Açılımı “Work and Travel”. Bir öğrenci değişim programı. Yaz döneminde 4 ay’a kadar Amerika’ya giderek orada çeşitli işlerde çalışabilir, para biriktirebilir ve son 1 ayda biriktirdiğiniz bu para ile Amerika’nın bir çok bölgesini gezebilirsiniz. Bu programa katıldığınızda artık siz de bir WATçı oluyorsunuz. Tabi ki bu teoride olan. Son birkaç yıldır bu program bu şekilde işlemiyor. Artık bir fare kapanına dönmüş. Bir anlamda son zamanların moda deyişi ile “Risk and Travel” programı haline gelmiş.
Bu programın bu hale gelmesinde şüphesiz bir çok faktör var. Bunlar ekonomik değişim süreci, aşırı talep, Türkiye’deki şirketlerin hizmet politikası, kaldıramayacağı hizmetin altına girmeleri ve öğrencilerin tedbirsiz davranmaları gibi sıralanıp gidiyor.
2009 Yazında bu programa katılan birisi olarak programın hemen hemen bir çok yüzüne bizzat yaşayarak tanık oldum. Hatta 2009 yazında WAT programında yaşananlar çok ciddi sorunlardı ve bunların bir kısmı artık ulusal basına yansıma derecesine gelmiştir. Bir çok kişide, çıkan bu haberler aracılığı ile olaylardan haberdar olmuştur. Sonuç ne mi? Hala binlerce öğrenci WAT programına katılmak için başvuruda bulunuyor (normal bir şey, çünkü Amerika gibi bir ülkeyi öğrenciyken görmek için bulunmaz bir fırsat ). Başvurular her geçen sene artarken aynı oranla bu program için hizmet veren şirketlerde çoğalmaya devam ediyor. Buna rağmen şirketler öğrencilerin madur olmalarından pekte rahatsız değil, çünkü şu anda bu alanda ciddi manada emsal teşkil edecek yasal süreçler hiç bir öğrenci tarafından başlatılmamış, başlatılamamış. Yazı dizimde öğrencinin yasla süreç ile ilgili bu programa katılmanda önce, katıldığında ve katıldıktan sonra izlemesi gereken prosedürden de bahsedeceğim.
Çok büyük paraların döndüğü bir Pazar haline gelmiş bir program. Peki bu dönen paranın öğrencilere hizmet olarak dönüşü yeterince verimli mi? Ya da verilen ücretin karşılığı alınıyor mu? Tek kelime ile bir çok kişi için cevap ”HAYIR”.
Tüm bunlara rağmen öğrenciler tam anlamıyla yasal bir güvence ile bu programa katılmıyor, tamamen şansa bağlı bir şekilde Amerika yolunu tutuyorlar. Uçaktan indiklerinde onları nelerin beklediğinden habersiz. Artık bir şans oyunu haline gelmiş bu programda programı iyi geçen şanslılar arasında da yer alabilirsiniz? Ya da tam tersine çok sıkıntılı bir sürece girerek Türkiye’ye dönüş yolunu tutanlardan da. Bu şans faktörünü biraz daha azaltarak oyunu kurallarına göre oynamak için yazılarımla sizlere paylaşımda bulunacağım. Böylece en azından olası aksaklıkları en aza indirgemiş olacağız. Şunu da bu programa katılan herkesin bilmesi gerekir hiçbir sıkıntı çekmeden bu program geçmez, sadece sıkıntılar en aza indirgenebilir.
Bundan sonraki yazılarımda WAT programına katılmayı düşünen, katılacak olan kişilerin dikkat etmesi gereken yasal prosedürler, şirket seçimi, iş görüşmeleri, bilet seçimi, Amerika’da ihtiyaç duyacağı önemli ipuçlarından bahsedeceğim. Birde tabi ki bu programın keyifli yanları var, onları da yazılarda es geçmeyeceğim.
2010’da WATçı olmaya hazırlıkların başladığı bu dönemde,
İyi bir WATçı olmanın 1. Kuralı yeterince araştırmacı olmak…