<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Usa-Turk.com &#187; Göçmenlik</title>
	<atom:link href="http://www.usa-turk.com/category/gocmenlik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.usa-turk.com</link>
	<description>Amerika&#039;da Eğitim ve Yaşam Portalı</description>
	<lastBuildDate>Tue, 12 Apr 2011 01:52:04 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=abc</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Aydın’dan Amerika’ya! Özgürlükler ülkesi neden olmasın?</title>
		<link>http://www.usa-turk.com/2009/12/aydin%e2%80%99dan-amerika%e2%80%99ya-ozgurlukler-ulkesi-neden-olmasin/</link>
		<comments>http://www.usa-turk.com/2009/12/aydin%e2%80%99dan-amerika%e2%80%99ya-ozgurlukler-ulkesi-neden-olmasin/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 10 Dec 2009 06:28:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Serbest Kürsü</dc:creator>
				<category><![CDATA[Göçmenlik]]></category>
		<category><![CDATA[greencard lottery]]></category>
		<category><![CDATA[Yeşilkart]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.usa-turk.com/?p=4709</guid>
		<description><![CDATA[ Merhabalar adım Rıfat, Aydınlıyım ve Aydın’da ikamet ediyorum. Yeşil Kart Çekilisine katılıp kazanan bir talihli olarak, Aydın’dan Amerika’ya olan bu serüvenimi sizlerle paylaşmak, bu yolda edindiğim deneyimleri sizlere aktarmak istedim&#8230; Uzun bir süredir USA-TURK.com’un köşe yazıları ve forumlarını zevkle takip eden birisi olarak paylaşıma verilen önemi takdir etmemek elde değil.. dolayısıyla çorbada benim de bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong> </strong>Merhabalar adım Rıfat, Aydınlıyım ve Aydın’da ikamet ediyorum. Yeşil Kart Çekilisine katılıp kazanan bir talihli olarak, Aydın’dan Amerika’ya olan bu serüvenimi sizlerle paylaşmak, bu yolda edindiğim deneyimleri sizlere aktarmak istedim&#8230; Uzun bir süredir USA-TURK.com’un köşe yazıları ve forumlarını zevkle takip eden birisi olarak paylaşıma verilen önemi takdir etmemek elde değil.. dolayısıyla çorbada benim de bir tutam tuzum bulunsun istedim&#8230;</p>
<p>Öncelikle biraz kendimden bahsedeyim: Evli ve 1 çocuk babasıyım. Mesleğim harita-kadastro teknikeri olup bir türlü mesleğimi çeşitli sebeplerden dolayı icra edemedim yani devlet sektöründe KPSS engeli, özel sektörde de maaşımı alamayışımdan dolayı mesleğimi yapamadım. Askerliğimi 1999 yılında binlerce kişinin hayatını kaybettiği deprem kuşağında, Gölcük’te yaptım.Deprem öldürmez binalar öldürür derlerdi, askerliğim zamanında birçok anılarada şahit olmuşumdur&#8230; belki ilerde ayrıca anlatırım sizlere..</p>
<p><strong>“Neden Amerika?”</strong></p>
<p>Birçok Avrupa ülkesini gemide çalışmış olduğum zamanlarda dolaşma şansınıda elde etmiştim. Evli ve bir çocuk babası olduğum için garsonluktan, inşaatçılıga, kargoculuktan, boyacılığa birçok alanda iş yapmak zorunluluğum oldu.. Şuan yine özel sektörde benimle hiç alakaşı olmayan muhasebecilik işi yapıyorum. Aklımda her zaman eğitimimi tamamlamak gibi bir düşünce olsada bir türlü zaman ve imkanlar elvermek malesef bilmedi. Eşimse lise çocuk gelişimi mezunu olup, Türkiye’de çağımızı hala aşamadığımız, bir kısım bayanların üniversiteyi kazanmış olmalarına rağmen, sadece bazı ödünler verdikten sonra yüksek eğitim-öğrenime devam edebiliyor olmaları yüzünden çok istesede üniversite deneyimi edinemedi&#8230;</p>
<p>Kafamda her zaman yurtdışına gitme isteği olduğundan dedimki “özgürlükler ülkesi neden olmasın?” <strong>Sonuçta Başbakanımız bile çocuklarını sırf bu engel yüzünden Amerika’da okutuyor</strong>. Öyle değil mi?</p>
<p><img class="alignright" title="American passports" src="http://www.usa-turk.com/articles/wp-content/uploads/2009/07/usapassport001-300x191.jpg" alt="American passports" width="180" height="115" /> <strong>“Green Card Maceram!”</strong></p>
<p><strong> </strong>“Evet, neden olmasın!” diyerek 2007 yılında yine interneti kurcularken bir reklam maili gözüme ilişti ve bende başvurumu yaptım. Sanırım 2008’de çoklu çekilişe almışlar beni 2009’da kazandım haberini aldım. Bu Green Card lotosuna ilk katılışımdı&#8230;</p>
<p><strong> </strong><strong>“İlk Hayaller, Duygu ve Düşünceler!”</strong></p>
<p>Başvuruyu yaparken kendi kendime her zaman “bir kazansam hele! birde vizeyi alırsam..!” diye düşünüyor, sürekli iş aramaktan ve hakkımı alamamaktan bir nevi bıktığım için artık Amerika’da ne iş olursa olsun yaparım yeterki hakkımı versinler diyerek teselli etmeye çalışıyordum kendimi!</p>
<p> <strong>“Ozgürlükler ülkesi diye boşuna dememişler”</strong></p>
<p>Eşimin Turkiye’de üniversiteyi kazanmış olmasına rağmen ulkemizde üniversiteye gitmesini engelleyecek nedenlerin olmasi beni hep üzmü<strong>ş</strong>tür. Düşünsenize Amerika’da kimse bir bayanın okuma özgürlüğünü kısıtlamıyor! Bazi nedenlerden dolayi ulkemizde universitede egitim sansindan mahrum kalan bayanlarimizin, Amerika’da devlet dairelerinde bile özgürce çalışabiliyor olmalari, hor gorulmuyor olmalari, egitim ozgurluklerinin kesintiye ugramamis olmasi gibi nedenlerden dolayi   <strong>özgürlükler ülkesi diye boşuna dememişler Amerika’ya!</strong></p>
<p><strong>“Gelecek Kaygısı!”</strong></p>
<p>Gelecek kaygısı heryerde vardır mutlaka ama buradaki gibi stresli değıldır diye düşünüyorum. Düşünsenize en azından Amerika’da dilimizi iyice öğrendiğimizde eğitimimizi tamamlayabilecek ve huzurlu bir gelecek kurabilecek ve en önemliside çocuklarımızın eğitimine ağırlık vererek gelecekte iyi yerlerde karıyer yapmalarına fırsat vermiş olacağiz..</p>
<p>Dolayısıyla Green Card çekilisine başvurmamdaki en büyük neden gelecek kaygısı yaşiyor olmamızdı herhalde&#8230; Belki diyeceksiniz &#8220;Amerika kucak açmış bedavaya gel sana ev, araba, yat, kat vermiyorum ki!&#8221; -Ama en azından bunlara ulaşabilme fırsatı veriyor. Kafasını kullanan akıllı adımlar atanlar bunlara sahip olabiliyor&#8230;</p>
<p>Tamam belki yepyeni bir sayfa açılmış olacak hayatımızda ama olsun denemeye değer diye düşünüyorum sonuçta kaybedecek bir şeyim yokkı asgari ücretle çalıştığım bir işimden başka. Buna bile her zaman şükür ediyorum.</p>
<p><strong>Birinci Bölümün Sonu!</strong></p>
<p><em><span style="color: #888888;">Bu yazı Rifat Aydınlı tarafından yazılmıştır.</span></em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.usa-turk.com/2009/12/aydin%e2%80%99dan-amerika%e2%80%99ya-ozgurlukler-ulkesi-neden-olmasin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>50 Yıldızlı Pasaport 2. Bölüm</title>
		<link>http://www.usa-turk.com/2009/11/50-yildizli-pasaport-2-bolum/</link>
		<comments>http://www.usa-turk.com/2009/11/50-yildizli-pasaport-2-bolum/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 07 Nov 2009 05:05:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Serbest Kürsü</dc:creator>
				<category><![CDATA[Göçmenlik]]></category>
		<category><![CDATA[Hayatın İçinden!]]></category>
		<category><![CDATA[greencard lottery]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.usa-turk.com/?p=4634</guid>
		<description><![CDATA[5 Nisan 2009
Saat 14:15
San Francisco, CA
Aradan bir ay geçti, hala cevap yok. Dedim bir gidip  sorayım neler oluyor? Fresno’da işi gücü bıraktım geldim eve ve hemen göçmenlik  bürosuna gittim. Alt kattaki bölümde durumunuzla ilgili bilgi alacağınız bir  servis var, önce ön masa, sonra görüşme masası derken benimle görüşen memura  anlattım durumu. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>5 Nisan 2009</strong><strong><br />
Saat 14:15<br />
San Francisco, CA</strong></p>
<p>Aradan bir ay geçti, hala cevap yok. Dedim bir gidip  sorayım neler oluyor? Fresno’da işi gücü bıraktım geldim eve ve hemen göçmenlik  bürosuna gittim. Alt kattaki bölümde durumunuzla ilgili bilgi alacağınız bir  servis var, önce ön masa, sonra görüşme masası derken benimle görüşen memura  anlattım durumu. Kadının erkek kardeşi bir Türkle evliymiş, bana Türkleri ne  kadar sevdiğini söylüyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<ul>
<li>Çok güzel. Ben de sizi  seviyorum, ama lütfen benim dosyaya bir göz atıverin.</li>
<li>Bekle iki dakika.</li>
</ul>
<p>Gitti bir yerlere ve benim dosyamla döndü. Baktı ki bana  bir zarf gönderilmiş.</p>
<ul>
<li>Almadın mı sen bunu?</li>
<li>Yoo. Ne zaman  gönderilmiş, nereye gönderilmiş ve ne diyor?</li>
<li>Senden yeni belgeler  istiyorlar.</li>
<li>??? Nelermiş onlar?</li>
<li>Nüfus kayıt örneğinin  aslını ve Türkçesini, vergi belgelerini ve başka bir şeyler daha.</li>
<li>Yahu ben nüfus kayıt  örneğini verdim. Türkçesi de vardı.</li>
<li>Evet burada.</li>
<li>Eeee?</li>
<li>Belki anlamamışlardır.</li>
<li>Sen onu bir zahmet  abine götür akşam. Karısı tercüme etsin.</li>
<li>Abim burada çalışıyor  zaten.</li>
</ul>
<p>Ne diyeyim ki? Sanki herşey olumlu ama bir şeyler var ki  sonuç farklı. Sordum:</p>
<ul>
<li>Ne yapmalıyım?</li>
<li>Anlaşılan yanlış adrese  gitmiş zarf. Ben şimdi sana bunun fotokopisini vereyim.</li>
<li>Sağol be, çok iyisin.</li>
</ul>
<p>Aldım fotokopileri, sinirlendiğimi hissettim bir an. Yeni  belgeler, yeni fotokopiler falan filan. Kağıt israfı, ağaçlara yazık oluyor.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong><br />
7 Nisan 2009<br />
San Pablo, CA</strong></p>
<p>Tekrardan hazırladım benden istenilenleri. 2007 yılına  ait vergi evrakları, bana özel sorulmuş sorulara verdiğim cevapları içeren 3  sayfa ve nüfus kayıt örneği. Düşündüm ki bir de kapak yazısı yazayım, genç ve  uzun memurun anlayacağı dilden olsun, kibar ama disiplinli cinsten.</p>
<p>Evet yazdım&#8230; Ve gönderdim zarfı. Eh artık anlamıştır  arkadaş biraz.</p>
<p>Acaba?</p>
<p><strong><br />
4 Mayıs 2009<br />
Fresno, CA</strong></p>
<p>Evin restorasyonu devam ediyor. Hava mükemmel ve ev  giderek yeni kimliğine dönüşüyor. Yorgunum ama bu iş bana zevk veriyor. Bir  yandan da düşünüyorum, yine gecikme var beklediğim cevapta. Oysa herşey açık,  hiçbir şeyi saklamadım, hep doğru cevaplar verdim. Çok mu zor bunları inceleyip  kararı vermek? Bir de bir yanım var ki, hep diger tarafı da düşünürüm, dedim ki  ‘Haksızlık etme! Onların da işleri güçleri var, kimbilir ne kadar çok dosyaya  bakıyorlar. Önünde sonunda beklediğin cevap gelecek. Sabır biraz!’.</p>
<p>Bir saat kadar sonra oğlum aradı.</p>
<ul>
<li>Baba, zarf geldi.</li>
</ul>
<p>Sesi bozuk. Çok duygusaldır, etkilenir hemen.</p>
<ul>
<li>Gerçekten mi? Ne diyor?</li>
<li>Maalesef başvurun  reddedilmiş.</li>
