Florida’dan Merhaba


Florida’dan Merhaba

Bugün, uzun bir aradan sonra ilk defa hikayelerimi paylaşacağım bir ortamdayım.  Kulağımda en sevdiğim sanatçının bestesi, düşlerimin ortak noktasındayım.  Biraz heyecanlıyım açıkçası,  Türkiye’nin farklı kesimlerinden Amerika’ya yolu düşen yada Amerika’ya gelmek isteyen arkadaşlarımızla birlikte deneyimlerimizi paylaşacağız.  En ortak nokta ise, küçük şeylerden mutluluk duyan kalplerimiz olacak.  Belki ufak bir gülümseme bırakacak dudaklarınızda, belkide bu yola daha baş koymadan vazgeçeceksiniz. Sonu ne olursa olsun denemeye değer. Burada, hissedilmesini istediğim biyolojik olmasa dahi biz bir aileyiz, usa-turk. com olarak.  Vaatler yerine, yapıcı olmalıyız, yaratmalıyız.  Ne de olsa hepimiz Türk’üz.  Türk olmanın gururu, onuru,  şerefiyle, tarihimizle Amerika’dayız.  Biraz farklıyız onlardan ama bu farklılık sizlere daha büyük kapılar açacaktır, inanın bana.

İlk yazımda size biraz hayatımda beni çok etkileyen ve buraya geldiğimde daha az sıkıntı yaşamamı sağlayan olayları anlatacağım. Öyle çok çocukluğuma inmeyeceğim rahat olun. İnşallah sizler de kendinize bir parça koparabilirsiniz.

Dört senelik lise hayatımda, İngilizce-Almanca sosyal eğitimi ile mezun oldum. Aklımda kalan birkaç öğretmenim var, biri şu anda sizlere bu yazıyı yazabilmenin, en ince noktalarını hayata dökmemi sağlayan, sevgili Edebiyat Öğretmenim. İkincisi ise İngilizce eğitmenim. Lise sondayız, dokuz kişilik ufak bir sınıf. Birgün, “annenizi babanızı seviyor musunuz?” diye sordu, cevabı herkesin söyleceği tarzdandı, elbette! Peki ya ülkenizi, hani her sabah and içtiğiniz Ata’nızı seviyor musunuz? Cevabı sorulmazdı bile. Hocam’ın peki bugüne dek ne yaptınız demesi ile, söyleyecek inanın hiçbir şeyim yoktu. ’’Sevmek, emek vermektir’’ dedi. Bir an sanki elime ayna tutuşturulmuşçasına durdum ve düşündüm, ne yaptım ben bugüne dek?

Mezun olduktan kısa bir süre sonra, ailemin Ozbekistan’a üniversiteye gidiyorsun demesiyle benim Amerika hayallerim suya düştü. Ucaktan şehre ilk baktığımda bomboştu, yokluk vardı. O an sanırım anlamaya başladım, herşeyin İstanbul’dan farklı olduğunu. Kesinlikle taşı topraği altin degildi. Eşsiz bir şehirden bambaşka bir yerdeydim. Bir odanın icinde dört kişi yaşayabiliyordum, yemeğimi yemek masasinda değil de yer masasında yiyebiliyordum. Çamaşırlarımı makinede değil, elimde leğende yıkıyordum. Sanırım, daha birinci ayımda babami aradim ve baba beni kurtar dedim. Kabus gibiydi. herşey. Babamin ilk solediği söz, sana geri dönebilmen için uçak biletini şu anda yollayabilirim, başaramıcak olman içinse sadece susuyorum, bu senin kararın dedi. Bir anda içimdeki o güçle, hayır baba!, Başarıcağım dedim. Başarmam şartdı, benden sadece beklenen bu idi. Tertemiz bir aileyle yasadim, kari-koca yattiklari yatağı bana verip kendileri yer yataginda yattilar. Hayir, olmaz ben yatarim dedigimde ise cevabi hayatimdaki taslardan biri oldu. Babanin uzerimizde cok emegi var!. Oradan ayrılırken, zorlandım, çok ağladım ama başka hayallerimin peşinde koşmanın sırası gelmişti.

