ESKİCİ GELDİ!


ESKİCİ GELDİ!

Ben oldum olası eskici dükkanlarını severim. Antikacıları da severim tabi de, benim bahsini etmek istediğim eskici dükkanları. Oraların kendine has bir kokusu olur. Her elime aldığım eşya beni düşündürür; kimler kullanmıştır, hangi duygular içindeydiler, bu eşya nelere tanıklık etti gibi.

Çoğumuz da severiz aslında “ikinci el” eşyayı ama bir kısmımız katiyen söylemeyiz, ikinci el aldığımızı. Nedense!!

İlk kez, 1973 senesinde, kucağımda kızım Ufuk 18 aylıkken gelmiştim bu yeni dünyaya, tam üç hafta kalmıştım. O zaman Salvation Army’den bir kaç oyuncak almıştı kızımın babası ve halası, kaldığı sürece oynasın diye. Yepyeni ve çok ucuzdu üzerine at gibi binilen tavşan önündeki ipinden çekince garip sesler çıkarıp, rengarenk kayarak gelen tırtıl. O yüzden, 1979’da Kanada’ya gittiğimde “burada Salvation Army” var mı diye sormuştum tanıdığım Türklere. “O da ne ki?” demişlerdi. Belki Kanada’da yoktur diye düşünmüş ama bir kaç gün sonra telefon rehberinden bana en yakın Salvation Army dükkanını bulmuştum. Sonradan aslında Türklerin de oralardan alışveriş yaptığını öğrenecektim, neden sakladıklarını ise asla.

YeniEv 009Kızım Ufuk’un 20 aylık ikizleri var. Bir kız bir erkek. Bütün çocuklar gibi onlar da dünyanın en tatlı varlıkları ve çabuk büyüyorlar. Sanki dün doğmuşlar gibi geliyor bana. Oysa, onların dünyaya gelmelerini beklerken aldığımız karyolaları bile kullanamıyorlar artık. Çünkü ikisi de maymun gibi tırmanıyor ve parmaklıklardan çıkmaya çalışıyorlar, tabi biz de düşerler diye korkumuzdan artık o karyolaları kullanmamaya karar verdik. Bir kaç hafta önce Ufuk bana “multiple mom club” un re-sale faaliyeti olacağını, oradan çocuklara toddler bed (alcak, 2 yaş sonrası kullanılan yatak) bulabileceğimizi ve bir hayli de ucuz alabileceğimizi söyledi. İkiz ya da bir batında daha fazla çocuk doğurmuş olan annelerin kurduğu bir birliktelik bu “multiple mom club”. Senede bir kez buldukları ücretsiz, büyükçe bir yerde, bebeklerine ait herşeyi, ama herşeyi son derece ucuz fiyatlarla satıyorlar. Tek şartları satışa konan eşya, oyuncak, mobilya vs’nın temiz, çalışır vaziyette ve lekesiz olması. Gerçekten de oraya gittiğimde ağzım açık kaldı desem yeri. Oğlumuza itfaiye arabası şeklinde, kızımıza ise sevimli bir vosvos şeklinde olan yeni yataklarını işte oradan aldık. Kışın ihtiyaçları olacak bir dolu kıyafetle birlikte. Tabi kızım da ikizlere küçülmüş olan giysileri, artık ilgi duymadıkları oyuncakları ve karyolaları dahil, ihtiyaç duymadıkları mobilyalarını da böylece satmış oldu.

Bu hem ailelerin çocuk yükünü azaltıyor, hem de çoğu zaman giyilmesine bile fırsat olmamış bir çok giyeceğin daha uygun şartlarda başka çocuklara ulaşmasını sağlıyor.

KOLEKSİYON BİLE YAPABİLİRSİNİZ

Salvation Army ve Goodwill mağazaları ise bunu devamlı yapan ve aynı zamanda topluma hizmet eden iki işyeri. Her iki kuruluş da sattıkları herşeyi bağış olarak alıyor, onları şehirlerin çeşitli yerlerinde satışa sunuyorlar. Salvation Army kazandığı parayla şehirlerde evsizler için barınaklar yapıyor, yiyecek dağıtıyor. Goodwill ise, zihinsel ya da bedensel özürlü insanlara istihdam sağlıyor. İş bulamayanlara ise eğitim hizmeti veriyor. Resume hazırlamalarına yardımcı oluyor, işyerleri ile bağlantılar kurup, insanları oralara yönlendiriyor. Yani hem insanların ihtiyacı olan eşyaları çok ucuz fiyata sağlamış oluyor hem de kazancını yine toplum için harcıyor.

YeniEv 006Zengin, fakir kim olursa olsun yolu hiç değilse bir kaç Goodwill dükkanına uğramamış kimse yoktur Amerika’da. Ben bayılırım Goodwill’leri gezmeye. Daha önce de demiştim ya, ilk apartman dairesini kiraladığımda tüm mutfak eşyami oralardan almıştım.

Evinizde mobilya mı değiştiriyorsunuz? Çoğu zaman basınıza dert olur eski mobilya. Bir garaj satışında da elden çıkarabilirsiniz, ya da şimdilerde herkesin işine çok yarayan craigslist’te de satabilirsiniz ama bunları yapamadınız, ya da sadece “hayır” yapmak istiyorsunuz, size en yakın Googwill ya da Salvation Army’ye hibe ediyorsunuz. Artık giymekten hoşlanmadığınız, bıktığınız, ya da kilo almak / zayıflamak nedenleriyle üstünüze uymayan giysiler, her çeşit ev eşyası, hatta yılbaşı dekorasyonu, aklınıza ne geliyorsa bu dükkanlarda bulursunuz.