<li>Aaaa!</li>
</ul>
<p>Fresno – San Francisco arası 189 mil, normal trafik  akışında 3 saat 15 dakika sürüyor. O akşam eve dönerken kaç saat sürdü ya da  arabayı ben mi kullandım bilmiyorum.</p>
<p><strong>5 Mayıs 2009</strong><strong><br />
Saat 08:00<br />
San Pablo, CA</strong></p>
<p>Bir daha okudum yazıyı. Yazı dediğim ‘Vatandaşlık  başvurusu için görüşmenin kararı’. Tam dört sayfa. Dört kelime yazsalarmış da  olurmuş aslında. Dedim ya, ağaçlara yazık oluyor.</p>
<p>Özetle diyorlar ki, burada yaşama devamlılığını  sağlamamışım ve buraya yerleşme niyetim yokmuş.</p>
<p>Başka birşeyler söyleseler ‘belki’ diyebilirim ama bu  kararı kabul etmem mümkün değil. Birşeyler yapmalıyım, da ne?</p>
<p><strong>14 Mayıs 2009</strong><strong><br />
Saat 18:45<br />
Fresno, CA</strong></p>
<p>Bir yandan evle uğraşıyorum – ki düşündüklerim  gerçekleşiyor, hoşuma gidiyor, bir yandan da sürekli düşünüyorum, senaryolar  üretiyorum ne yapmalıyım? Susmalı, kabul mu etmeliyim? Yoksa itiraz mı?  Kararıma göre sonuçlar ne olabilir? Ne sonucu? Karar veremiyorum ki sonuçları  öngöreyim.</p>
<p>Bir görüş geldi, hem itiraz edilebilir, hem de yeniden  vatandaşlık talebi olabilir. Ama her iki yol da hiç kolay değil şu aşamada.  Kendi kendime düşünüyorum, itiraz etmek ne kadar doğru? Kendi kararlarını  bozabilirler mi kolaylıkla acaba?</p>
<p>Karar almakta hiç zorlanmam. Ya da çabuk karar  verenlerdenim, mesleğim gereği herhalde. Ama bu beni nedense kararsızlığa itti.  Kararsızlık, beyine girmiş kurt. Önlem alınması gerekir.</p>
<p>Akşam internette bir yazı okudum. Hiç tanımadığım,  kendisini görmediğim bir hanımefendi Portland, Oregon’da trafik cezasına nasıl  itiraz etmiş ve davasını nasıl kazanmış, onu anlatıyordu. Dava öncesi  hazırlıkları, cezayı yediği yerden çektiği fotgraflar ve hakime sunuşu&#8230; Yazının  son cümlelerine gelmeden kararımı vermiştim bile. Derhal itiraz ediyorum, başka  bir yol yok!</p>
<p>Bir yazı insana bu kadar mı cesaret verir?</p>
<p><strong>17 Mayıs 2009</strong><strong><br />
Sabah saatleri<br />
San Pablo, CA</strong></p>
<p>Bir gün önce bir sayfa itiraz yazısı yazdım ve görüşme  talebinde bulunduğumu bildirdim. Sinirliyim ve aslında onlara savaş ilanında  bulunuyorum. Bir yakın arkadaşım eğer haklıysam bu ülkede şartlar ne olursa  olsun hakkımı alacağımı söyledi. Eh, ben artık bu gazla durabilir miyim  yerimde? Yazının sonunda, beni haklı çıkartacak her türlü belgeyi görüşme günü  vereceğimi söyledim.</p>
<p>O an tek istediğim hemen bir iki gün sonraya gün almak.</p>
<p><strong>5 Haziran 2009<br />
</strong><strong>Fresno, CA<br />
Öğlen saatleri</strong></p>
<p>Sıcak havaları hiç sevmem. Fresno’nun sıcağı da yakıyor  adamı. Allahtan nem yok havada. İş programının çok gerisindeyim ama proje bitme  aşamasında. Dış cephe boyası kaldı sadece.</p>
<p>Yine oğlumdan telefon.</p>
<ul>
<li>Babacım, randevu günü  belli oldu.</li>
<li>Ne randevusu?</li>
<li>Savaş ilan etmiştin ya.</li>
<li>Eveeet. Ne gün  görüşeceğiz kendileriyle?</li>
<li>27 Temmuz</li>
<li>Yine çok atmışlar.</li>
</ul>
<p>Programı şöyle yaptım. Önce ev bitecek. Mesela bir hafta  içinde. Sonra hemen kaçacağım Fresno’nun sıcağından. San Francisco serin olur  hep, tam bana göre. Dinlenmek için epey zamanım var. Çok yorgunum, kendimi  toplamam gerek. Son hafta iyi bir odaklanma ve hazırlık yapıp öyle gideceğim  karşılarına.</p>
<p><strong>27 Temmuz 2009<br />
</strong><strong>Saat 11:00<br />
San Francisco</strong></p>
<p>Gün geldi, savaş alanındayım. Bu defa beni 3. kata  gönderdiler. Oğlum da babasını yalnız bırakmak istemedi. Yanımda bir dosya var  ki, yahey! Her şeyi çok iyi hazırlamışım. Sanki tek darbede işi bitireceğim.  Yine bir adam geldi ve seslendi ismimi. Bu defaki sesleniş Amerikalı gibi. Orta  boylu zayıf ve biraz da çekingen birisi. Daha girmeden içeri sordum kendisine.</p>
<ul>
<li>Afedersiniz, oğlum da  gelebilir mi benimle?</li>
<li>Sanmam. Bu size ait bir  duruşma.</li>
</ul>
<p>İçeriye girdim. Memur yine kibarca ve bidiğim şeylerle  başladı. Yemin ettim. Önce kendi notlarını aldı ve benim son görüşmeden sonra  durumumda bir değişiklik olup olmadığını sordu. İtiraz yazımı öne çıkardı ve  orada belirttiğim gerekçelere ait hangi belgeleri kanıt olarak getirdiğimi  sordu. Tam sırası, aldım sazı elime ve başladım anlatmaya. Durmak bilmiyorum.  Hem anlatıyorum, hem de tek tek belgeleri veriyorum. Kira sözleşmelerini, benim  yeşil kartı almadan 2 yıl önce gelip burada kurduğum şirketin belgelerini, 2004  yılında İzmir’den getirdiğimiz ev eşyalarının gümrük kayıtlarını, arsa ve evin  tapularını, son yaptığım projenin resimlerini, çok çabuk anlaşılır biçimde  hazırladığım Amerika’ya giriş-çıkış tarihleri ve sürelerini ve bir kaç belge  daha. Ben konuşuyorum ama adam sadece evin resimlerine bakıyor. Yaklaşık 10-12  sayfa ve her sayfada iki fotograf var; üstteki eski hali, alttaki son hali,  aynı açıdan çekilmiş. Beni dinledi mi, dinlemedi mi, bilmiyorum. Yüzünde  gülümseme var, ama neyi ifade ediyor?</p>
<p>Memur evle ilgilendi epey. Sordu:</p>
<ul>
<li>Çok güzel olmuş. Oraya  mı taşınacaksınız?</li>
</ul>
<p>Beni dinlemediği belli oldu. Ben ona bu evi satmak için  restore ettiğimi söylemiştim biraz önce.</p>
<ul>
<li>Hayır. Ev iki hafta  önce satışa sunuldu.</li>
<li>Anlıyorum. Bakın, sizi  dinledim. Konunuzda kuvvetlisiniz. Son olarak söylemek istediğiniz bir şey var  mı?</li>
</ul>
<p>Hani filmlerde olur ya, mahkemede avukatlar davanın  sonunda öyle laflar ederler ki, son darbe ve galibiyet. Ona benzer bir şeyler  söyleyeyim dedim.</p>
<ul>
<li>Ben buraya, karşınıza  iki şey için geldim. Birincisi, haklarımı biliyorum. Hiçbir şekilde benden  istenen şartların dışına çıkmadım ve bunu size ispat ettim. İkincisi, bu ülkede  inandığım bir şey var; haklıysanız hakkınızı alırsınız.</li>
</ul>
<p>Memurun yüzünde hep aynı gülümseme var, değişmiyor. Yorum  yapamıyorum. Bana cevabın mektupla ve engeç 2-3 hafta içinde geleceğini  söyledi. Ayrılırken elimi sıktı ve yineledi.</p>
<ul>
<li>Ev çok güzel olmuş,  tebrikler.</li>
</ul>
<p>Dışarı çıktım, oğlum heyecanla yanıma geldi ve sordu  hemen.</p>
<ul>
<li>Baba, durum ne?</li>
<li>Bu iş tamamdır evladım.  Adam kesin evi satın alıyor.</li>
</ul>
<p><strong>29 Eylül 2009<br />
</strong><strong>Öğlen saatleri<br />
Los Angeles, CA</strong></p>
<p>Bir iş yarattım kendime ve onu takip için buradayım. Hava  harika. Santa Monica daha harika. Ama gelen telefon?</p>
<ul>
<li>Baba, cevap geldi  nihayet.</li>
</ul>
<p>Ses tonu yine garip.</p>
<ul>
<li>Öyle mi? Sonunda  hatırladılar beni. Ne diyorlar?</li>
<li>Bir şey demiyorlar ki.  Seni yine görüşmeye çağırıyorlar.</li>
<li>Hoppalaaaa!</li>
</ul>
<p><strong>2 Ekim 2009<br />
</strong><strong>Saat 9:15<br />
San Francisco, CA</strong></p>
<p>Yine aynı binadayım ama bu son gelen mektubun anlamını  öğrenmek için. Masadaki yaşlı kadına kısaca anlattım durumu ve sordum.</p>
<ul>
<li>Bunun son mektubun  anlamı nedir? Ne yapmalıyım?</li>
<li>Açıkcası az görülen bir  durumdur. Belli ki durumunuz biraz şüpheli, yine sorulacak sorular var. Bu iş  biraz sabır işidir. Yani kazanıncaya kadar savaşmaya devam dostum.</li>
<li>Yahu ben önceki  görüşmede herkesi öldürdüm ve savaşı kazandım sanıyordum.</li>
<li>Yukarıda daha çok adam  var öldüreceğin.</li>
</ul>
<p><strong><br />
16 Ekim 2009<br />
</strong><strong>Saat 11:00<br />
San Francisco, CA</strong></p>
<p>Tekrar görüşmek için aynı yerdeyim. Danışma masasındaki  kadına rica ettim.</p>
<ul>
<li>Lütfen bana bir kadın  memur ayarla. İyisinden olsun.</li>
</ul>
<p>Bu defa F kapısındayım. Yanımda hiçbir belge yok. Ne  alayım ki, hepsini verdim daha önce. Ayrıca ek olarak bana ne soracaklar onu da  bilmiyorum. Heyecansız, bitse de çekip gitsem havasındayım. Bu defa hoparlörden  geldi ismim. Yine erkek, anlaşılan etkileyememişim danışmadakini. Kapıyı hafif  yaşlı, gözlüklü bir memur açtı ve aldı içeriye beni. Kendini tanıttı,  soyadından belli ki Kuzey Avrupa kökenli. Çok kibar ve saygılı. Yemin  yinelendi. Başlangıçta sorulan sorular yinelendi. Adres, medeni durum, başka  değişiklik vs. Bana soruları sorarken bir taraftan cevap veriyorum bir taraftan  da anlamaya çalışıyorum; acaba bu memurun önceki görüşmeden haberi var mı,  yoksa yok mu? Sordum kendisine:</p>
<ul>
<li>İzin verirseniz bir şey  sorabilir miyim?</li>
<li>Tabii. Ben sizi dinlemek  için burada bulunuyorum.</li>
<li>Çok naziksiniz, teşekkürler.  Bu benim ikinci duruşmam oluyor, bunu biliyorsunuz değil mi?</li>
</ul>
<p>Kısaca anlattım durumu. Ben itiraz duruşmasına artık bir  cevap beklerken tekrar çağırıldığımı söyledim. Daha önce hem postayla hem de  görüşmede elden verdiğim belgeleri kendi dosyasından gösterdim tek tek. Adamın  yüzünde bir ifade var ki, anlatılır gibi değil. Daha önceki görüşmeleri  yapanların bana verdikleri kağıtların asıllarını çıkardı dosyadan ve ayrı bir  yere koydu. Belli ki bunlardan hiç haberi yok. Durumu toparlamaya çalıştı.  Kibarca özür diledi ve birkaç soru sordu, cevaplarını verdim. Anlıyorum ki bana  inanıyor ama bir biçimde ve kendi prensiplerine göre dosyayı kapatması lazım.</p>
<p>Çok uzun sohbet ettik. Ayrılmadan önce kendisine bu  konunun benim için bir önceliği kalmadığını, ve sonucu beklemediğimi söyledim. Acilen  dışarı gitmek zorunda olduğumu ve zamanın benim için çok önemli olduğunu  ekledim. Sonrasında o kapattı görüşmeyi.</p>
<ul>
<li>Bakın, sizi çok iyi  anlıyorum. Lütfen sizi anladığımı anlayın. Size, hiç kimseye hiçbir şekilde  garanti veremem. Ancak garanti vereceğim şey, hemen bugün öğleden sonra  dosyanızda çalışma yapacağımdır. Cevabı en kısa sürede alacaksınız.</li>
</ul>
<p>Dışarı çıktım. Ama rahatlamıştım biraz. En azından  içimdekileri söyledim, çekinmedim. ‘Benim için bu pasaportun önemi kalmadı’  derken blöf yapmıyordum.</p>
<p><strong>18 Ekim 2009</strong><strong><br />
Saat 10:34<br />
San Pablo, CA</strong></p>
<p>Mektubu posta kutusundan aldım. Artık öğrendim; kalın bir  zarf ise red, bir sürü açıklamalarıyla beraber. Bana gelen bu zarf ince.  İçinden tek sayfa kağıt ve kısa bir yazı çıktı. Kira ödemelerimin ispatı,  oğlumun pasaportunun fotokopileri ve son yılın vergi kayıtları isteniyor. Yine  evrak trafiği!</p>
<p>Artık ben kaçtıkça onlar kovalıyor. Akşama kadar tüm  istenenleri hazırladım. Fotokopiler, çeklerin kopyaları, oğlumun yeşil karta  hak kazanma yazısı, ne varsa buldum ve koydum zarfa, tam 115 sayfa. Gönderdim  hemen.</p>