Aradan geçen iki sene sonunda Amerika’ya gelmek istedim, vizeye başvurdum alamadım, yılmadim yine başvurdum, ve sonunda buradayım. Vizeye basvururken bir çok forum okudum, beni hayal kırıklığına uğratan şeylerle karşılaştım. Herkes baska konuşuyordu. NYC havaalaninda Turklere kotu davranıldığından , buraya gelen başka arkadaşların sanki sadece onlar gidebiliyormuş gibi yarattıkları bu hava, forumlardan uzaklaşmama , bir daha okumamama sebep verdi. Aslinda birazda bu yuzden, bu yalnış yargıların açığa cıkması için paylaşmak istedim. Bambaşka bir hayatdı burasi, neden daha başlamadan bitirilmesi bekleniyordu?

Farklı kültürleri tanımak istedim, onlarla birlikte yaşayıp, onların diliyle kendimi anlatmak oldu, en buyuk derdim. Bazen kendi dilinizi konuştuğunuz zaman bile anlaşamazken, nasıl olur da İtalyani, İspanyolu, Kübalisi, Brezilyası, Almanı, Amerikalısı ile konuşacağız. Ortak paydamız en basta insan olabilmek, daha sonra yeni diller öğrenebilmek, anlaşmaya çalışabilmek.

Istanbul’da dahi bilmediğimiz yepyeni yerler var, elbet Amerika ile bunu kıyaslamak doğru değil. Metropol bir şehirden buralara gelmis ben, bazen çok ama çok şaşırdım. Evet, Amerika kesinlikle kolay bir ülke değil. Ama kendimize güvenmeliyiz, bu konuda geleceği görerek adımlar atmalıyız. Sokaklarda Brad Pitt, Anjelina Jolie görme umuduyla burada yaşamak isterseniz, biraz daha zor işiniz, açıkçası. Ailenizden, sıcak yuvanizdan ayrısınız, oda kiralıyor onlarin verdikleri yatakta yatıyorsunuz, belkı çarsafı bile değiştirilmemiş. Elinizde iki bavul var, tum hayatınız, resimleriniz, aşkınız. hüzünleriniz, mutluluklarınız orada sizinle geliyor. Ne kadar garip değil mi?

Ama başarmak zorundayız, daha iyi eğitim, daha kaliteli yaşam koşulları, ümitler uğruna. Ne istediğinize her zaman emin olmaya calışın, net olun, hayir demekten çekinmeyin. Birçok hayir bazen size bambaşka kapılar açabilir.

Aileme, ozelikle babama bana çok desteği olduğu için her düştüğümde beni kaldırdığı, sıkılmadan usanmadan babam olduğu için çok teşekkür ederim. Unutmayin, sevgi emek vermektir ve emeklemelerinizle kocaman adımlar atabilmeniz, atabilmek dileği ile.

 


İlgili Yazılar

  • No Related Post


32 Responses to “Florida’dan Merhaba”

  1. samim etger diyor ki:

    sevgili a.gül,
    yazdıklarını gururla okudum hele babanla
    ilgili olan satırlar beni çok duygulandırdı, seni kutluyorum , babanında seninle gurur duyduğundan eminim. yaptıkların yapacaklarının teminatı olsun,herşey gönlünce olsun,
    sansın bol olsun.
    sevgiyle kal

  2. Polen Uysal diyor ki:

    “Elinizde iki bavul var, tum hayatınız, resimleriniz, aşkınız. hüzünleriniz, mutluluklarınız…” kesinlikle tarifi budur kac senelik hayatindan kopup buraya gelisin ve burada elinde getirdigin iki bavulla yeni bir hayata baslayisin. ellerine saglik!!

  3. last mohikan diyor ki:

    Ayşegül Hanım;Bende yazınızı zevkle okudum ama sadece okudum..Tek aldığım şey gerçekten babnız sizin için çok şey yapmış..Sizin onun ve türkiye için ne yaptığını merak ediyorum..Saygılarımla

    • Azra diyor ki:

      Last Mohikan;

      Iki turlu elestiri vardir,biri yapici olmak uzere,digeri ise sadece kirici olmak uzeredir.Ailem hakkinda laf solettirmeyecegim gibi kendisinin adini dahi bilmeden Turkiye icin ne yapmis demek yapilan emege,bir babaya olan saygisizliktan oteye gidemez.