Ben ilk çaydanlığımı ve kahve cezvemi de bir Goodwill dükkanında bulmuştum. Kimbilir hangi Türk’ün evinde iş görüyordu. Haa hatta tuzluk-biberlik koleksiyonuma da öyle başlamıştım. Evet, evet; tuzluk-biberlik koleksiyonum var. Bir arkadaşım, çok sevimli bir çift eşek hediye etmişti bana. Biri tuzluk, diğeri biberlik. Sonra bir Goodwill maceramda başka hayvanlar da görünce başladım toplamaya. Sadece çok hoş görünenleri topladığım için, kırk bir çift değişik hayvan şeklinde tuzluk-biberliğim var. Koleksiyoncular için biçilmiş kaftandır bu tip mağazalar.

Şimdiye kadar gitmediyseniz, mutlaka en kısa zamanda size en yakın olanlardan birini gezmenizi öneririm. Öyle şeyler bulursunuz ki, siz bile inanamazsınız bazen. Hele Amerika’ya yeni geldiyseniz, öğrenci iseniz ya da belli bir süre kalacaksanız, tüm evinizi Goodwill’den döşeyebilirsiniz. Bir şey almasanız bile, saatlerce size oyalayacak bir uğraştır eskici gezmek.

Ben yarın kendime doğum günü hediyesi almak için bana en yakın bir tanesine gideceğim.
Yeni haftanız keyifli ve aydınlık olsun.

Fethiye

 


İlgili Yazılar

  • No Related Post


10 Responses to “ESKİCİ GELDİ!”

  1. Azmi Güran diyor ki:

    Ben Amerika’da ikinci elden bir sey almadim, cünkü oraya gittigimde, Avrupa’ya mukayese edince, hayat seviyesi cok yüksekti, issizlik yok gibiydi ve gayet iyi kazaniyordum. Isvicre’ye döndügümde bu sefer buranin hayat seviyesi Amerika’ya nispeten hayli yükselmege basladi. American Club of Zurich’e aza oldugumda Salvation Army’ye (almancasi Brockenhaus) amerikalilarin cok gittiklerini kendilerinden ögrendim ve bende gitmege basladim. Hayrettir, orada ya cok zenginlerin (Rolls Royse’le gelenler) veya cok fakirlerin ve burnu büyük isvicrelilerin bile geldigini gördüm. Ondan sonra bende, amerikan konsolosu gibi, mobilyami bile oradan aldim. Ama ne mobilya, ender antika. Türklere, bir kaci haric, hic raslamadim.

    • Fethiye diyor ki:

      Sevgili Azmi bey,
      Gercekten bazen cok nadir seyler de bulunuyor oyle yerlerde. Zengin, fakir herkes ziyaret ediyor bu dukkanlari.
      Sevgiler,
      Fethiye

  2. Neriman Yuce diyor ki:

    10 NUMARA!

    • Fethiye diyor ki:

      Canim Nerimancigim,

      Cok tesekkur ederim, senden 10 numara almak zordur da cok gururlandim.
      Sevgilerimle,

  3. Hatun Ay diyor ki:

    Londra’da Oxfam’dan alisveris yaptik, burada Salvation Army ve Thrift Stores. Baskalarinin “atilmasi gereken” diye baktiklari ve bu magazalara bagisladiklari digerleri icin birer define olabiliyor.
    Arkadasim her tarafi yamulmus bir bakir kazan bulmustu bu magazalardan birinde.
    Bende hicbirseyi atmayi sevmem. Belli noktalarda istemedigimiz kiyafetleri birakmamiz icin konteynerler var, mutlak oralara birakirim. En azindan baskasi tarafindan kullanilabilmesi icin.

  4. Fethiye diyor ki:

    Sevgili Hatun,
    Dedigin gibi “baskasinin copu, bir baskasinin definesi” olabiliyor. Benim evime cok yakin bir tane var, ben genelde toplayip oraya gotururum.
    Bizim buralarda cok Turk olmadigi halde, ben de Turk motifi tasiyan cok sey gordum dogrusu.
    Sevgiyle,

  5. arzu diyor ki:

    Yazi harika olmus Fethiye hanim.
    Sizin sayenizde Amerika’da kesfedilecek yerler buluyorum.
    Binlerce dolar verip yenisini almaktansa yuzde bir fiyatina eskisini almak bana cok daha mantikli geliyor.
    Devir ekonomi devri.Belki boyle daha cabuk zenginde olabilirim gibi geliyor:)))
    Not:Ikizler kocaman olmus Masallah:)
    Sevgiler
    Arzu

  6. Fethiye diyor ki:

    Tesekkur ederim Arzucugum,
    Dogan buyuyor iste.. Kosede bucakta kalmis eskici dukkanlarini da unutma :)
    Sevgiler,
    Fethiye

  7. canan sezgin diyor ki:

    Fethiye hanım
    bende evdeki eskileri bagıslamak istiyorum Miami civarında Goodwill yada salvation army’ye bırakabilecegim bir adres varmı?
    Canan

  8. Fethiye diyor ki:

    Google’da Goodwill Miami yazdim, cikan link asagida :)

    http://www.goodwillmiami.com/

    Sevgiler,
    Fethiye

Yorum Yaz