Başlığa sonradan pazara sürülen Palm Pre, Motorola Droid, bazı HTC modelleri ve benzeri smartphone (akıllı telefon)’lar da dahil edilebilir. Cep telefonlarını bugün üç kategoriye ayırabiliyoruz: 1nci grup sadece cep telefonu olarak kullanılan ve bunun dışında fazladan bir özelliği olmayan telefonlar, 2nci grup “feature phone” denilen ve bir takım ek özelliklere sahip telefonlar (kamera vb), 3ncü grup ise “Smartphone” olarak adlandırılan grup ki, navigasyondan tutun internet erişimi de dahil olmak üzere, yeni uygulamalar geliştirilebilecek şekilde tasarlanmış olan en gelişmiş modelleri içeriyor. Bu yazıda bu gruba dahil olan telefonlara değineceğiz.
Cep telefonları son on yılda oldukça büyük bir değişim geçirdi. Neredeyse cep telefonu olmaktan çıkıp, bir çok fonskiyonu birleştiren birer cihaza dönüştüler. Eskiden yanımızda kamera olmadan fotoğraf çekemezdik; şimdi cep telefonumuz varsa ayrıca bir kameraya pek gerek kalmadı. Eskiden yanımızda GPS veya navigasyon cihazı olmadan nerede olduğumuzu ve yönümüzü kestirmemiz imkansızdı; şimdi cep telefonları bu işlevi de büyük oranda yerine getiriyorlar. Eskiden yanımızda bir cd/mp3 çalar veya bilgisayar olmadan müzik dinlememiz mümkün değildi; şimdi istediğimiz müziği ya daha önceden yükleyerek, ya da internetten indirerek anında dinleme özgürlüğüne sahibiz. Eskiden bilgisayarımızı bağlayacak bir Wifi veya DSL hattı olmadan e-maillerimize ulaşmamız mümkün değildi; şimdi nerede olursak olalım cep telefonumuz vasıtasıyla bütün yazışmalarımızı yapabildiğimiz gibi, çektiğimiz fotoğraf ve videoları anında paylaşmanın keyfini yaşıyoruz. Bu konuda örnekler çoğaltılabilir ama genel olarak “smartphone”lar çıkalı beri artık mekana bağımlılığımız kalmadı diyebiliriz. Her türlü bilgiye istediğimiz yerden istediğimiz zaman ulaşabiliyoruz. Şimdi bu ürünlere biraz daha yakından bakalım:
BlackBerry (RIM)
Kapıyı ilk aralayan Kanada merkezli RIM (Research In Motion) oldu. Yıllar önce, BlackBerry ismini ilk duyduğumda bir çeşit meyveden bahsediliyor zannetmiş ve konuyla ne alakası var diye düşünmüştüm. İlk piyasaya çıktıklarından bu yana BlackBerry’ler, şirketlerin ve gönüllü veya gönülsüz olarak da çalışanların gözdesi oldular. Hala da iş dünyasının en çok tercih edilen telefonu olmaya devam ediyor BlackBerry’ler. Eskiden olsa ofiste olmadan yapılamayacak işler veya cevaplanmayacak e-mailler, BlackBerry sayesinde yapılmaya başlandı. Doğal olarak bu da şirketlerin çalışanlarından bekletilerini arttırdı. Eğer akşamları ve hafta sonları da BlackBerry’nizi yanınızda taşıyorsanız, artık tam anlamıyla bir özel hayattan söz etmenin imkanı da kalmamış demektir. Eliniz sürekli acaba ne gelmiş, kim ne göndermiş merakıyla telefonun tuşlarına gitmeye başladıktan sonra bunun geri dönüşü yok gibi; özellikle de bir işkolik iseniz. BlackBerry’lerin halen piyasada satılan bir kaç modeli bulunuyor: Tour, Curve, Pearl, Bold and Storm. Smartphone pazarında yaklaşık %20’lik payla, Nokia’nın ardından hemen ikinci sırada RIM. Bu arada, ismi neredeyse cep telefonuyla özdeşleşmiş olan Nokia’nin sürekli pazar payı kaybettiğini ve özellikle de ABD’de pazarında varlık gösteremediğini de not etmeden geçmeyelim.