<p>Bu kadar belge sunulur mu hiç? Sunmuyorum ki, benimle son  görüşmeyi yapan Kuzey Avrupalı beyefendiye silah veriyorum sadece.</p>
<p><strong>31 Ekim 2009</strong><strong><br />
Saat 11:10<br />
San Pablo, CA</strong></p>
<p>Yine hafta boş geçti, postacı yolunu gözlemek haftaya  kaldı derken postacı geldi. Salondan görüyorum, kutuya bir şeyler bıraktı.  20-25 dakika sonra kalktım yerimden, dışarı çıkıp açtım.</p>
<p>Zarf orada.</p>
<p>Aldım zarfı elime bakıyorum. Düşünüyorum; içinde bir yazı  var ve bu defa artık neredeyse bir yıllık   maceranın sonundayım. Çok büyük bir olasılıkla kesin bir cevap var.  İtirazıma cevap, ya onaylanacak, ya da yine reddedilecek. Tabii ki merak  ediyorum. Ama emin olduğum bir şey var ki sonuç ne olursa olsun benim hayatıma  yön vermeyecek. Ben yine benim.</p>
<p>Her yeni yılın başında kendi kendime düşünürüm hep,  sanırım herkes yapar bunu. Sorarım; acaba geçen yıl haksızlık yaptım mı başkalarına?  Bunun farkında mıyım? Bilerek kalp kırıyor muyum? Gerek davranışlarımda gerek  beklentilerimde bir üst seviyeye çıkabildim mi, devamında nasıl çıkarım? Kalite  arayışım benim bunlar. Yani benim hayatıma yön verecek şeylerin arayışı bunlar.  Bu arayışlarım hep sürecek. Bu pasaport benim kimliğimi değiştirmeyecek ki.</p>
<p>Zarfla birlikte eve girdim ve açmadan oğluma gösterdim.  Açtık. Gelen yazıda kısaca şöyle diyor. Amerikan vatandaşı olmaya hak  kazandınız, sizi tebrik ederiz.</p>
<p><a href="http://www.usa-turk.com/2009/11/50-yildizli-pasaport-1-bolum/">Yazının birinci bölümü için tıklayın&#8230;</a></p>
<p>Bu yazıyı Gönderen Okuyucumuz <strong>Erkan Ayhan</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.usa-turk.com/2009/11/50-yildizli-pasaport-2-bolum/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>50 Yıldızlı Pasaport 1. Bölüm</title>
		<link>http://www.usa-turk.com/2009/11/50-yildizli-pasaport-1-bolum/</link>
		<comments>http://www.usa-turk.com/2009/11/50-yildizli-pasaport-1-bolum/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 07 Nov 2009 05:05:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Serbest Kürsü</dc:creator>
				<category><![CDATA[Göçmenlik]]></category>
		<category><![CDATA[Hayatın İçinden!]]></category>
		<category><![CDATA[greencard lottery]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.usa-turk.com/?p=4630</guid>
		<description><![CDATA[11 Ekim 2008 Cumartesi
Saat 19:24
SFO Havalimanı
Lufthansa zamanından önce indi, yaklaşık 15-20 dakika.  Giderek bu uzun uçuşlar beni daha çok yoruyor sanki. Eskiden, neredeyse 12  saatlik uçuşlar vız gelirdi hiç anlamazdım. Ama şimdi bayağı ağır, heyecanı mı  kalmadı, nedir?
San Francisco Havalimanı Uluslararası terminalinde upuzun  bir koridor var. Uçaktan çıktım, omuzumda çantam, yürüyorum. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>11 Ekim </strong><strong>2008 Cumartesi</strong><br />
<strong>Saat 19:24</strong><br />
<strong>SFO Havalimanı</strong></p>
<p>Lufthansa zamanından önce indi, yaklaşık 15-20 dakika.  Giderek bu uzun uçuşlar beni daha çok yoruyor sanki. Eskiden, neredeyse 12  saatlik uçuşlar vız gelirdi hiç anlamazdım. Ama şimdi bayağı ağır, heyecanı mı  kalmadı, nedir?</p>
<p>San Francisco Havalimanı Uluslararası terminalinde upuzun  bir koridor var. Uçaktan çıktım, omuzumda çantam, yürüyorum. Acele de etmiyorum  çok fazla, gümrük sırasına erken gireyim diye. Nasılsa bir biçimde geçeceğiz. Gümrükten  önce çıkmak, valizi konveyörden erken almak anlamına gelmiyor çünkü. ‘Amerikan  vatandaşları/Yeşil Kart sahipleri’ bölümüne geçtim, sıra çabuk geldi. Memur  genç biri. Pasifik adalarından sanki. İşaret etti, gittim karşısına.</p>
<ul>
<li>İyi akşamlar.</li>
<li>İyi akşamlar.</li>
</ul>
<p>Pasaportu ve yeşil kartı uzattım. Otomatik olarak işini  yapıyor. Yeşil kartı elektronik makinede kontrol ettikten sonra sordu:</p>
<p>- Dışarıda ne  kadar kaldınız?</p>
<p>Hayatımda ‘nefret’  kelimesine yer yok ama bu soru beni çok kızdırıyor. Her gelişimde aynı soru&#8230;</p>
<ul>
<li>İki aydan biraz fazla.</li>
<li>Emin misiniz?</li>
<li>Çok fazla eminim.</li>
<li>Bana pasaportunuzda  gittiğiniz ülkedeki giriş damgasını gösterebilir misiniz?</li>
</ul>
<p>İşte bu soru bir ilk benim için. Biliyorum ki bazan  Türkiye’de giriş damgası basmıyorlar ve benim son girişimde de yok.</p>
<ul>
<li>Bakın, bazan gittiğim  ülkede giriş damgası&#8230;</li>
<li>Aaaa buldum. İşte  burada.</li>
</ul>
<p>Memurun buldum dediği damga, benim bundan bir önceki  gidişime ait Türkiye’ye giriş damgası. Memur damganın tarihini yanlış okuyor.  Türkiye’de tarihler ‘Gun-Ay-Yıl’ sırasına göre, burada ‘Ay-Gun-Yıl’ sırasına  göre yazılıyor ya, damgadaki tarihi kendi bildiği şekilde okudu ve dışarıda  kaldığım süreyi dogru kabul etti. Tarih denk geldi, gülümsedim.</p>
<ul>
<li>Ben bıktım bu işlerden.  Biliyor musunuz, dışarıda kaldıkları süreyi en çok saklayanlar Filipinliler. Hep  yalan söylüyorlar.</li>
<li>Neden ki?  Pasaportlarında yok mu damgalar?</li>
<li>Var tabii, ama o kadar  çok damganın arasından nasıl vakit ayırayım da bulayım hemen?</li>
<li>Ya yoksa giriş  damgaları?</li>
<li>Olur mu hiç?  Olması lazım. Bana nasıl ispat edecekler  sonra?</li>
<li>&#8230;&#8230;..</li>
</ul>
<p>Pasaportuma giriş damgasını vurdu ve uzattı.</p>
<ul>
<li>Amerika’ya hoş  geldiniz.</li>
<li>Teşekkür ederim.  Sanırım bir dahaki girişimde bana dışarıda ne kadar kaldığımı sormayacaksınız.</li>
<li>Neden?</li>
<li>Vatandaşlık için  zamanım geldi</li>
</ul>
<p>Gülümsedi afacanca:</p>
<ul>
<li>Tebrik ederim, ama ben  onlara da soruyorum aynı soruyu&#8230;.</li>
</ul>
<p><strong>13 Kasım 2008</strong><br />
<strong>Sabah</strong><br />
<strong>San Pablo, CA</strong></p>
<p>Yaklaşık bir haftadır, internetten indirdiğim N400  formunu dolduruyorum. Formu doldurmak kolay da, bir bölüm var dışarıda kalınan  sürelerle ilgili, tam ve kesin tarihleriyle yazayım istiyorum. Son beş yıl  içinde epey dışarı gitmişliğim var çünkü. Pasaportum elimde, tarihleri kontrol  ediyorum birer birer. Ben çok düzenli biriyim, özellikle işimle ilgili her  türlü kayıt dosyalarımda mevcut. Bu yüzden yazdığım tarihlerin doğruluğundan  son derece eminim. Ama Türkiye’ye giriş damgalarından bazıları eksik. Eğer  sorulursa cevabım hazır olsun istiyorum.</p>
<p>Vatandaşlığa müracaat etmenin ilk kuralı, yeşil kart  alınışından 5 yıl sonra hak kazanılması. İkinci kural, bu 5 yılın enaz yarısı  süreyi burada yaşamış olmak gerek. Eğer ikinci kural 5 yıldan 3 ay önce dolmuş  ise müracaatınızı o gün yapabiliyorsunuz. 3 ay 3 aydır ama değil mi? İşte bugün  benim 30. ayım doluyor ve müracaata hak kazanıyorum.</p>
<p>Herşeyi hazırladım. Hiç eksik yok, tarihlerden ve  sürelerden eminim. 5 yıl içinde 10 defa dışarıya gitmişim. Hiç biri 6 ay’dan  fazla değil, ortalama 2.5-3 ay diyelim. Ve 5 yılın yarı süresinde buradaydım.</p>
<p>Zarfı hazırladım, içine çeki de koydum ve öğlen  saatlerinde postaya verdim.</p>
<p>Acaba ne zaman gelir cevap?</p>
<p><strong>17 Aralık 2008</strong><br />
<strong>Saat 09:25</strong><br />
<strong>San Pablo, CA</strong></p>
<p>Asyalı postacımız zarfı getirdi. Gerek içindeki kağıdın  şekline, gerek içeriğine alışmışlığımız var. 2004 yılında 21 yaşından büyük  oğluma yeşil kart almak için müracaat etmiştim. Yazışmalarımız var, oradan  biliyorum.</p>
<p>Yazıda diyor ki, lütfen 23 Aralık 2009 günü parmak  izinizi vermek için saat 10:00 da Oakland, Ca. daki merkezimizde hazır bulunun.</p>
<p>Bir hafta var, ben daha erken gitsem nasıl olur acaba?</p>
<p><strong>19 Aralık 2008</strong><br />
<strong>Saat 09:50</strong><br />
<strong>Oakland, CA</strong></p>
<p>Parmak izini önceden vermek amacıyla binaya geldim.  Kapıda yaşlı ama o kadar da tatlı siyah bir görevli var.</p>
<ul>
<li>Günaydın</li>
<li>Günaydın, hoşgeldiniz</li>
<li>Benim parmak izi için  randevum var. Ama biraz erken geldim.</li>
<li>Zararı yok.</li>
<li>Hayır, saat olarak  değil, aslında randevum önümüzdeki hafta.</li>
<li>Patron, hoşgeldin. Bak,  içerde biz bize oturuyoruz zaten. Hiç olmazsa kızlar senin için çalıssınlar  biraz.</li>
</ul>
<p>Çok iyi be. Şanslıyım, işim hızlı gidecek galiba&#8230; Böyle  giderse bir ay sonra yemin töreninde bulursam kendimi, şaşmam. Çıktım üst kata.  15 dakikada parmak izim alındı ve dediler ki ‘şimdi size görüşme günü  bildirilecek. Alın bu kitabı iyi çalışın. Sınav yenilendi, sorularda eskiye  göre değişiklikler var’. Gülüştüler aralarında.</p>
<p>Zor mudur nedir?</p>
<p><strong>15 Ocak 2009</strong><br />
<strong>Saat 10:15</strong><br />
<strong>San Pablo, CA</strong></p>
<p>Asyalı postacının zamanlaması harika. Tam evden çıkmak  üzereydim, zarfı elden aldım. Yine aynı zarf, aynı başlık. Görüşme günü, yeri  ve saati bildiriliyor. 3 Mart’ta beni bekleyecekler. Şereflendireceğim  kendilerini.</p>
<p>Aslında verdikleri süre bana biraz uzak geldi. 1.5 aydan  fazla. Daha yakın bir zaman olabilirdi, ne bileyim mesela ertesi gün ya da daha  ertesi gün. Ama açıkcası o günlerde başka bir heyecan içindeydim ve birbuçuk ay  sonra olacak görüşmenin çok da üzerine düşmedim. Bir ay kadar önce Fresno’da bir  ev almıştım ve işlemler yeni bitmişti. Epeydir bu evin modernize edilmesi için  hazırlık yapıyordum ve bu konuya odaklanmıştım. Hem nasılsa zaman geçecek ve  ben sınavı 3 Mart’ta atlatacaktım. Benim için önemli olan evin restorasyonunun  başlamasıydı.</p>
<p>Projeler hazır, malzeme listesi hazır, hatta ne kadar  ciddiye alıyorum ki küçücük bir proje için iş programı bile hazır. Buradakilere  göstereceğim kendimi.</p>
<p>Vatandaşlık sınavı mı? Boş ver, nasılsa aynı gün alırım  yemin töreni tarihini.</p>
<p><strong>3 Mart 2009</strong><br />
<strong>Saat 10:00</strong><br />
<strong>San Francisco, CA</strong></p>
<p>Federal göçmenlik bürosu San Francisco’da merkezde bir  yerlerde. Daha önce bir iki defa gitmişliğim var. Ama bu defa diğer caddedeki  kapıdan aldılar beni. İkinci kata çıktım. Müracaat masasındaki kadın gülücükler  dağıtıyor herkese. Bana dediki ‘simdi siz gidin A kapısına yakın bir yerde  bekleyin. Sizi çağıracaklar’.</p>
<p>Vay be. Gün geldi. Amerika’ya ilk gelişimi hatırladım  birden. 3 Kasım 1993. Chicago havalimanı. Gümrükteki memur sormuştu bana.</p>
<ul>
<li>Amerika’ya ilk  gelişiniz mi?</li>
<li>Evet, ama son olmayacak  bu.</li>
<li>Hoşgeldiniz. Dilerim  rüyanız gerçek olur.</li>
</ul>
<p>İşte simdi, bunca yıl sonra buradayım. Artık rüya mıdır  nedir bilmiyorum. Dahası çok da önem vermiyorum, eskisi kadar.</p>