      Babamin benim icin cok sey yaptigini anlamis olmaniza cok sevindim,buda benim babama en buyuk odullerden biridir.

      Saygilarimla

      Azra

  4. Azra diyor ki:

    Polen Uysal;

    Cocukluk resimlerini bile alamadan cikilan bu yolculukta herkes umarim cok mutlu olur.Ayirdigin vakte cok tesekkur ediyorum.

    • Tamer güler diyor ki:

      Merhaba Azra,
      Ben Greencard kazandım ve Floridayı dusunuyorum. bıraz daha anlatırsan cok sevınecegım.
      Su an konsolosluk process ı beklıyorum nısan gıbı gozukuyor.

      saygılar
      tamer

  5. Azra diyor ki:

    Sevgili Samim Amcacim;

    Babamla gencliginiz,annemlerin gencligi simdi de biz.Sizlere layik olmak icin ne yapsak az…

    Insallah yaptiklarim ileride yapicaklarimin teminati olur….

    Sizleri cok seviyorum…

  6. Taylan Yalnız diyor ki:

    Sevgili Aysegul,

    Gerceklerle beklentiler arasindaki farki yenilmeden kabul eden, sorunlarin uzerine babanizdan aldiginiz gucle, ona verdiginiz saygi ve sevgi ile giden, ustesinden gelen birisi olarak sizi kutluyorum…

    Amerika’daki egitim deneyiminiz eminim bu objektivliginiz ile bircok yeni gelmek isteyen ogrenciye yol gosterecektir..

    Basarilar…

  7. zeki AYDIN diyor ki:

    merhaba hikayeniz yaşanmış bir anınızdır elbette yaşanan anı içerisinde çıkarılacak dersler vardır.baba aile kıymeti ve ailenin evladına verdiyi destek.gibi bağımsız hareket edebilme kabililyeti.ayrıca biz türklerin başka milletlerden farkımız olmadığımızı bizlerinde sadece amerika deyil dünyanın çeşitli ülkelerine gidebilme kabiliyetinin de varolduğunu da anlatıyorsunuz.teşekkürler.yazılarınızın devamını bekliyoruz.

  8. last mohikan diyor ki:

    Sevgili Ayşe Hanım;
    Yorumumu yanlış anladığınız için gerçekten çok üzüldüm..Demek biraz daha açık yazmam gerekiyor,hata bende..Babanıza bırakın laf söylemeyi, gerçekten dört dörtlük olduğu size verdiği emekten belli oluyor..Ben tc için ne yapmış derken sizi kastetmiştim ki;bu kadar alıngan olabileceğiniz de aklıma gelmemişti bir..illa yorumlar yapıcı olacak,herkes yazdığınızı veya fikirlerinizi beğenecek kuralıda yok vede demokratik değil iki..beğenmeme gibi bir hakkım yoksa o zaman yazılarınızını okumamam gerekiyor üç..Ben herkesin fikirlerinden bir şeyler almak için okurum okuduklarımı.Vede aklıma yatmayan bir şey varsada doğrusunu öğrenmek için sormak isterim..Keşke bende sizin babanız gibi evlatlarıma bir şeyler yapsam.Gurur duyardım vede yapmaya uğraşıyorum.İyi şeyler yapmam için sizi yada babanızı da tanımam gerekmiyor ,siz gayet güzel anlatmışsınız..Bende alacağım dersi aldım.Ben sizden, usa da bulunan biri olarak vede sanırım Florida da bulunan biri olarak oraların artısı ve eksisini anlatacağınız bilgileri bekliyorum..Bu kadar alınganlık sanırım yeni yazmaya başlayan biri olarak hiçte iyi bir vasıf değil.Sizi üzdüysem tekrar özür dilerim.Her şey gönlünüzce olsun.

  9. Azra diyor ki:

    Zeki Aydin;

    Buradaki ilk yazimda yalniz birakmayip,okudugunuz ve zamaninizi ayirip yorumunuzu esirgemediginiz icin tesekkur ederim.