iPhone (Apple)
2007 yılının bir Haziran günü iPhone piyasaya sürüldü. Nokia, Ericsson, Motorola, Samsung gibi cep telefonu üreticilerine kıyasla, tarihinde hiç cep telefonu üretmemiş bir firma olan Apple çıkarmıştı bu telefonu. O günden sonra cep telefonu pazarında bir kırılma yaşandı ve hiçbirşey artık eskisi gibi olmadı. Çünkü, iPhone çılgınlığı resmen başlamıştı; bayilerin önünde geceden başlayan uzun kuyruklar oluşmuş ve Apple verilerine göre telefonun piyasaya sürüldüğü ilk 30 saat içinde 270,000 adet iPhone satılmıştı. Sadece hafta sonunda ise bu rakam 500,000 adetten fazlaydı.
Temmuz 2008’de iPhone 3G çıktı piyasaya. İlk iPhone, nispeten daha yavaş olan 2nci nesil (2G) teknolojisiyle üretilmişti. iPhone 3G ise, daha hızlı veri iletişimi sağlayan 3G teknolijisini kullanıyordu. Benzer satış başarışı, bu yeni model için de geçerli oldu. Ve Apple son olarak , Temmuz 2009’da iPhone 3G S’i piyasaya sürdü; bir önceki modele göre veri hızını ikiye katlayan bu üründe ayrıca gelişmiş kamera, video özelliği, ses kontrolünün yanısıra bir de dijital pusula eklenmişti.
iPhone’un hesapları bozan ve cep telefonu pazarını alt üst eden büyük başarısından sonra, iPhone’a benzeyen telefonlar da piyasaya çıkmaya başladı. iPhone’u mevcut telefonlardan farklı kılan en büyük özelliği , kontrollerin büyük oranda ekran üzerinden touch-screen, multi touch teknolojileri kullanılarak yapılıyor olması ve kullanım kolaylığıydı. iPhone’un üzerinde halen sadece 4 adet mekanik tuş olduğunu hatırlarsak bu önemli bir tasarım değişikliği demekti. BlackBerry Storm ve Palm Pre, touch screen özelliği taşıyan ve iPhone’a rakip olarak üretilen ilk modeller oldu. Yine Kasım başında piyasaya sürülen ve slider/touch screen klavyeye sahip olan Motorola Droid de iPhone’un karşısına çıkan ve Android işletim sisteminin kullanıldıgı en güçlü model oldu.
Pre (Palm)
Pre, piyasaya sürüldüğü ilk üç ay içerisinde 700,000 adet gibi ciddi bir satış rakamına ulaşsa da, aynı zaman diliminde 1.1 milyon satan iPhone’un yine gerisinde kalmış görünüyor. Palm, aslında şirket olarak PDA (Personal Digital Assistant) üretimiyle işe çok önceden başlayan ve Treo’larla smartphone alanında bazı başarılara imza atan bir şirket olmakla birlikte, bu avantajını çok iyi kullanamamıştır. Pre, iPhone benzeri multi touch ekrana sahip olmakla birlikte, slider klavye kullanmaktadır. 3.1” ekrani, iPhone’un 3.5”lik ekranından daha küçüktür. Opsiyonel olarak satılan kablosuz şarj birimiyle kablo kullanmadan Pre’yi şarj etmek mümkün olmakla birlikte, standard microUSB kablosuyla da Pre’yi şarj edebilirsiniz.