<p>Geçtim A kapısına yakın bir yerlere, oturdum ve  bekliyorum. Hiç heyecanlı değilim. Daha önce buna benzer toplantıları çok  yapmışlığım ve alışmışlığım var, üstelik çok da hoşuma gidiyor. Geçen 1.5 ay  süresinde sadece üç-dört defa sorulara göz attım. O da evin çalışmaları  sırasında kulaklıkla dinlediklerim.</p>
<p>Genç ve uzun boylu bir adam çıktı kapıdan ve seslendi ismimi.  Ama o ne biçim fonetik öyle! Sandım ki bir Türk beni çağırıyor. Burada pek  duymadığım bir şey.</p>
<p>-    Hoşgeldiniz,  nasılsınız?</p>
<p>-    Çok  teşekkür ederim, siz nasılsınız?</p>
<p>-    Iyiyim. Başlamak için önce yemin etmeniz  gerekiyor. Burada vereceğiniz ifadelerin doğru          olacağına, doğrudan başka bir şey  olmayacağına yemin eder misiniz?</p>
<p>-    Ederim.</p>
<p>Memur kibar ama belli ki çok disiplinli biri. Ona göre  davranıyorum. Kısa ve öz cevap.</p>
<p>-    Türksünüz.</p>
<p>-     Evet</p>
<p>-     Biliyor musunuz, Oraya gitmeyi çok  istiyorum.</p>
<p>-     Çok güzel bir ülkedir. Her mevsim  gidebilirsiniz.</p>
<p>-     Boğaz nasıl?</p>
<p>-     Harikadır, görmeniz gerek. Ayrıca Ege,  Akdeniz, Karadeniz&#8230;.</p>
<p>-     Biliyorum. Zaten ondan gitmek istiyorum.</p>
<p>İyi başladık, iyi gidiyoruz. Sanırım bitti bu iş. Sohbete  devam ediyorum, sordum.</p>
<ul>
<li>Hiç daha önce gittiniz  mi?</li>
<li>Hayır, ama gitmeyi  gerçekten çok istiyorum.</li>
<li>Biliyor musunuz, ismimi  öyle telaffuz ettiniz ki sandım beni bir Türk çağırıyor.</li>
<li>Gerçekten mi?</li>
<li>Evet</li>
<li>İlginç, peki şimdi  isterseniz sınava geçelim.</li>
<li>Tabii.</li>
<li>Çok fazla bir şey  sormayı gerekli görmüyorum, söyler misiniz bu ülkenin Babası kimdir?</li>
<li>George Washington.</li>
<li>Güzel. Anayasa  Mahkemesi Başkanı?</li>
<li>John G. Roberts.</li>
<li>Son soru: 1900’lü  yıllarda hangi savaşlarda bulunduk?</li>
<li>Körfez savaşı.</li>
<li>Başka?</li>
<li>Vietnam.</li>
<li>Başka? Daha önemlisi?</li>
<li>İkinci Dünya Savaşı</li>
<li>Tamam.</li>
</ul>
<p>Bu arada uzun boylu, genç memur benim formu inceliyor bir  yandan. Sırasına göre bakıp bir yere takıldı ve sordu.</p>
<ul>
<li>Çalıştığınız yerlere  ait bölümü boş bırakmışsınız?</li>
<li>Evet</li>
<li>Hiç çalışmadınız mı  peki?</li>
<li>Çalıştım ama burada  değil. Dışarıda.</li>
<li>Neden yazmadınız ki?</li>
<li>Ben sandım ki soru  Amerika’da çalışmalarımla ilgili.</li>
<li>Hayır. Burada diyor mu  Amerika’daki çalıştığınız yerler?</li>
</ul>
<p>Kolay zora dönüşüyor. Hissettim bir an.</p>
<ul>
<li>Özür dilerim, benim  hatam.</li>
<li>Çok önemli değil.</li>
</ul>
<p>Disiplin devam ediyor.</p>
<ul>
<li>Burada yazabilirim  hemen.</li>
<li>Hayır! Burada  yazamazsınız.</li>
</ul>
<p>Neden ki? Neticede ben bir biçimde bilgi veriyorum ve bu  anladığım kadarıyla kayıt altında zaten. Gizli saklı bir şey değil ki bu.</p>
<ul>
<li>Yurt dışına fazla  çıkmışsınız. Belirttiğiniz tarihler doğru mudur?</li>
<li>Kesinlikle doğru. Hem yemin  ettim hem de bir biçimde gerek pasaportumdan gerekse de gümrük kayıtlarından  kontrol edebilirsiniz.</li>
<li>Anlıyorum. Bakın,  İngilizce dil bilgisi ve devlet yönetimi konusunda sınavı geçtiniz. Şimdi  sizden bazı belge ve aydınlatıcı bilgiler isteyeceğim. Bunları postayla  göndereceksiniz. Dilerim fotografınız vardır yanınızda.</li>
<li>İki adet var.</li>
<li>Tamam. Bana da iki adet  lazım zaten. Şimdi bu belgeyi size veriyorum. Burada yazdıklarımı tamamlayıp  bana en kısa sürede gönderin. Dosyanızı kapatayım.</li>
</ul>
<p>Toplam 19 dakika sürdü görüşme. Ama sonuç? Yeni evrak  hazırlanması vs vs. Dedim ki kendime: ‘Peki. Ne istediyse arkadaş, hazırla  gönder, olsun bitsin. Ne de olsa ismimi bir Türk gibi telaffuz etti’.</p>
<p>Dışarı çıktığımda yağmur devam ediyordu. Bart istasyonuna  doğru yürüdüm, bir yandan da düşündüm, ne belge istiyor ki bu genç ve uzun adam  benden? Gözlüklerimi yanıma almamışım okuyamadım orada&#8230;</p>
<p><strong>5 Mart 2009</strong><br />
<strong>San Pablo, CA</strong></p>
<p>Genç ve uzun boylu arkadaşın listesinde ne var ne yok,  bir tanesi hariç hemen o gün hazırladım. Pasaportumun tüm sayfalarının  fotokopisi, dışarıda iş yaptığım yerler, adresleri, tarihleri ve süreleri. Bir  de bir tablo hazırladım ki harika oldu. Pasaportumdaki giriş çıkış damgalarını  fotokopi üzerinde ve ayrıca bir tabloda açıkladım. Ne zaman nereye gittim, ne  zaman döndüm hepsi belli. Bir de Lufthansa’dan belge ekledim, uçuş tarihlerim  var gayet ayrıntılı. Bundan daha iyisi olur mu? Kim verir böyle ayrıntılı ve  açık bilgileri, hem de en kısa zamanda? Son olarak konsolosluktan alacağım  nüfus kayıt örneği kaldı. İki gün sonra LA konsoloslukta bizzat elden aldım  evrakı, hem Türkçe hem İngilizce. Los Angeles’ı oldum olası severim her ne  kadar benim ilk beş şehrim içinde değilse de. Ve Oradan postaladım zarfı, kalın  ve büyük. Ucu açık kalan işlemler beni rahatsız eder. Bir an önce sonuçlanmalı  ilgili olduğum projeler, sağlıklı ve zamanında. Düşünüyorum ki, memurun her  istediği belge, hatta fazlasıyla hazırlandı ve gönderildi. Herhalde iş  bitmiştir artık.</p>
<p>Oysa ne bileyim ben sürprizlerin daha yeni başladığını&#8230;</p>
<p><a href="http://www.usa-turk.com/2009/11/50-yildizli-pasaport-2-bolum/">Yazının ikici bölümü için tıklayın&#8230;</a></p>
<p>Bu yazıyı Gönderen Okuyucumuz <strong>Erkan Ayhan</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.usa-turk.com/2009/11/50-yildizli-pasaport-1-bolum/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>H1’dan Yeşilkart’a Geçiş ve Süreçteki Tuzaklar</title>
		<link>http://www.usa-turk.com/2009/08/h1dan-yesilkarta-gecis-ve-surecteki-tuzaklar/</link>
		<comments>http://www.usa-turk.com/2009/08/h1dan-yesilkarta-gecis-ve-surecteki-tuzaklar/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 27 Aug 2009 03:14:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hakan Batıkhan</dc:creator>
				<category><![CDATA[H-1B Vizesi]]></category>
		<category><![CDATA[İşveren Kanalıyla Yeşilkart]]></category>
		<category><![CDATA[H1B]]></category>
		<category><![CDATA[Yeşilkart]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.usa-turk.com/?p=2811</guid>
		<description><![CDATA[Pek çokları gibi ben de ABD’ye H1 vizesiyle geldim. İstanbul’daki ABD Konsolosluğu’nda H1 vizesi basılmış pasaportumu geri aldığımda, vizenin üzerindeki son geçerlilik tarihi o zaman gözüme çok uzak bir tarih olarak görünmüştü. ABD’ye gelir gelmez ise, H1 vizesinin sınırlarının farkına varıp, çalıştığım şirket üzerinden yeşilkarta başvurdum. O zaman için tek hedefim, bir an önce H1’dan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Pek çokları gibi ben de ABD’ye H1 vizesiyle geldim. İstanbul’daki ABD Konsolosluğu’nda H1 vizesi basılmış pasaportumu geri aldığımda, vizenin üzerindeki son geçerlilik tarihi o zaman gözüme çok uzak bir tarih olarak görünmüştü. ABD’ye gelir gelmez ise, H1 vizesinin sınırlarının farkına varıp, çalıştığım şirket üzerinden yeşilkarta başvurdum. O zaman için tek hedefim, bir an önce H1’dan kurtulup, daha sağlam ve uzun süreli olan yeşilkarta geçmekti; ama süreçten habersizdim. Çalıştığım şirketin İnsan Kaynakları sorumlusu, “Senin dosyanı EB-3 kategorisinde başvuracağız” dediğinde, bir şey anlamadığım için, “başvurulsun da gerisi önemli değil” mantığıyla kafamı sallayarak ilk hatamı orada yaptım. Ama işe başladıktan iki hafta sonra yeşilkart başvurum yapıldığı için kendimi şanslı hissetmem gerektiğini, ileriki zamanlarda tanıştığım başka şirketler üzerinden çalışan danışman arkadaşlarla konuşurken anladım.</p>
<h2><span style="color: #000080;">Labor Certificate</span></h2>
<p>Fazla detaya girmeden kısaca özetlemek gerekirse, yeşilkart başvurusu, 3 ana safhadan oluşuyor: İlk safha Çalışma Bakanlığı’ndan alınan “<span style="color: #000080;"><strong>Labor Certificate</strong></span>” safhası; diğer iki safha ise Labor Certificate’in alinmasindan sonra başlayan ve ABD’de veya Türkiye’de devam edebilen safhalar diyebiliriz. Bu safhalarda, dikkat edilmesi gereken pek çok önemli ayrıntı var. Labor Certificate’le başlıyalım:</p>
<p><strong>Ad</strong><strong>ı</strong><strong>m 1:</strong> 1nci safha bazen en uzun süren safha olduğu için, mümkün olduğunca en üst kategoriden başvurmak faydalı olacaktır. Hızlıdan yavaşa doğru başvuru türleri, EB-1, EB-2 ve EB-3 olarak sınıflandırılıyor. Bugüne kadar EB-1 olan sadece bir kişiyle tanıştım; genelde EB-2 ve EB-3 kategorileri en yaygın olanları. Dikkat edilmesi gereken noktalar:</p>
<ul>
<li>Şirket sizin başvurunuzu muhtemelen en yavaş kategori olan EB-3’den başvurmak isteyecektir. Şirket avukatına açık açık, EB-3 istemediğinizi, EB-2 üzerinden başvurmak istediğinizi belirtin. İnternetteki göçmenlik sitelerinden güncel bilgileri okuyup, bu konuda boş olmadığınızı gösterin.</li>
<li>Şirket sizin kısa sürede yeşilkart alıp özgür kalmanızı istemeyecektir. Bu nedenle, işe başladıktan sonra yok 6 ay yok 1 sene sonra başvurabiliriz masallarını dinleyebilirsiniz. Bunlara kanmayın; doğrudan talepte bulunun ve başvurunuzu yaptırın. Eskiden masrafların 100%’unu şirketler karşılardı; şimdilerde (özellikle danışmanlık şirketlerinde) masraflar ya tamamen çalışana yıkılıyor ya da şirketler masrafların az bir kısmını karşılıyor. Sonuçta, para sizin cebinizden çıkacağından dolayı, şirketinize ve şirket avukatına talebinizi iletmekten çekinmeyin.</li>
<li>Eskiden ABD çapında ofisleri olan şirketler, çalıştığınız eyalete bakılmaksızın, başka bir eyaletteki Çalışma Bakanlığı (Department of Labor) ofisinden Labor Certificate başvurunuzu yapabiliyordu. Şimdilerde bunun kalktığını biliyorum. Bu neden mi önemli? Chicago’da 6 ayda sonuçlandırılabilen bir başvuru, Los Angeles’da bir kaç yıl sürebiliyor. Bu nedenle, başvurunun yapıldığı eyalet, süreci hızlandırdığı gibi , yavaşlatabiliyor da…</li>
</ul>
<p><strong>Adım 2:</strong> Bir şekilde <span style="color: #000080;"><strong>Labor Certificate</strong></span>’e başvurdunuz ve şirket avukatı bir gün sizi arayıp, başvurunuzun kabul edildiği haberini verdi. Şimdi yeni bir kararla karşı karşıyasınız demektir. Avukat size 2nci ve 3ncü aşamaya nasıl başvurmayı istediğinizi soracaktir. Vereceğiniz bu karar da yeşilkart sürecinizi önemli ölçüde etkileyecektir. İki opsiyonunuz olacak: <strong>1)</strong> <span style="color: #000080;"><strong>Adjustment of Status</strong></span>,<strong> 2) <span style="color: #000080;">Consular Processing</span></strong>. Bu noktada yine önemli bir karar vermek durumundasınız ve bu kararı verirken aşağıdaki faktörleri gözönüne almanız gerekiyor:</p>