  10. Azra diyor ki:

    Last Mohikan;

    Ben pek kolay uzulmem,uzulme hakkimi, alinganlik hakkimi ciddi ve onemli seyler icin kullanma taraftariyim.Her zaman,her sekilde yorumlara acigim,yazdiklarimi veya yazicaklarimi tartismak ama olcusu durumunda,bu iki tarafada daha cok dusunme yetisi katicaktir.Kaldiki sizden sanirim en az 20 yas kucugum,buyugume saygida kusursuzluk edip uzatmak istemem.

    Tesekkurler.

  11. Oguzhan ALAY diyor ki:

    Analardir adam eder adami der ustad..Ya babalar?..Su ulkeye gelmemdeki en buyuk neden rahmetli babamin bana soyledigi iki cumle ve verdigi destektir.
    Azra, yazilarin Amerika’da mucadele verecek bircok insana isik tutacak..Cok icten ve gercekci,harika bir kalemin var..Yazilarini okumak zevk verecek,merakla bekliyoruz…

  12. Azra Aysegul Ok diyor ki:

    Oguzhan Alay’;

    Begenmis olmana guclu bulmus olmana gercekten sevindim.Bazen gercekler insanlari cok urkutur,ustunu hep kapatmak ister halbuki onlarla basa cikabilmek icin o kadar da guclu olmamiza gerek yok sadece kabullenmeliyiz.Cunku;hayat o kadar guzel ki,korkularla vakit kaybedemeyecek kadar.

    Tesekkurler

  13. Ayse diyor ki:

    Sevgili Azra,

    Gencecik yasinda buyuk bir guven ve cesaretle Amerika’ya gelisin ve duygularini kaleme dokusun gercekten cok
    guzel ve keyif veriyor insana.

    Florida’da WPB’de yasiyorum. Senden 7 yas kucuk bir kizim var. Esim Amerika’li ve ogretmen. Bu taraflara yolun duserse bana mail atman yeterli. Seninle tanismayi isteriz. Ozellikle kizim cok mutlu olacak!

    Sevgili Azra, eger bir problemle karsilasirsan veya sorun yasarsan lutfen cekinmeden bana mail gonder, sana telefonumu yazacagim.
    SAKIN UNUTMA! Yanliz degilsin!

    Yazilarini cok begendim, gelecegin yazarlari arasina emegin ve gayretlerinle zamanla yukselecegine inaniyorum.
    Ailenle ne kadar gurur duysan azdir!

    En icten sevgilerimle

    Ayse B.

    • Azra Aysegul Ok diyor ki:

      Ictenliginize cok tesekkur ederim,WPB o kadar uzak sayilmaz eger bir gun yolum duserse bir kahve iceriz,en olmadi belki sizin bir gun yolunuz guneye dogru duser,ben size bir kahve ismarlarim =)

  14. Aslı OK diyor ki:

    Canım ablacığım,
    Yazdıkların o kadar akıcıydı ki tek solukta okudum. İnan ki bu yaşadığın zorlukların mükafatını en iyi şekilde alacaksın. Yeter ki bu disiplin ve sabır ile devam et. Sana güveniyorum.

    • Azra Aysegul Ok diyor ki:

      Ablacigim;

      Kardesim;

      Guvenimleri bosa cikartmamak adina…

  15. Emre Baransel diyor ki:

    Küçük şeylerden mutluluk duyan kalplerimizin o küçük şeylerin aslında sandığımızdan çok daha büyük şeyler olduğunu kaybetmeden önce anlamaları dileğiyle..Çok güzel yazı Ayşegül devam et! Go gurllll ;)

    • Azra Aysegul Ok diyor ki:

      O zaman bir sarki soyleyelim birlikte=)

      Tesekkurler…

  16. Sam Doyduk diyor ki:

    Gerçekten 10 numara bir yazı olmus..Umarim her zaman ideallerin icin verdiğin savasın galibi hep sen olursun :) Emeklerinin sana ihanet etmeyecegi bir gelecek senin olsun…

    Kardeşin Sammy…

    • Azra Aysegul Ok diyor ki:

      Umarim gelecek bize hic ihanet etmez dedigin gibi,ektigimiz butun tohumlarin meyvasini alabiliriz.

