Fethiye Temiz
Elimden geldiği kadar herkese, herşeye koştururum diye anlatıyor kendini Fethiye Temiz.
Fethiye 1952 senesinde İstanbul’un, İstanbul olduğu zamanlarda Büyükdere’de doğdu. O zamanlar Büyükdere’de Lise olmadığı için Nişantası Kız Meslek Lisesi’ne gitti ve Ev Ekonomisti olarak oradan mezun oldu.
Sırasıyla, Şişe-Cam, Ciba-Geigy ve Koç Holding’de çalıştı. 2000 yılında Koç Holding’ten emekli olunca Amerika’ya yerleşti. İki kızından büyük olanı Amerika’da, Fethiye’nın tatlı ikiz torunlarının annesi, küçük olanı ise İTÜ Kimya’da, İstanbul’da eğitimine devam ediyor.
Amerika’da devamlı bir iş bulabilmesine kolaylık sağlar diye, 50 yaşından sonra Pioneer Pacific College’dan Medical Assistant olarak 2006’da mezun oldu.
Türkiye ile ilgili nerede bir faaliyet varsa, bir şekilde Fethiye’nin de orada parmağını görürsünüz. Yaşadığı Oregon’da hiç bir Türk’u tanımaz ama Amerika’nin dört bir yanından dostları vardır. Haa bir de dünya yansa o Pazar günleri www.radyokvp.com da program yapar. Ülke hasretini bu radio programıyla giderdiğini söyler.
Duygusal ve sıcak kişiliği ona şiirler de yazdırmıştır. İmkansız diye bir şey yoktur, üzerinde yeterinde çaba sarfedilmemiş şey vardır der hep.
Haydi bize kendini anlat derseniz, “neyimi anlatayım, sıradan bir kadınım iste” der.
Paylaşmanın verdiği zevki hiç bir şey vermez, bilgiyi ve sevgiyi paylaşalım diyor.
Oregon, doğa güzellikleri bakımından en güzel eyaletlerden biridir. Çoğu ağaçlar “ever green” dedikleri türden, yaz –kış yeşil kalan ağaçlardandır. Türkiye’nin de bir çok ormanını hayranlıkla gözlemlemişimdir ama, Oregon’daki ağaçların yüksekliği ve azameti her zaman...
Bu sabah 7:30 gibi telefonumun bip bipiyle uyandim, mesaj gelmişti.. “Duru geldi”. Fırladım birden, Yalçın’in günlerdir sabırsızlıkla beklediği Duru bebek sonunda gelmişti demek. Hoş gelmişti, sefalar getirmişti bu yorgun dünyaya! Umarım tüm yaşamı sağlıklı, başarılı, en...
Hani demiştim ya, “kültür şoku yaşadınız mi? diye sorarlar” diye.. Yaşadım aslında. O kadar çok alanda farklıydık ki birbirimizden. Sizin Türkiye’de herhangi bir arkadaşınıza, hiç bir kötü niyet taşımadan sorduğunuz bir soru, söylediğiniz bir şey, burada “hakaret”...
Biliyorum ki Amerika’da yaşamaya başlayan herkes, en azından bir kez bu soruyu duymuştur. Türkiye’nin hangi kıt’ada olduğunu bile bilmekten aciz insanların, çoğu zaman iyi niyetle ama bazen de küçümseyerek size yönelttikleri bu soru bazen size kızdırabilir. Sanki bir üçüncü...
Amerika’ya geleli bir ay olmuştu. Yani dünyadan haberim yok. Benden iki saat güneyde Eugene’de outran tek Türk arkadaşım Çiğdem ile, benden üç saat kuzeyde, Seattle’da outran kızına gitmek üzere sözleştik. Çiğdem gündüz araba kullanmayı sevmediğini söyledi ve gece 10 gibi...
Türkiye’de iken dinlemeyi aklınıza bile getirmediğiniz şarkıyı ya da şarkıcıyı burada dinlersiniz.. Dinlemekle de kalmayıp bir de oturup bir güzel duygulanırsınız.
Basit bir sebze ya da yiyeceği bulmak için, marketi baştan başa defalarca turlar, tüm tanıdıklarınıza sorarsınız.
Sokakta...
Ben Amerika’ya göç etmeye hazırlanırken kafamdaki soruların cevabını alabileceğim hiç kimseyi bilmiyordum. Kime soracağımı, nasıl yapacağımı bilmiyordum. Amerika’da yaşamaya başladıktan sonra da her şeyi deneye yanıla öğrendim. Tabi bu arada bir çok zararım oldu, üzüntüm...