<ol>
<li> Çalıştığınız  işteki yeriniz yeterince sağlam mı</li>
<li>Kabaca gelecek 6 aylık dönemde Turkiye’ye seyahat engeliniz var mı? Seyahat engeliniz yoksa, 2 hafta kadar bir süreyi Turkiye’de geçirecek kadar işten izin alabilecek misiniz?</li>
<li>Risk almayi ne kadar seviyorsunuz?</li>
</ol>
<p><img class="alignright size-full wp-image-2892" style="margin: 5px;" title="EAD-Card-1" src="http://www.usa-turk.com/articles/wp-content/uploads/2009/08/EAD-Card-1.jpg" alt="EAD-Card-1" width="236" height="150" />Evet, başvurunuzu <strong>“<span style="color: #000080;">Adjustment of Status</span>” </strong>türünde yaparsanız, yeşilkart süreci ABD’de devam edecek ve size 1-2 aylık bir zaman dilimi içinde, H1 yerine geçecek olan <span style="color: #000080;"><strong>EAD</strong></span> (<span style="color: #000080;"><strong>Employment Authorization Document</strong></span>) kartını gönderecekler. Bu kartın her sene yenilenmesi gerektiğinden, her yıl $500 civarında avukatlık ve başvuru masrafınız olacak. Ama, yeşilkart başvurunuz herhangi bir nedenle sekteye uğrar veya reddedilirse, hukuki yoldan hakkınızı aramanız için kapılar sonuna kadar açık bırakılmış. Tabi bu arada inceleme süresi uzarsa, ikinci kez parmak izi vermek için göçmenlik bürosuna yeniden gitmeniz gerekebilir. Çünkü parmak izleri, üzerinden 1 seneden daha fazla bir zaman geçerse anlaşılmaz bir biçimde “expire” oluyor. Komik ama durum böyle… Yeşilkart başvurunuz sonuçlanıp kabul edildiğinde, resmi onay yazınızı belirtilen göçmenlik bürosuna istenilen diğer belgelerle birlikte götüreceksiniz ve işleminiz tamamlanacak. Yeşilkartınız ise bir ay gibi bir sürede adresinize posta (USPS) ile gönderilecektir.</p>
<p>Diğer seçenek olan <strong>“<span style="color: #000080;">Consular Processing</span>”</strong>i tercih ederseniz, kendinize ve işinize güveniniz tam, işten en az 2 hafta izin alıp Türkiye’ye gidebilecek kadar da özgürsünüz demektir. Bu tip bir başvuruda, geriye kalan süreç Türkiye’de devam edecek ve dosyanız Türkiye’deki ABD Büyükelçiliği/Konsolosluğu tarafından değerlendirilecektir. En büyük avantajı, bu sürecin göreceli olarak daha kısa olmasıdır. Başvurunuz değerlendirilip, Konsolosluk tararfından size mülakat tarihi verildiğinde, Türkiye’deki onaylı kurumlarda sağlık raporlarınızı alacak ve istenen diğer belgelerle birlikte, mülakat günü ve saatinde konsolosluk temsilcisinin önünde hazır bulunacaksınız demektir. İlk bahsettiğim başvuru türünün aksine, mülakat sonucunda başvurunuz herhangi bir nedenle reddedilirse (ki bugüne kadar duymadım ama ihtimal dahilinde), yeşilkart hakkınızı tümüyle kaybedebilirsiniz. Bir de tabi ki, gelirken şirketten alınmış çok yakın tarihli, “Şirketimizin elemanıdır” yazısının da yanınızda olması zorunlu. Diyelim ki, kötü senaryo gerçekleşti ve mülakatınıza bir aylık bir süre kala çalıştığınız şirketle ilişiliğiniz kesildi; bu durumda maalesef bütün süreç tamamen sona eriyor demektir. Yeşilkart sürecine ya yeniden başvurarak veya Yeşilkart Lotaryası’ndan şansınızı deneyerek devam etmeniz gerekiyor.</p>
<p>Eğer, “zamanım var beklerim; seyahat etmek de istemiyorum” diyorsanız <span style="color: #000080;"><strong>Adjustment of Status</strong></span>’u; yok “en kısa sürede yeşilkartımı cebime koymak istiyorum; risk de alırım, seyahat de edebilirim” diyorsanız Consular Processing’i tercih edeceksiniz demektir.</p>
<p>ABD’de uzun sureli çalışmayı düşünüyorsanız, yukarıda anlatılan bilgileri bir kenara not edip, yeşilkart sürecini hızlandıracak ama tamamen riske de atmayacak şekilde adımlarınızı atmanız gerekiyor.</p>
<p><strong>Hakan BATIKHAN<br />
SF Bay Area, August 22<sup>nd</sup>, 2009</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.usa-turk.com/2009/08/h1dan-yesilkarta-gecis-ve-surecteki-tuzaklar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gelmeden</title>
		<link>http://www.usa-turk.com/2009/08/gelmeden/</link>
		<comments>http://www.usa-turk.com/2009/08/gelmeden/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 24 Aug 2009 07:00:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mine Tockey</dc:creator>
				<category><![CDATA[Göçmenlik]]></category>
		<category><![CDATA[Yeşilkart]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.usa-turk.com/?p=2549</guid>
		<description><![CDATA[Greencard lottery kazanıpta Amerika’ya gelme hazırlıklarına girişmek büyük bir aşama. Eğer zarfınızı elinize alıp lottoyu kazandığınızı öğrendiyseniz, eğrileri ve doğruları ile ne olursa olsun Amerika’ya taşınmak kararını verdi iseniz bunun ardından sıkı bir hazırlık dönemi geliyor demektir. Bu göç hazırlıklarına ilk ne zaman kimle başladığımı hatırlamıyorum. Ama ilk defada benim deneyimlerimle oluşturduğum ne getirmeli, nasıl [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Greencard lottery kazanıpta Amerika’ya gelme hazırlıklarına girişmek büyük bir aşama. Eğer zarfınızı elinize alıp lottoyu kazandığınızı öğrendiyseniz, eğrileri ve doğruları ile ne olursa olsun Amerika’ya taşınmak kararını verdi iseniz bunun ardından sıkı bir hazırlık dönemi geliyor demektir. Bu göç hazırlıklarına ilk ne zaman kimle başladığımı hatırlamıyorum. Ama ilk defada benim deneyimlerimle oluşturduğum ne getirmeli, nasıl hazırlanmalı listesi her geçen gün, her yeni göçmen adayı ile kabardıkça kabardı. Bunlar belki öyle özel şeyler değil ama genelde insanın aklına gelmeyen, ve Amerika’ya ayak bastığınızda sizin için önemli olacak şeyler. Mesela Türkiye&#8217;deki araba sigortanızın bir kopyasını getirdiğinizde vereceğiniz sigorta parası en az ayda 100 dolar daha ucuza gelebicektir (<em>sigorta firmasına bağlı</em>), yada yanınızda getireceğiniz ingilizce bir referans mektubu, iş bulmanıza aklınızın ucundan geçmeyecek kadar çok yardımcı olacaktır.</p>
<p>Buna benzer detayları bir araya toplayınca gelmeden önce yapılacaklar hakkında uzun bir liste oluşturuyor.  Bu listenin başına ben daima her tür evrak vs.’nin scan edilip bir diskte toplanmasını koyarım. Uzun bir yolculuk ve büyük ihtimalle ilk günlerde ordan oraya taşınırken pasaportunuzu, sürücü belgenizi vs. kaybetmek içten bile değildir. Ve bu başınıza geldiğinde de Türkiye’den binlerce kilometre uzakta çözüm aramaya çalışmak çok zor olacaktır.</p>
<p>İkinci madde de resimleri söylerim. Geçmişi arkada bırakırken kutular dolusu resim getirmek belki mümkün değil ama sevdiklerinizin resimlerini bir web sayfasında yada diskte saklarsanız ilerde ne kadar akıllıca bir iş yaptığınızı düşüneceğinize bahse girerim.</p>
<p><img class="alignright size-medium wp-image-399" style="margin: 5px;" title="newspaper-jobs-1" src="http://www.usa-turk.com/articles/wp-content/uploads/2009/06/istock_000005168521xsmall-300x199.jpg" alt="newspaper-jobs-1" width="300" height="199" />Bu arada eğer varsa boşanma, evlenme belgeleri, diplomalar, değişik konulardaki eğitimlerden aldığınız sertifikalar gibi belki hiç işinize yarayacağını düşünmediğiniz belgeleri de bir kenara sıkıştırmayı unutmayın. İlk geldiğimde Türkiye&#8217;deki iş yerimden aldığım referans mektubu iş bulurken değilde ev kiralarken işime yaramıştı. Bir arkadaşım hiç çalışmadığı halde Türkiye’de bir arkadaşından aldığı tavsiye mektubu sayesinde bir kreşte işe girme şansını edinmişti. Yine bir başka Türk, eski iş yerindeki eğitimlerde aldığı Microsoft sertifikaları sayesinde güzel bir işe girebildi. Bu nedenle planlarınız ne olursa olsun, yedekte bu planların değişmesi durumunda işinize yarayabilecek her türlü belgeyi bir şekilde elektronik ortama kaydedip erişebileceğiniz bir yerde saklamak sizin için son derece yararlı olacak bir önlem.</p>
<p>Artık internet ve elektronik çağında yaşıyoruz. Özellikle internetin aklınıza bile gelmeyecek değişik alanlarda nasıl kullanabileceğinizi öğrenmeniz, gelmeden önceki hazırlıklarınız için çok ama çok önemli. Yaşayabileceğiniz şehri, mahalleyi seçmek hatta gelmeden ev bulmak, araba edinmek gibi yaşamınızı kolaylaştıracak herşeyi internet üstünden yapmak mümkün.</p>
<p>Amerika’ya gelmek üzere yola çıkan birçok Türkle internet üstünde çalışarak daha gelmeden, gelecekleri yerleri ayarlayıp, hava alanından nasıl oraya gidebilecekleri, civarda nerden alışveriş edebileceklerini çalıştık.</p>
<p>Türkiye’de belki internet kullanımı burdaki kadar günlük hayattaki detayları çözmeye yönelik değil ama buraya gelmeden önce kalacağınız oteli (www.hotels.com) bulup reservasyonunuzu yapıp hatta ücretini ödemek, havaalanında sizi karşılayacak arabayı ayarlamak (www.supershuttle.com), belirlediğiniz semtteki apartmanlara (www.Rent.com) internetten bakıp hatta internet vasıtası ile içlerini gezip, model ve büyüklüğüne karar verip tutmanız mümkün.  Geleceğiniz şehri tanımak için şehirle ilgili bütün istatistikleri yine internetten bulabilirsiniz (www.kiplinger.com/money/bestcities/). İş bulmak için karşınıza çıkacak en iyi kaynak yine internet olacaktır (www.monster.com, www.careerbuilder.com gibi).  (<em>Bu web sayfaları sadece örnek olsun diye verilmiştir internette benzeri yüzlercesini bulmanız mümkün</em>)</p>
<p>Kısacası Amerika’ya geliyorsanız bir şekilde laptop’ınızı getirmeniz yada gelir gelmez yapacaklarınız listesine bir bilgisayar ilave etmeniz kesinlikle yapabileceğiniz en yararlı şey olacaktır.</p>
<p>Bir şekilde bilgisayarınız yoksa da her mahallede bulunan kütüphanelerden birinden yararlanabilirsiniz. Gene Türkiye’den farklı çalışan bu kütüphane sisteminde eğer sizin adresinize gelmiş bir mektup yada bir fatura ile giderseniz (ehliyetinizi aldı iseniz oradaki adresle de olabilir) size bir kütüphane kartı verirler ve bir defada 50 adete kadar kitabı alıp evinize 1 aylığına götürme şansınız olur. Kütüphanelerde bedava internet, ve kitap yanı sıra dil eğitimi DVD leri hatta zengin bir film kolleksyonuda bulmak mümkündür. Kütüphaneler ayrıca değişik faaliyetlerin de yürütüldüğü mekanlardır. Bazen bedava dil kursları civardaki okullar yerine kütüphanede olabilir. Ayrıca eğer arkadaş edinmek istiyorsanız bunun en kolay yolu bu kütüphanelerdeki yada mahallenizin recreation merkezlerindeki faaliyetlere katılmak olacaktır.<br />
Recreation merkezleri de kar gütmeyen ancak küçük ücretler karşılığı değişik konularda faaliyetler ve dersler veren yerlerdir. Bu kurslar yemek pişirmekten tutun, tenis oynamayı yada dans etmeyi öğretmeye kadar varan çeşitli bir yelpazede olabilir. Cleveland’a yeni taşındığımızda resim kurslarına katılarak bir dolu yeni arkadaş edinmiştik.</p>