Droid (Motorola)
Özellikle inceliğiyle meşhur RAZR (ve iTunes ile mp3 çalabilen ROKR) modellerinden sonra, piyasaya dişe dokunur bir ürün sunamayan Motorola, bu sebeple sadece büyük oranda pazar payı kaybetmekle kalmadı (son üç yılda %22’den %5’e kadar bir düşüş) aynı zamanda cep telefonu biriminin satılması veya ayrı bir şirkete dönüştürülmesi ihtimallerinin tartışıldığı çok zorlu bir dönemden geçti. Google’un işletim sistemi olan Android platformunu kullanan Droid ve diğer yeni gelecek modeller, rekabetin yoğun olduğu cep telefonu piyasasında Motorola’nın son şansı olarak görülüyor.
Droid, kullanıcılardan işlem hızı, özellikle ekranının yüksek görüntü kalitesi ve genişliği (3.7”) konularında olumlu eleştiriler aldı. Bunun yanında, iPhone’dan daha ağır olması, köşeli tasarımı (özellikle bayanlara hitap etmeyeceği yönünde görüşler var), klavyesinin kullanım zorluğu ve menülerin kullanımı için önce küçük bir eğitimden geçilmesi tavsiyesi gibi olumsuz yorumlar da almış bulunuyor şimdiden. Sonuç olarak, şu anda iPhone’a ciddi bir rakip olmasa da gelecekteki Android bazlı modeller için aynı şeyi söylemek mümkün olmayabilir. Ancak, Droid’in özellikle BlackBerry’ye önemli bir rakip olması da beklentiler arasında.
Cep telefonlarında herkesin beğendiği ve istediği özellikler farklı olabilir. Bazen en çok satan ürünler bile, her insana hitap etmeyebilir. Ama bu kadar çeşitli ürünün olduğu ve neredeyse her ay yeni ürünlerin piyasaya sürüldüğü cep telefonu pazarında kendimize hitap eden bir ürün bulmak hiç de zor olmasa gerek. Sadece ne istediğimize karar verirsek, gerisi bütçemize ve zevkimize kalmış demektir.
Harika olmus Hakan. Yalniz herkesin “istedigi” ile “ihtiyaci olan” ve “kullanabilecegi” olaylarini ayirmak lazim. Ben devamli internetteyim bilgisayar bulabildigimce cevremde. Gecenlerde iPhone aldim, sevdim, guzel kullanisli ama DIKKATLI OLMAM LAZIM kullanirken. Ikinci haftaydi sanirim trafikte durmusken e-maillerime baktim (bekledigim bi Craigslist cevabi vardi), derken trafik ilerledi, bi sonraki e-mail falan derken kendime geldigimde serit icinde saga sola gidip geliyordu araba. Yok dedim bu is bana gore degil… Esim gecen gun “bu iPhone harika oluyor arabada falan” dedi, dedim “arabayi suren kocan olunca harika tabii:)”…
Diger konuda hakkaten 24 saat online olmak istiyor muyum??? Ona gore millet yerli yersiz benim online olmam beklentisine giriyor mu??? Kendi hayatim, aile hayatim, is hayatim, sosyal hayatim. Bu ise dalmadan iyi dusunmek lazim…
Yalcin
Cok dogru, teknoloji hayatimizi kolaylastiriyor ama bir seyler de goturmuyor degil hayatimizdan. Bir kere elimizde iPhone, BlackBerry veya benzeri bir telefon varsa durmadan surekli bir seyler okuma durumunda buluyor insan kendini. Mesela yanimizdaki insanla konusmak yerine, iPhone’dan gazeteleri okuyor olabiliyoruz. Asiriya kacarsa sosyal kayatimiza, aile hayatimiza zarari olacagi kesin. Dengeyi iyi kurmak gerekiyor.
Teknolojinin nimetleri yaninda bizden alip goturdugu seyler de cok. Mesela, televizyondan once, insanlar daha sosyallermis, aile icinde bile daha fazla iletisim varmis. Simdi begendigimiz bir film varsa TV’de dunyayla baglantimiz kopuyor; bu cocuklar icinde gecerli. Bir cizgifilmi seyrediyorlarsa, sizi duymalari mumkun degil.