  17. İbrahim Krara diyor ki:

    Azracım , kalbinin güzelliği yüzüne yansıdığı gibi beyninin süzgecinden geçerek yazılara dökülmüş çok içten ve çok şeffaf bir yazı olmuş keşke her insan senin gibi olabilse kutluyorum seni hem böyle bir yazı için hemde açık yürekli olabilip herkesle paylaşımlarda buluna bildiğin için , senin gibi insanların çoğalması ve hayatın boyunca herşeyin istediğin gibi olması dileğiyle sevgiyle kal , saygılar …

    • Azra Aysegul Ok diyor ki:

      Ibrahim Bey;

      Tek benim degil herkesin makul isteklerinin gercek olmasi dilegiyle…

  18. afra zeynep suel diyor ki:

    yazılarınız bence cok samimi ve içten,sıcak bir tarafı var. Siteye çok yakıştığınızı ve çok başarılı olacağınızı düşünüyorum. Başarılarınızın devamını dilerim.

  19. Ceren Aykut diyor ki:

    Ayşegül,

    Yaşadığın bunca zorluğa rağmen hayatında hep hedeflerin doğrultusunda ilerlemen senin ne kadar güçlü bir karakter olduğunu gösteriyor. Yazılarından anladığım kadarıyla yaşadığın her zorlukta yanında olan baban, senin güçlü olmanda da en önemli rolü oynamış. Bunu her seferinde belirtmen de senin ne kadar vefalı ve minnet dolu bir insan olduğunun en önemli kanıtı bence. Belki de bu yüzden okurken, iyi gününden çok kötü gününde senin yanında olmak isteyecek gerçek dostların olduğu hissine kapıldım.

    Yazılarına gelince; inan bir solukta okudum. Hem anlatımın hem içtenliğinle kısa sürede birçok yerden teklif alacak bir yazar olacağından hiç şüphem yok. Amerika’ya gelmek isteyip de söylenenlerden hevesi kırılanlar senin yazınla bir kez daha umut buldular. İstedikten sonra başarılamayacak hiçbir şey olmadığını onlara gösterdin. Yeter ki, gerçekten istesinler! Sende de bu azim olduktan sonra istediğin hedeflerin de çok ötesine geçeceğine şimdiden inanıyorum.

    Şans hep seninle olsun…

    Sevgiler
    Ceren Aykut

    • Azra Aysegul Ok diyor ki:

      Herkes,kendi sansini kendi yaratiyor,yapmak istediklerini onune koyup bakiyorsun,yapabilir miyim diye.Neden olmasin?Neden yapamiyalim?Hikayenin belkide ozu bu.
      Evet;cok guzel dostluklarim var,sadece iyi gunumde sokakta merhaba dediklerim dahi kotu gunumde yanimda olanlardir.Ozelikle;zaten arkadas kavrami bu degil midir?Hani derler ya iyi gunde kotu gunde,iste aynen boyle olmasi gerekiyor ki kafa olarakta huzura kavusabilelim.Telefon kadar uzagimda olan arkadaslarim aslinda hep yanimdalar…

  20. zeynep ocal diyor ki:

    durmak yok yola devam :)

  21. tayfun diyor ki:

    merhabalar..tabiki kendine güvenen başta kendi için ailesi için ve ülkesi için çok büyük şeyler yapabilir satırlarını okurken gurur duydum seninle bende senin izinden gitmek isterim… saygılarımla

  22. excavator77 diyor ki:

    selamlar. zorluklar karşısında yılmamayı, ve ana-baba sevgisini anlatan güzel bir yazı olmuş. elinize sağlık bu paylaşım için. İnşallh birçoğumuzun emelleri gerçek olur hayat denilen bu uzun ve meşakkatli yolda.

  23. Mustafa Serkan diyor ki:

    Oncelikle bir Turk olarak ve koc burcu adasin olarak cok onur duydum.. ne guzel Rabbim yar ve yardimcin olsun.. Biz onun hakkinda planlar yaparken baslmlzdan gecenlermis.. hayat.

Yorum Yaz