<p>Araba alırken www.craigslits.org’u kullanan pek çok kişi tanıyorum. Hatta bir dostumuz son iki arabasını Ebay’den almıştı. Bulunduğunuz eyalete göre ehliyet imtihanına hazırlanacağınız kitapçığı internetten basıp gelirken uçakta o uzun yolculukta çalışmak mümkün mesela. Yada apartman bakarken sokağınızı merak ediyorsanız http://maps.google.com’dan bir adres koyup “street view” seçeneği ile sokağı boydan boya dolaşarak tanımanız da mümkün. Google map, yahoo map, mapquest buraya geldikten sonra yolunuzu bulmakta en büyük yardımcınız olacak siteler. Hatta bazen öyleki akşam yemeğinde yiyeceğiniz pizza yada çin yemeğini internetteki menüden ısmarlayıp ödemeniz söz konusu olacaktır.</p>
<p>Ayrıca gelmeden önce Skype, MSN yada Yahoo gibi bir chat hesabı açıp eş dost ve akrabalarınıza size ulaşabilecekleri bu adresi vermekte size ekstra telefon ücretinden kurtarabilir.</p>
<p>Alış verişlerinizi internetten yapmak zamanla sizin de göreceğiniz gibi size hem zaman hem de para kazandıracaktır. Çoğu zaman internette dükkanlardan daha ucuza aynı malları bulmak mümkün olduğu gibi bazen vergi ödemekten de kurtulabilirsiniz internetten alışveriş yaparak. Tek önemli unsur “shipping” yani postalama ücretini de maliyete eklemeyi unutmayın hesabınızı yaparken.</p>
<p>Durum böyle olunca eğer detaylı bir internet kullanıcısı değilseniz, interneti değişik açılardan kullanmayı gelmeden biraz biraz çalışın derim. Chatten ve emailden başka fonksyonların ve internette detaylı arama yapmayı öğrenmenin gelecekte sizin için hayati önemi olacağını bilmek sanırım internete bakışınızı da değiştirecektir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.usa-turk.com/2009/08/gelmeden/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yeşil Kartta Son Basamak</title>
		<link>http://www.usa-turk.com/2009/06/yesil-kartta-son-basamak/</link>
		<comments>http://www.usa-turk.com/2009/06/yesil-kartta-son-basamak/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Jun 2009 05:25:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yalçın Sert</dc:creator>
				<category><![CDATA[İşveren Kanalıyla Yeşilkart]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.usa-turk.com/?p=1585</guid>
		<description><![CDATA[Bundan önceki iki yazıda işveren kanalı ile yeşil kart alma işlemlerinde, üç temel basamaktan ilk ikisini, size sponsor olacak firmanın sponsorluk için gerekli koşulları sağladığını belgelemesi olayını ve genel püf noktalarını, ve yeşil karta başvuru kategorilerini işlemiştim. Bu yazı ise üçüncü ve son basamak olan sağlık muayenesi ve geçici çalışma izninin gelişini anlatmaktadır.
Yeşil kartın son [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bundan önceki iki yazıda işveren kanalı ile yeşil kart alma işlemlerinde, üç temel basamaktan ilk ikisini, size sponsor olacak firmanın sponsorluk için gerekli koşulları sağladığını belgelemesi olayını ve genel püf noktalarını, ve yeşil karta başvuru kategorilerini işlemiştim. Bu yazı ise üçüncü ve son basamak olan sağlık muayenesi ve geçici çalışma izninin gelişini anlatmaktadır.</p>
<p>Yeşil kartın son basamağına postayla gelecek olan bir mektupla başlarsınız. Bu son basamak artık sadece sizinle ilgilidir. USCIS standartlarına uygun resim çektirmeniz ve USCIS onaylı bir doktorda sağlık muayenesi olmanız gerekmektedir. Doktora gittiğinizde genel bir kontrol yapar ve olduğunuz aşıları sorar. Amerika’da aile doktorluğu olduğundan, onlar için çocukluklarından beri bütün sağlık kayıtlarına ulaşmak mümkündür. Ancak bu Türkiye’den gelen bizler için geçerli değildir. Eğer master veya doktora için okula geldiyseniz, okula başvuru sırasında verdiğiniz sağlıkla ilgili formu eğer sakladıysanız bu form yeterli olabilir. Eğer elinizde kopyası varsa bunu verebilirsiniz veya okuldaki kayıtlarınızdan çıkarttırabilirsiniz. Ancak bu aşamaya geldiğinizde okuldan mezun olalı en az 2-3 yıl olduğundan büyük ihtimal kayıtlarınız çoktan okulda arşivler arasında tozlu yerini almıştır ve bunların kopyasını almak, eğer mümkün ise, haftalar sürebilir. Bu aşamada hepimiz bir an önce yeşil kartımıza sahip olmak istediğimizden vakit kaybı üzücü olur. Bu nedenle yeşil kart işlemlerinize vakit kaybetmeden devam etmek için bu formlarla uğraşmak yerine bir iki aşıyı tekrar olmak en kestirme yoldur. Eğer sağlık sigortanız varsa sigorta bu aşıları kapsayabilir ama doktorlar genelde hemen ödemenizi, sigorta ile sizin uğrasmanızı tercih ederler&#8230; Bir kere ellerine düştünüz&#8230; Ayrıca sizin için hazırlayacakları belge için de yüz küsür dolar ödemeniz gerekmektedir.</p>
<h2>Ufukta Evlilik Varsa</h2>
<p>Bu noktada evlilik konusuna değinmek gerekir. Eğer evli değilseniz ve evlenmeyi düşündüğünüz, planladığınız bir kız/erkek arkadaşınız, nişanlınız varsa, <strong>ilişkinizden eminseniz hemen evlenin</strong> !!! Bu aşama, birlikte başvurmak için son şansınızdır. Aksi taktirde avukat paralarını ve USCIS masraflarını eşiniz için tekrar ödemeniz gerekir&#8230; Daha da kötüsü siz yeşil kart alana kadar beklemek ve sonra eşiniz için başvurmak zorunluluğu doğar. Üstelik, başvurudan sonra eşiniz bir ile iki yıl arasında beklemek zorundadır yeşil kart için. Bu aşamada evlenirseniz, evlenme cüzdanının tercümesini bir arkadaşınıza yaptırıp (USCIS’in belli bir formu vardır), imzalatıp belgelerinize eklemeniz gerekmektedir. Ayrıca sağlık muayenesini eşinizin de olması ve belgelerini yine sizin başvurunuza eklemesi gerekir&#8230; Yeni (potansiyel) eşiniz için yeşil karta başvurmanın en kolay olduğu zamandır bu. USCIS’te belgeleriniz incelendikten sonra ikinizin işlemleri ayrı ayrı ama paralel yürür.</p>
<p>Belgelerinizi USCIS’e gönderdikten yaklaşık beş veya altı ay sonra geçici çalışma kartınız gelir. Bu aşamada evli iseniz eşiniz de alır çalışma kartını ve istediği firmada çalışabilir. Sponsor’a ihtiyacı yoktur artık, en iyi sponsor ile hayatını kurmuştur ne de olsa&#8230; Bu noktada siz de, size sponsor olan firmada full-time çalışmaya devam etmek koşulu ile başka işlerde de çalışabilir, yan gelir olması için branşınıza göre danışmanlık gibi işler yapabilirsiniz&#8230;</p>
<h2>Parmak İzi (Fingerprint)</h2>
<p>Bundan yaklaşık beş altı ay kadar sonra da artık son işlemlerden olan parmak izi kağıtlarınız gelir. Size yakın bir USCIS parmak izi ofisine randevu verilen zamanda gider, parmak izlerinizi de verir ve görüşme (interview) davetiyesini beklemeye başlarsınız. Bu bekleme de yaklaşık altı ay sürer. Ancak görüşme için çağırılmanız şart değildir. Benim yeşil kart işlemlerim iki arkadaşımdan 3-4 ay geriden gidiyordu, onlara görüşme için randevu geldi, dört ay sonra ben de randevu mektubu beklerken “yeşil kartınız onaylanmıştır” yazısı gelmişti. Eğer görüşmeye çağrılırsanız, görüşmeden sonra yeşil kartınız onaylanırsa, veya görüşmeye çağrılmadan direk onay mektubu geldiyse, USCIS ofisine gidip bir yıllık geçici yeşil kart damganızı pasaportunuza vurdurmanız gerekir.</p>
<p>Ve nihayet bütün işlemleriniz bitmiş ve yıllardır hayalini kurduğunuz yeşil kart işlemleriniz tamamlanır. Yeşil kartınızın gelme süresi her ne kadar altı ile dokuz ay olarak söylense de, bu kadar uzun sürmez genelde. Üç dört ay derken yeşil kartınız elinize geçer. Sırtınızdan büyük bir yük kalkmıştır&#8230; Yeni hayatınız hayırlı olsun&#8230;</p>
<h2>Şehir Efsanesi!</h2>
<p>Yeşil kart işlemleri süresinde <strong>Amerika dışına çıkamayacağınız şeklinde yaygın bir görü</strong><strong>ş</strong><strong> vardır</strong> ki bu yanlışdan ziyade <strong>eksik</strong> bir görüştür. İşlemler devam ederken <strong>geçerli bir vizeniz olduğu sürece</strong> o vize ile Amerika dışına çıkıp geri girebilirsiniz. Vizeniz bu süre içinde bitiyorsa bir şekilde uzatmak mecburiyetindesiniz. Yalnız eşler için durum farklıdır. Geçici çalışma kartı gelmesi ile yeşil kart alınması arasında, eşler, vizeleri bitse bile eş durumundan Amerika’da yasaldırlar fakat “vizeleri” olmadığı için Amerika dışına çıkıp geri gelemezler. Ancak acil bir durum için Amerika dışına çıkılması gerekirse <a href="http://www.uscis.gov/portal/site/uscis/menuitem.5af9bb95919f35e66f614176543f6d1a/?vgnextoid=970596981298d010VgnVCM10000048f3d6a1RCRD&amp;vgnextchannel=54519c7755cb9010VgnVCM10000045f3d6a1RCRD" target="blank">Emergency Travel &#8211; Advance Parole</a> denen izinin alınması gerekmektedir. 11 Eylül nedeni ile dikkat etmeniz gereken bir çok ek uyarılar bulunmaktadır bu sayfada.</p>
<p>Bu hafta ki yazımızla yeşil kart işlemlerini tamamlamış oluyoruz. Bu noktadan sonra sadece 10 yılda bir yeşil kartınızı yenilemeniz gerekir. Bu arada yeşil kartınızı kaybetmemek için de altı aydan fazla devamlı Amerika dışında kalmamanız gerekmektedir. Altı ay ile bir yıl arasında Amerika dışında kalırsanız bazı problemlerle (sorgulamalarla) karşılaşırsınız ancak geçerli bir nedeniniz varsa ciddi bir sorun yaşamadan tekrar Amerika’ya girersiniz. Bir yıldan fazla Amerika dışında kalırsanız, yeşil kartınızı kaybetmemek için ciddi ciddi hazırlanıp bunun sebeplerini ciddi ciddi savunmanız gerekir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.usa-turk.com/2009/06/yesil-kartta-son-basamak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yeşil Kart Başvuru Kategorileri</title>
		<link>http://www.usa-turk.com/2009/06/yesil-kart-basvuru-kategorileri/</link>
		<comments>http://www.usa-turk.com/2009/06/yesil-kart-basvuru-kategorileri/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Jun 2009 05:17:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yalçın Sert</dc:creator>
				<category><![CDATA[İşveren Kanalıyla Yeşilkart]]></category>
		<category><![CDATA[Yeşilkart]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.usa-turk.com/?p=1579</guid>
		<description><![CDATA[İşveren kanalı ile yeşil kart alma işlemlerinde, üç temel basamaktan ilki olan size sponsor olacak firmanın sponsorluk için gerekli koşulları sağladığını belgelemesi olayını ve genel püf noktalarını bir önceki yazıda bulabilirsiniz.. Bu yazıda ise ikinci basamak olan sizin Amerika içinde çalışabilecek sıfatlara sahip olmanızın USCIS (eski INS) tarafından onaylanması işlemlerinde gerekenlerden bahsedilmekte. Bu basamak da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İşveren kanalı ile yeşil kart alma işlemlerinde, üç temel basamaktan ilki olan size sponsor olacak firmanın sponsorluk için gerekli koşulları sağladığını belgelemesi olayını ve genel püf noktalarını bir önceki yazıda bulabilirsiniz.. Bu yazıda ise ikinci basamak olan sizin Amerika içinde çalışabilecek sıfatlara sahip olmanızın <strong>USCIS</strong> (eski <strong>INS</strong>) tarafından onaylanması işlemlerinde gerekenlerden bahsedilmekte. Bu basamak da her ne kadar farklı kişilerin durumları aynı da görünse, eğitimleri ve tecrübeleri nedeni ile başvuru kategorileri çok kolaylıkla farklı olabilmekte ve dolayısı ile yeşil kart alma süreçleri farklılıklar gösterebilmektedir&#8230;</p>