Sanirim herseyde oldugu gibi, smartphone’lari da kullanirken asiriya kacmamak, bagimlisi olmamak en guzeli.
Hakan, ellerine saglik tekrardan.. malum ben bir “iPhone Manyagiyim” ve her gun kendime iPhone suz bugune kadar nasil yasadik diye soruyorum.. daha dun bir is gorusmesi icin Cincinnati, Ohio’ya gidiyordum.. gorusmem 10 da idi.. ve tam bir viraja geldimki yol kapanmis.. onumde birkac tane truck var.. ama onun otesini gormeiyorum.. belliki ya toprak kaymasi olmus yada “allah korusun” bir kaza.. yetismek zorunda oldugum icin yolda beklemekten veya alternatif bir yol bulup gitmekten baska bir carem yok.. ama gec de kalmak istemyiordum.. neyse: hemen iPhone dan Google Map i actim, saten GPS artik kullanmiyorum iPhone varken.. haritaya zoom yapip gordumku az geride bir koy yolu varmis (ve ben highway de suruyordum interstate de degil, dolayisi ile eger u-donusu yapabilirsem o koy yoluna gecer, oradan hic olmadi birkac mil gider onune gecerim diye dusundum..) dogru da dusunmusum.. ben elimde iphone ile yolu actim, arkamdan onlarca arac beni takip etti.. dedigim gibi tam bir koy yoluydu hatta asfalt bile degildi yarisi ama iphone sagolsun yolu bulmus ve kazanin (evet kazaymis) onune gecip 5 dakika gecikmeli vardim gidecegim yere..
birkereseinde yine bir is icin West Virginia dan DC ye gidiyordum, bir anda kendimi oyle bir firtina nin icinde buldum ki anlatamam.. cekip durmak zorunda kaldim once.. goz gozu gormuyordu.. hemen iphone dan weather.com un uydu haritasina girdim.. baktimki bulutlar benim gidecegim istikabette gidiyor ve severe thunderstorm seklinde devam ediyor.. malesef alternatif bir yol yoktu.. ama iyi haber de suydu, uydu haritasina gore bulutlar sadece birkac mil ileride bitiyordu.. tabi saatta 20 mil hizla interstate de onunu gormeyecek yagmurda saatte kim bilir kac mil hizla ilerleyen firtinayi yarisarak gecebilirmiydim bilmiyordum ama ya gec kalacaktim, yada deneyecektim.. ve nitekim bir elimde iphone kendi lokasyonumu takip ediyor bir diger application da da firtinanin lokasyonunu takip ediyordum.. ve nitekim gectim..
eger beklemeye devam etmis olsaydim.. uc bes saat o thunderstorm un gecmesi icin zaman harciyacaktim…
canta gibi kara kutu gibi agir o ilk mobile telefonlardan bugun artik telefon demeye dilim gitmeyen smart phone lara cok sey degisti suphesiz hayatimizi kolaylastirici..
