni bu herhalde. “Ne yaptım?” diye sordum. “Sola dönüş şeridine biraz erken girdiniz” dedi. “Hayır erken girmedim” dedim.. “On tane araba geçtin ışığa kadar, arabanda bekle” dedi ve gitti, biraz sonra döndüğünde elinde $250’lik bir ceza bileti taşıyordu. Dalgasını geçmeyi de ihmal etmedi tabi.. “Mahkemeye gider, hakimden taksitlendirmesini istersin” dedi. Eve gelene kadar ağladım.

Ceza biletinde yazan mahkemeye gidip “ben suçsuzum” dedim ve bana bir mahkeme günü verdiler. Ertesi gün, cezayı aldığım kavşağa gidip bir sürü resim çektim. Özellikle bana on araba geçtin dediği için, yeşil ışığı bekleyen arabaların çok olduğu anları çekmeye çalıştım. Bu resimlerden bir kaç tanesini büyüterek kendimi mahkemeye hazırladım.

İLK ZAFERİM

araba_F3Mahkeme günü geldiğinde, benden önceki duruşmaları da seyredip, heyecanımı yatıştırdım. Sıra bana geldiğinde hakim önce polise söz verip izahat istedi. Sıra bana geldiğinde, polise soru sorup soramayacağımı sordum. “Sor” dedi. Aynı kavşakta, aynı suçtan haftada kaç ceza kestiğini sordum. Hatırlamıyorum dedi polis. Ben “eğer yeteri kadar çok kesmiş olsaydınız hatırlardınız değil mi?” dediğimde ise, şaşkın gözlerle bana bakıyor, lafı nereye getireceğimi merak ediyordu, “herhalde” dedi. Hakime dönüp; “Sayın Hakim, size bir kaç resim sunmak istiyorum. Bahsi geçen kavşakta sola dönüş şeridi devamlılık gösteren bir şeritr, eğer polis memuru orada her gün iki saat dursa, Beaverton Polis Departmant’ın bir yıllık bütçesini bir haftada çıkarırdı herhalde” dedim. “Eğer ikinci resme bakarsanız, yeşil ışığın yanmasını bekleyen dokuz araba göreceksiniz, onuncu arabayı gözünüzün önünde canlandırırsanız, sola dönüş için olan şeridin üstündeki ok işaretlerinin tam da orada olduğunu göreceksiniz. Nerede hata yaptığımı siz söyleyin bana” dedim. Hakim resimlere baktı, polisin de bakmasını sağladıktan sonra, polise bir itirazının olup olmadığını sordu. “Yok efendim” dedi polis.. Bu sefer bana dönüp “Bayan Temiz, çok iyi bir savunma hazırlamışsınız, gitmekte özgürsünüz” dedi.

Yani hem cezam sayılmamış hem de para ödemekten kurtulmuştum. Ama yine de ben okul bölgelerinde 20 mili geçmemeye, dur işaretlerinde durmaya ve kırmızı ışıkta geçmemeye azami dikkat gösteriyorum tabi.

Kazasız ve aydınlık bir hafta dilerim.

 


İlgili Yazılar



11 Responses to “İlk Zaferim”

  1. ibrahim diyor ki:

    Her zamanki gibi harikasın ablamm.bu yazı TR.deki trafik memurlarına,araba kullanabildiğini zanneden ben gibilere,:)vede bizim trafik magandalarına kapak olsun.:)))..
    yüreğine sağlık,iyiki varsın.!!

  2. Fethiye diyor ki:

    Canimsin benim,
    Sevgili Ibrahim hoca, yasalar bizim ulkemizde de ayni yasalar, ama onemli olan yasayi yapmak degil, uygulamak :) )

    Sevgilerimle,
    Fethiye

  3. gul kacar diyor ki:

    Ehliyet alıyoruz bolumde kafamdaki sorulara çok net özet bilgi vermişşiniz. Elinize sağlık. Tam istediğim bilgilerdi. Çok Teşekkürler :)

    Yaşadıklarınızda bizim için güzel bir örnek olacak. İlk kazanız ve zaferiniz nerden nereye gelmişsiniz. Böyle bir durumda peşini bırakıp pes etmemişsiniz, başarmışsınız. Ne mutlu size.

  4. Fethiye diyor ki:

    Gul hanim,

    SOrulariniza cevap buldugunuz icin mutluyum. Umarim aradiklarinizi bulursunuz geldiginizde. Zor bir donem gecireceksiniz ama yilmak yok :)
    Sevgiler,
    Fethiye

  5. gul kacar diyor ki:

    İyi ki sizler varsınız. Çok teşekkürler :)

  6. Zeki Uyan diyor ki:

    Çok hoş olmuş.Özellikle ceza için mahkemeye çıkılması kısmına çoğu Türk anlam bile veremez.
    Biliyorsunuz bizde polis cezaya imzayı attığı andan itibaren dünyayı değiştirseniz bile cezayı kaldıramazsınız.Çoğu zaman ceza aldığınızdan haberiniz olmaz tesadüfen öğrenirsiniz.

  7. Ahmet ÇELİK diyor ki:

    Ben hala “dönüş şeridi”kısmına takılı kalmış durumdayım. Dönmek istediğimiz zaman sağa yada sola her şart altında zart diye dönen bir milletin ferdi olarak kavramam da zor olacak sanırım:)Ayrıca polisin dediği “dönüş şeridine erken girdiniz” cümlesini de anlayamadım:) Dönüş şeridine erken girmek iyi birşey değil midir ki amacınız dönmek zaten. Neyse, “dönüş şeridi” olayını sindiremeden, şeride erken girmenin yanlışlığını zaten anlamam zor:) Türkiye’de, kesilen cezaya itiraz da pek görülen birşey değildir, genelde devlet haklıdır. Ama zaferiniz için tebrik ederim. Eğer bu olayı Türkiye’de yaşasaydınız zaferle sonuçlandırmanız biraz daha zor olurdu.

  8. Fethiye diyor ki:

    Ahmet bey,
    Oncelikle yorumunuz icin cok tesekkur ederim. Yukardaki resimlere bakarsaniz sola donus seridi acik gorunuyor. Donus seritleri yolun yogunluguna gore daha uzun ya da kisa olabiliyor. Serit bos oldugu icin 10 araba onceden girmenize gerek yoktu demek istedi polis. Burada kesilen her cezaya itiraz etme hakkiniz var. Kesilen trafik cezasinda, biletin ustunde hangi mahkemeye gidecegiz, gunu ve saati de vardir. Gider evet sucluydum ama soyle bir sebebim vardi derseniz, hakim biraz indirim de yapiyor ve taksitle odeme imkani da sunuyor. Benim durumumda oldugu gibi “sucsuzum” derseniz, o zaman bir durusma gunu tayin ediyorlar.
    Sevgiyle,
    Fethiye

  9. Fatih C. diyor ki:

    Süpersin ablacım, bilgilendirici olan bu hikaye tadındaki yazın gerçekten mükemmel olmuş, tıpkı diğer köşe yazıların gibi…

Yorum Yaz