<p>Bu ikinci basamak her ne kadar sizinle de ilgili olsa da, size sponsor olan şirketin yapması gereken işlemleri kapsamaktadır. Bir önceki yazı anlatılan birinci basamak işlemlerinin tamamlanmış olması ve Department of Labor’dan gerekli olan yeterlilik yazısının alınmış olması şarttır. Bu aşama için doldurulacak temel form <a href="http://www.uscis.gov/files/pressrelease/I140_092305.pdf" target="blank">I-140, Petition for Alien Worker</a> olmakla birlikte, aşağıdaki kategorilerde açıklandığı üzere ek form ve belgeler de USCIS’e teslim edilmelidir.</p>
<p>USCIS, yeşil kart için başvurabilecekleri <a href="http://www.uscis.gov/portal/site/uscis/menuitem.5af9bb95919f35e66f614176543f6d1a/?vgnextoid=84096138f898d010VgnVCM10000048f3d6a1RCRD" target="blank">beş öncelik kategorisine</a> ayırmıştır. Buna göre:</p>
<h2><a href="http://www.uscis.gov/portal/site/uscis/menuitem.5af9bb95919f35e66f614176543f6d1a/?vgnextoid=3a4df271ab0fd010VgnVCM1000000ecd190aRCRD&amp;vgnextchannel=91919c7755cb9010VgnVCM10000045f3d6a1RCRD" target="blank">EB-1 (Priority workers)</a></h2>
<p>Bu gruba dahil olanların <strong>bilim, sanat, eğitim, iş, veya spor dalında üstün yeteneklerinin olması</strong> gerekmektedir. Ayrıca <strong>yabancı profesor ve araştırmacılar</strong> da bu gruba dahildir. Bu gruba girebilecek kişilerin özelliklerini kanıtlamak üzere aranan belgelere örnek olarak önemli ulusal ve uluslararası bilimsel dergilerde yayınlanmış yazılar, ödüller, bilimsel alanlarda hakem kurullarında görev belgeleri, sportif faaliyetlerde alınmış başarılar sayılabilir. Ayrıca büyük firmalarda yüksek kadrolu yöneticiler de bir Amerikan firması tarafından yönetici, müdür kadrosu ile işe alınacak ise, bu kategoride baş vurabilir.</p>
<h2><a href="http://www.uscis.gov/portal/site/uscis/menuitem.5af9bb95919f35e66f614176543f6d1a/?vgnextoid=3460194d3e88d010VgnVCM10000048f3d6a1RCRD&amp;vgnextchannel=91919c7755cb9010VgnVCM10000045f3d6a1RCRD" target="blank">EB-2 (Professionals with advanced degrees or persons with exceptional ability)</a></h2>
<p>Bu gruba dahil olanlar iki alt grupta toplanabilir. Birincisi <strong>master ve doktora</strong> gibi yuksek lisansı olan kişiler. USCIS, bu grubu “master veya doktorası olan <strong>veya</strong> üniversite eğitimi üzerine 5 yıl eğitim ve iş tecrübesi olan” şeklinde tanımlamaktadır. Bu tanıma göre master ve doktoralı kişiler direk olarak başvurabilirken, üniversite mezunlarının, mezuniyet üzerine 5 yıllık eğitim (sanırım sertifika kursları bu eğitime dahil edilebilir) ve iş tecrübesi olması gerekmektedir.</p>
<p>İkinci alt grup ise <strong>Amerika’nın eğitim, ekonomi ve kültürel alanlarda ihtiyaç duyduğu bilim sanat ve mesleki alanda üstün başarıları olan kişilerdir</strong>. Bu gruptakilerin USCIS’e vermesi gereken dökümanlar üniversite veya dengi okuldan mezuniyetlerini gösterir belgeleri, an az 10 yıllık iş tecrübelerini belgeleyen dökümanlar, sertifikalar, devlet ve/veya özel sektörden alınmış başarı belgeleri, profesyonel organizasyonlarda üyelik ve aktiviteleri gösteren belgelerden en az üç tanesidir.</p>
<h2><a href="http://www.uscis.gov/portal/site/uscis/menuitem.5af9bb95919f35e66f614176543f6d1a/?vgnextoid=b470194d3e88d010VgnVCM10000048f3d6a1RCRD&amp;vgnextchannel=91919c7755cb9010VgnVCM10000045f3d6a1RCRD" target="blank">EB-3 (Skilled or professional workers)</a></h2>
<p>Bu kategoriye girenler <strong>üniversite mezunları, en az iki yıl mesleki eğitim ve deneyimi olanlar ile Amerika’da bulunması zor olan kalifiye eleman/işçilerdir</strong>. EB-1 ve EB-2 kategorileri kadar katı şartları olmayan, “diğer kalifiye eleman” olarak adlandırılan bu grupta çok fazla sıra olduğundan işlemler uzun sürmektedir. Bu gruptaki elemanların kalifiyeliğinin uygunluğunu da <a href="http://workforcesecurity.doleta.gov/foreign/PDF/ETA750a.pdf" target="blank">ETA Form 750A – Application for Alien Employment Certification</a> ve <a href="http://workforcesecurity.doleta.gov/foreign/PDF/ETA750b1.pdf" target="blank">ETA Form 750B – Part B. Statement of Qualifications of Alien (for advice concerning requirements for alien employment certification)</a> formlarının <a href="http://workforcesecurity.doleta.gov/" target="blank">Department of Labor&#8217;s Employment and Training Administration (DOLETA)</a> tarafından onaylanması belirler. Bu konu ile ilgili kanun detayları 8 CFR § 204.5’de belirtilmistir. Bu grupta en az önceliği olanlar yukarda bahsettiğim üniversite eğitimi veya sertifikasyon gerektirmeyen ve iki yıl iş tecrübesi şartı olmayan “işçi” grubudur.</p>
<h2><strong><a href="http://www.uscis.gov/portal/site/uscis/menuitem.5af9bb95919f35e66f614176543f6d1a/?vgnextoid=3580194d3e88d010VgnVCM10000048f3d6a1RCRD&amp;vgnextchannel=91919c7755cb9010VgnVCM10000045f3d6a1RCRD" target="blank">EB-4 (Special Immigrants)</a></strong></h2>
<p>Dördüncü öncelik grubunda ise <strong>yabancı din görevlileri ve Amerika dışında Amerikan hükümeti için çalışan veya eskiden çalışmış kişiler</strong> yer almaktadır. Din görevlilerinin, Amerika’da non-profit organizasyon olarak faaliyet gösteren dini kurumların temsil ettiği bir dine, başvuru zamanından önce en az 2 yıl mensup olması şartı vardır. Buna göre bir imam, Amerika’da, bahsi geçen non-profit organizasyonlardan birine bağlix bir camiide görev yapmak üzere yeşil karta başvurabilmektedir. Bunun dışında direk ibadet ile ilgili olmadan ancak dini organizasyonlarda profesyonel görev almak üzere (bunun için Amerika’da veya yurt dışında denkliği kabul edilen bir üniversiteden mezun olmak şartı vardır) Amerika’ya gelmek için yeşil karta başvurabilir. Son olarak da misyonerleri, ve din bilgisi öğretmenleri bu kategoride yer almaktadır. Bu kategoride başvuranlar ek olarak <a href="http://www.uscis.gov/portal/site/uscis/menuitem.5af9bb95919f35e66f614176543f6d1a/?vgnextoid=95be2c1a6855d010VgnVCM10000048f3d6a1RCRD" target="blank">Form I-360 (Petition for Amerasian, Widow(er), or Special immigrant)</a> formunu doldurmalıdırlar.</p>
<h2><strong><a href="http://www.uscis.gov/portal/site/uscis/menuitem.5af9bb95919f35e66f614176543f6d1a/?vgnextoid=4ff96138f898d010VgnVCM10000048f3d6a1RCRD&amp;vgnextchannel=4f719c7755cb9010VgnVCM10000045f3d6a1RCRD" target="blank">EB-5 (Immigrant Investors)</a></strong></h2>
<p><strong>Immigration and Nationality Act</strong> (<strong>INA</strong>), section 203(b)(5), 8 U.S.C. § 1153(b)(5) gereğince her yıl 10,000 kişiye yatırım kanalı ile yeşil kart kontenjanı ayrılmıştır. Bu kategorinin sınırlamaları oldukça katıdır. Direk Amerika’ya nakit para getirilmesinden ziyade Amerika’da iş alanı açması ve “iş” yaparak ekonomik verimlilik sağlaması beklenmektedir. Çok kaba taslak hatları ile:</p>
<ul>
<li>Direk veya dolaylı olarak en az 10 kişiye (Amerikalı veya yasal olarak Amerika’da bulunan yabancı) full-time iş olanağı sağlaması,</li>
<li>Belli bir süre (2-4 yıl arası) önemli ölçüde büyüme hızı göstermesi, ve kar yapması</li>
<li>En az $1,000,000 herhangi bir alanda yatırım, veya işsizliğin fazla olduğu, USCIS tarafından onaylanan belli alanlarda $500,000 yatırım yapması gerekmektedir.</li>
</ul>
<p>Bu kategoride başvuracakların ek olarak once <a href="http://www.uscis.gov/portal/site/uscis/menuitem.5af9bb95919f35e66f614176543f6d1a/?vgnextoid=79a7105b5904d010VgnVCM10000048f3d6a1RCRD" target="blank">Immigrant Petition by Alien Entrepreneur</a> ve ilk onaydan sonra da <a href="http://www.uscis.gov/portal/site/uscis/menuitem.5af9bb95919f35e66f614176543f6d1a/?vgnextoid=d4f63591ec04d010VgnVCM10000048f3d6a1RCRD" target="blank">Form I-829, Petition by Entrepreneur to Remove Conditions</a> formlarını doldurması gerekmektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.usa-turk.com/2009/06/yesil-kart-basvuru-kategorileri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yeşil Kart Başvurusu</title>
		<link>http://www.usa-turk.com/2009/06/yesil-kart-basvurusu/</link>
		<comments>http://www.usa-turk.com/2009/06/yesil-kart-basvurusu/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 05 Jun 2009 17:27:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yalçın Sert</dc:creator>
				<category><![CDATA[İşveren Kanalıyla Yeşilkart]]></category>
		<category><![CDATA[Yeşilkart]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.usa-turk.com/?p=1576</guid>
		<description><![CDATA[Yeşil kart süreci genelde 3 yıldır ancak değişik sebeplerden dolayı iki yıldan altı yıla kadar değişken bir süreçtir. Ancak belli noktalara dikkat ederek bu süreci 2-3 yıl civarında tutmak büyük olasılık dahilindedir. Açıkçasını isterseniz bu yazıyı yazmak için araştırma yaparken ben de çok şey öğrendim. Ben işlemleri avukat kanalı ile yaptığım için sadece bana verilen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yeşil kart süreci genelde 3 yıldır ancak değişik sebeplerden dolayı iki yıldan altı yıla kadar değişken bir süreçtir. Ancak belli noktalara dikkat ederek bu süreci 2-3 yıl civarında tutmak büyük olasılık dahilindedir. Açıkçasını isterseniz bu yazıyı yazmak için araştırma yaparken ben de çok şey öğrendim. Ben işlemleri avukat kanalı ile yaptığım için sadece bana verilen formları doldurmuş ve şirket yetkililerine doldurtup avukata teslim etmiştim. Yaptığım araştırmalar sayesinde avukatın bana söylediklerini ve gösterdiği yolları daha net ve yasallık açısından detaylarını öğrendim. Burada okuyacağınız bilgiler genelde resmi web sitelerinde bulabileceğiniz yasal bilgiler ve, ben ve arkadaşlarımın tecrübeleri ile uygulamalarını anlatmaktadır.</p>
<h2>Sayı Sınırlamaları</h2>