Taylan,
Herhalde iPhone cikaranlara duaci olmussundur bu tecrubeden sonra
Gercekten bazi durumlara inanilmaz ise yariyorlar. Sonucta kararlarimizi elimizdeki bilgiye gore aldigimizdan, bu tur aletler en acil durumlarda gerekli bilgiye hemen ulasmamizi saglayarak bazen kritik islevler de gorebiliyorlar…
Teknoloji her 6 ayda bir di-li gecmis zamani tetikleyen,hizlandiran bir katalizor belkide…”Eskiden yanımızda GPS veya navigasyon cihazı olmadan nerede olduğumuzu ve yönümüzü kestirmemiz imkansızdı; şimdi cep telefonları bu işlevi de büyük oranda yerine getiriyorlar. “cumlende teknolojinin bir cig gibi buyuyerek kendinden onceki her seyi yerle bir ettigine tanik oluyor insan adeta.GPSler,Navigatorler bile demode olduktan sonra insan “vayy bee!..” esigine geliyor benim gibi:)
Eskilerden bahsediyorsunuz ya, ben cok daha eskilere gidicem..Eskiden iki sehir arasinda yol yapilacagi zaman bildiginiz esekleri salarlarmis araziye.Ve esekler sizi en kisa yoldan gideceginiz yerlere ulastirirlarmis.Hani patika seklinde olan eseklerin,atlarin gittigi yollar en kisa yollarmis ve cogunlukla da yol yapimlari bu esek yolu denilen yollarin guzergahindan yapilirmis.Bunu bana Mimarlik fakultesinde ogretim uyeligi yapan bir arkadasim anlatmisti,dogrudur,yanlistir bilemem…
Iphone konusunda ben de gun sayiyorum.Zira family planla yaptigim kontratin dolmasini bekliyorum ve mecburen Iphone icin AT&T’ye gececegim.Muthis bir sey gercekten,duygularimi yakin gelecege biriktiriyorum.Elim kolum baglanmis simdilik…
Tesekkurler Hakan guzel bilgilerin icin..
Oguzhan abi,
Gercekten 6 ay uzun bir sure teknolojik gelisim icin. Bir kere bilgisayarlara baktigimizda bugun en gelismis laptop icin tonla para saysaniz, 6 ay sonra buna mi bu kadar parayi odedim dedirtiyor yeni cikan modeller. Ama bunun sonu yok, bir yerlerden baslayip, asiriya da kacmadan tekonolojiyle barisik olmak gerekiyor. Teknolojinin gittigi yon, bir cok fonksiyonu birlestirip tek bir urun olarak sunmak istikametinde. Hep cep telefonlarinin navigasyon ozelligine sahip olmaya basladigindan konustuk; gecen bir reklam gordum ve sasirdim: Garmin (ki navigasyon cihazlari ureten bir firmadir), cihaza cep telefonu ekleyip “nuvifone” diye bir model cikarmis. Zaten cok onceden bluetooth ozelligini arabalara takilan navigasyon cihazlarina eklemislerdi; ayrica bluetooth kulaklik kullanmaya gerek kalmiyordu aracin icinde; simdi ise telefonun kendisini eklemisler.
at&t’nin kendisi de herhalde bu kadar buyuk bir basari beklemiyordu iPhone satislari uzerinden. Bakalim gelecek yil ne olacak; Apple’in kontrati Haziran 2010′da bitiyor; isterlerse ayni sirketle devam ederler ya da birden fazla sirketle de anlasabilirler. Benim kanaatim, 2nci alternatif gerceklesirse, iPhone satislarinda yeni bir patlamanin yasanmasi. Cunku, sebekesinden memnun olup, sirf iPhone yuzunden degistirmek istemeyen bir suru insan var. Bekleyip gorecegiz. Selamlar…
bence bir dahaki iphone da flash olacak, kamera 5.0 olacak, batarya suresi daha uzun olacak.
ben auxdan arabadaki ses sistemine bagliyorum. mesela pandora yada internet radiolardan istedigim parcayi aninda dinliyorum.
Yeni cikacak iPhone modeli, Apple’in muhtemelen her sene yaptigi gibi, 2010 yazinda piyasaya surulur. Motorola’nin cikardigi Droid, 5MP kameraya sahip; zaten bunun altinda bir cozunurlukle cikamazlar piyasaya. Benim tahminin 7-10 MP arasi bir kamerasi olur yeni modelin.
Droid ayrica, multitasking de yapiyor; yani birden fazla app’i ayni anda calistirabiliyor ki, bu da mevcut iPhone 3G S’in en onemli eksikliklerinden birisi. Bu sorunu da yeni modelde cozmeleri gerekiyor.
Ayrica batarya problemi. Internete baglaniyorsaniz 10-15 dakika icinde bataryanin %15′inden fazlasinin tukendigini gormeniz icten bile degil. Daha guclu bir batarya ile de bu problemi yeni modelde halletmeleri lazim.
Selamlar Hakan bey.Öncelikle yazınız için teşekkürler.
Bahsi geçen cihazların genel kullanım grafikleri ve popülerliği konularında çok fazla birşey söylemek istemiyorum.Ben, Blackberry sunucusunu yönetmiş ve sürümlerini kullanmış biri olarak kısaca şunu söyleyebilirim ; Popülerlik ve pazarlama stratejilerinin getirdiği yüksek rakamlar, şirketlerin hem kendilerini geliştirmekte, hemde talepleri görebildiklerinden, sonraki modeller üzerinde taslaklarını daha net oluşturmalarında gayet yararlı.
Genel olarak belirlediğiniz kıstaslar içerisinden bende 3. generation telefonlar için kurumsal ve içerik zengini cihazlar diye ikiye ayırmak istiyorum.RIM, kurumsal arenada su götürmez bir yere sahip.”Ağır abi” olarak güçlü bir şekilde ilerledi şimdiye kadar piyasada ve gerçekten çok ciddi rakamlarda (19milyon sanırım) satış gerçekleştirdi.Fakat ayrımın diğer tarafında kalan içerik zengini cihazlarıda yakalamak isteğinden dolayı son 2 yılda çağ atladı diyebilirim.Kurumsal olarak her türlü desteği çok güçlü olarak verebilen bir BB cihazı.. diğer yanda isegeneli wm6.x altyapısındaki cihazlar.. birde iphone elbet.
Bence seçim her zaman bahsettiğim kriterler çevresinde şekilleniyor.Popülerlik, içerik zenginliği.. yada kurumsal istekler !
Yazı için tekrar teşekkürler
BlackBerry’nin kurumsal ustunlugu tartisilmaz sanirim. iPhone sonrasi donemde, “Storm” modeli ile iPhone ile populer olan ozellikleri de iceren urun de sundular. Yalniz eski rakipsiz donemleri de geri de kaldi diyebiliriz belki. Kurumsal bazda BB, bireysel bazda iPhone donemine girdik sanirim.
Birde BB nin kullanımı konusunda çağ atlasalar ne güzel olur.. TLS ayarında girip TCP ayarından çıkan kullanıcılar..
cok guzel bir yazi hakan bey.
buyuk ihtimalle daha da ozelleserek devam edecek diye bekliyorum.
optimal bir smartphone secenegi var mıdır acaba?
saygılar
Merhaba Fahrettin,
Cep telefonu secerken “one-fits-all” turunde bir urun bulmak mumkun degil bence; cunku herkesin cep telefonundan beklentileri farkli. Is amacli kullanmak acisindan bu konuda une sahip BlackBerry, populerlik ve aplikasyon cesitliligi acisindan iPhone one cikiyor. Ama dinamizm o kadar fazla ki, bir sene sonra ki durumun ne olacagini kestirmek guc. Bu nedenle optimum kriterini, ihtiyaclar ve kullanilabilirlik belirliyor. Bir kac ay once, bir iPhone kullanicisi telefonundan sikayet ediyordu; merak ettim sordum neden diye. Verdigi cevaptan, telefonun dogru durust hicbir ozelligini kullanmadigini anladim. Yani basit bir $40′lik telefon yetecekken, o kadar parayi iPhone’a saymak ne kadar dogru? Telefon secerken, kullanacagimiz ozelliklere sahip bir telefon secmek en mantiklisi. Yoksa cok populer, ben de alayim mantigiyla telefon alinirsa, telefon ne kadar ustun ozelliklere sahip olursa olasun, memnuniyetsizlik dogabiliyor.
Yani, telefonun ozellikleri, kisinin telefondan beklentileri ve kullanmak istedigi ozellikleri, ayirabilecegi butce, kullanim kolayligi vb., kisiye ozgu “optimum” telefonu belirliyor.
Selamlar
Hakan