<p>Akılda tutulması gereken bir nokta da yeşil kart işlemleri sırasında üç büyük kategoride sayı sınırlaması ile karşı karşıya olduğunuzdur. Bunlardan birisi başvurduğunuz yıl toplam verilen yeşil kart sayısı, ikincisi ülkenize bağlı olarak karşı karşıya olduğunuz sayı sınırlaması üçüncü ve son rakam ise meslek alanınızdaki yeşil kart sınırlaması&#8230; Bu rakamlar <a href=" http://travel.state.gov/visa/frvi/bulletin/bulletin_1347.html " target="blank">United States Department of State, Bureau of Consular Affairs, Visa Bulletin, Number 72, Volume VIII, Immigrant Numbers for September 2004</a> belirtilmiştir. Örneğin 2004 yılında aile ilişkisi kanalı ile 226,000, işveren kanalı ile de 140,000 yeşil kart verilmesi öngörülmüştür. Her iki kategoride de sırası ile aile bağlari ve meslek grubu alt kategorileri vardır. Dolayısı ile bu rakamlar alt kategori sınırlamalarını da hesaba katarak değişik kategorilerde değişik değerler alabilirler.</p>
<p>İşveren kanalı ile yeşil kart alma işlemlerinde üç temel basamak vardır ve taksitle ödeme kabul eden avukatlar her basamağın başında ödeme yapmanızı isterler. Bu aşamalardan ilki size sponsor olacak firmanın sponsorluk için gerekli koşulları sağladığını belgelemesidir. Bunun için <a href="http://www.foreignlaborcert.doleta.gov/750inst.cfm” target=">ETA Form 750A – Application for Alien Employment Certification</a> denilen formu doldurup gerekli belgelerle birlikte <a href="http://www.doleta.gov/" target="blank">Department of Labor&#8217;s Employment and Training Administration (DOLETA)</a>’a başvurması gerekir. Herşeyden önce size sponsor olacak şirketin DOLETA tarafından onaylanması lazım. Ayrıca şirket sizi işe almak için sizin yeterliliğinizi de DOLETA’ya göstermek amacıyla <a href="http:// www.foreignlaborcert.doleta.gov/pdf/eta750b1.pdf " target="blank">ETA Form 750B – Part B. Statement of Qualifications of Alien (for advice concerning requirements for alien employment certification)</a> formunu da teslim etmelidir. İngilizce olmayan belgelerin tercüme ettirilmesi şarttır. Ancak DOLETA web sitesinde <em>“Documents not in the English language must be accompanied by a translation, certified by the translator as to the accuracy of the translation and his or her competency to translate.</em> şeklinde belirtilmiş olup noter onayı şartı taşımamaktadır (alınan derslerin denkliği bu konu <strong>dışındadır</strong>). Ben ve birkaç arkadaşım birbirimiz için gerekli belgeleri ingilizceye çevirip bir imza ile onaylamıştık (avukatın tavsiyesi üzerine) ve hiçbir sorun ile karşılaşmadık. Böyle bir onay imzası atabilmek için Amerika’da yaşayan, İngilizce ve Türkçe’de yeterliliği olan birisi olmak yeterli. Bu formların doldurulması konusunda detaylı bilgileri de <a href="http://www.foreignlaborcert.doleta.gov/750inst.cfm" target="blank">DOLETA &#8211; Itemized Instructions for Completing form ETA-750</a> web sayfasında bulabilirsiniz. DOL tarafından istenen belgeler ise başta şirketin finansal dökümanları ve çalışanlarının çok genel demografik istatistiğidir. Şirketin belli bir süredir iş dünyasında olması ve son iki yıl içinde belli kar düzeyini tutturması gerekmektedir. Çalışanlar konusunda ise biraz karmaşık noktalar vardır. Genelde şirketler belli bir oranın üzerinde yabancı çalıştıramasa da, bazı firmalarda ağırlıklı yabancı görmek mümkündür&#8230; Örneğin benim yolum üzerindeki Mr. Wash araba yıkama tesisinde Meksikalı’dan başka çalışan görmek mümkün değil. Başka bir örnek de McDonalds’lar olabilir. Bazı McDonalds’larda çalışanların tamamına yakını Hintli veya Meksikalı’dır. Ancak bu çalışanların firma tarafından mı sponsor edilip yeşil kart aldıkları veya başka yollarla yeşil kart edinip o kurumda mı çalıştıkları dışardan kesinlikle bilemiyeceğimiz bir konudur. Onun için bir takım sorulara burada bir açık kapı bırakmak uygun olur&#8230;</p>
<p>USCIS işlem yapabilmek için, DOL’ın onayladığı ve açık pozisyon için aranan özellikte ve belirlenen maaş ile hiç bir Amerikalının (bulunmadığını değil) <strong>başvurmadığını,</strong> gösteren dökümanını şart koşar. Bu önerilen maaşlar, DOLETA’nın <a href="http://www.foreignlaborcert.doleta.gov/wages.cfm" target="blank">Occupational Wage Library</a> sayfasında listelendiği üzere (eyalet ve meslek grubunuza göre maaşlar &#8211; “Advanced Search” oldukça iyi çalışmaktadır) “prevailing wage” denilen minimum düzeyin altında olmamalıdır.</p>
<p>Eğer <strong>ETA-750 Labor Certification</strong> başvurunuz reddedilirse, işveren, aynı pozisyon için yeni bir başvuru yapmak için 6 ay beklemek zorundadır. Ancak reddin sebebi <strong>sadece</strong> maaşın düşüklüğü (az bir ihtimal ama yüksekliği) ise, gerekli ayarlamalardan sonra tekrar hemen başvurulabilinir.</p>
<p>Yukarıdaki bilgiler genel olarak tüm bölgeleri ve meslek gruplarını kapsamakla birlikte kişisel özelliklere göre ufak tefek değişiklikler gösterebimektedir. Bu nedenle, daha detaylı ve size uygun kesin bilgilere ulaşmak için referans verilen web sitelerini ziyaret etmeniz gerekmektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.usa-turk.com/2009/06/yesil-kart-basvurusu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yeşilkart Başvuru Hazırlıkları</title>
		<link>http://www.usa-turk.com/2009/06/yesilkart-basvuru-hazirliklari/</link>
		<comments>http://www.usa-turk.com/2009/06/yesilkart-basvuru-hazirliklari/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Jun 2009 16:17:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yalçın Sert</dc:creator>
				<category><![CDATA[İşveren Kanalıyla Yeşilkart]]></category>
		<category><![CDATA[Yeşilkart]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.usa-turk.com/?p=1572</guid>
		<description><![CDATA[Çoğumuz Amerika&#8217;ya ilk olarak her ne sebeple olursa olsun bir gün yeşilkart sahibi olmak umudu ile geliyoruz. Bu uğurda başta para ve zaman olmak üzere çok şey feda ediyoruz ve bütün yaşananlara değeceğine inanıyoruz.
Genelde halihazırda Amerika olup ve H1B vizesi ile çalışma ve oturma izni olanların izleyeceği yollar bu yazının kapsamı. Yeşil kart işlemlerinin yaklaşık [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çoğumuz Amerika&#8217;ya ilk olarak her ne sebeple olursa olsun bir gün yeşilkart sahibi olmak umudu ile geliyoruz. Bu uğurda başta para ve zaman olmak üzere çok şey feda ediyoruz ve bütün yaşananlara değeceğine inanıyoruz.</p>
<p>Genelde halihazırda <strong>Amerika olup ve H1B vizesi ile çalışma ve oturma izni olanların izleyeceği yollar bu yazının kapsamı</strong>. Yeşil kart işlemlerinin yaklaşık 3-4 yıl sürdüğünü göz önünde bulundurursak, H1B vizesinden sonra çok fazla beklemeden yeşil kart işlemlerine başlamak gerekir. Aksi taktirde yeşil kartınız onaylanana kadar H1B vizesinin bitmesi ihtimaliyle bir kaç aylığına H1B uzatmak için yine yaklaşık $2,000 masrafınız olacaktır.</p>
<h2>Ucuz Değil</h2>
<p>Yeşil kart işlemleri H1B&#8217;ye kıyasla çok daha yoğun ve masraflıdır. Herşeyden önce şirketinizin sizin yapacağınız iş için hiç bir Amerikalının bulunamadığını göstermesi gerekmektedir (bilim adamı gibi bazı istisnalar dışında). Bunu belgelemeniz için de <a href="http://www.dhs.gov/dhspublic/" target="blank">U.S. Citizenship and Immigration Services </a> (USCIS), yerel gazetede belli bir süre (1-3 ay) bir kaç iş ilanı verilmesini gerektirir. Bundaki amaç şirketinizin iyi niyetle sizin pozisyonunuz için eleman aradığını ve uygun kişi bulamadığını göstermesidir. USCIS standartlarına göre ilan oldukça büyük ve pahalı olmalıdır. Benim avukatımın bana örnek olarak gösterdiği ilanlar 2-3 kolon kaplayan ve her biri bir haftasonu için $1500-2000 olan ilanlardı. Bu ilanın 2-3 kere verilmesi gerektiği düşünülürse sadece bu ilandan gelecek masraf $5,000 civarındadır. Biraz risk alarak bir kaç satırlık standart iş ilanı verilebilir ancak başvurunuz yeterince belirgin ilan verilmediği için geri çevrilebilir. Bu durumda mecburen USCIS standartlarına göre ilan verilmesi gerekir ikinci kez. İlan verilmeden mutlaka bir avukat veya USCIS ile konuşup hangi gazetelerde yayınlanan ilanları kabul ettiklerini öğrenin. Washington D.C. bölgesinde USCIS, Washington Post ilanlarını kabul ederken Washington Times gazetesinde yayınlanan ilanları yeterli bulmamaktadır. Eğer büyük bir şirket için çalışıyorsanız ve şirketiniz devamlı ilan veriyorsa bu sizin için büyük avantaj. Direk sizin pozistonunuzla ilgili olmasa bile bu ilanları kendi başvurunuzda kullanabilirsiniz. Bunun için şirketinizin eleman aradığı zamanları izlemek, ve iş ilanları verdiğinde yeşil karta başvurmak bazı zorlukları çok kolay aşmanıza vesile olabilir. Eğer küçük veya orta ölçekli bir firmada çalışıyorsanız, şirketiniz bu ilan masrafından doğal olarak kaçınacaktır. Benim durumumda olduğu gibi şirket bu ilan işini sizin yüklenmenizi isteyebilir ve bu da size ekstra yüklüce masraf demektir. Ben, avukatımın bütün uyarılarına rağmen büyük masraf yapmaktansa, göze alıp küçük ilan verme yolunu seçmiş, 3 ay içinde 4 iş ilanını Washington Post Classified bölümünde yayınlatmış ve cebimden $1000 civarında masrafla kurtarmıştım. Dolayısı ile başvurumun bu bölümü sonuçlanana kadar bayağı bir stres yaşamıştım. USCIS&#8217;den kabul yazım geldiğindeki sevincimi anlatmam mümkün değil şu anda.</p>
<h2>İlanda Kullanılan Kelimelerin Önemi</h2>
<p>Vereceğiniz ilanda yazacağınız aranan kişide istenen nitelikler çok önemlidir. Kullanacağınız kelimeler, sizin pozisyonunuz için başvurabilecek bir çok potansiyel insanı elemenize yardımcı olacaktır. Yeşil kart işlemlerinin en basit fakat karmaşık basamaklarından biridir bu ilan. Eğer ilan sadece sizin yeşil kart işlemleriniz için veriliyorsa, mümkün olduğunca kendinizi tarif etmeye çalışın. Sirketiniz Türkiye ile herhangi bir iş yapıyorsa, ilanda yer alacak &#8220;Turkish is a plus&#8221; cümlesi şansınızı belki on kart arttıracaktır. Benim gibi çevre/su kaynakları eğitiminiz varken bilgisayar ile ilgili pozisyona başvuruyorsanız, &#8220;çevre ve halk sağlığı alanında tecrübe avantajdır&#8221; ibaresi Türkçe ile de birleştirilirse yeryüzünde, biri siz olmak üzere herhalde 4-5 kişiden fazla insanı bu iş için uygun yapmaz. Bildiğiniz herhangi bir ek dil veya herhangi bir bilgisayar programı USCIS açısından sizin hiç problemsiz o işe uygun olduğunuzu kanıtlamaya yetecektir. Bazı durumlarda USCIS&#8217;in başvurunuzla birlikte sizin pozisyonunuz için başvuran insanların öz geçmişlerini ve neden o iş için uygun olmadıklarını açıklayan bir mektubu da eklemenizi istemesi nadir de olsa olasılık dahilindedir.</p>
<p>H1B&#8217;de olduğu gibi yeşil kart için de avukat tutmak zorunda değilsiniz. Ancak maddi ve manevi bazı ekstraların hayatınıza ekleneceğini önceden kabul etmeniz gerekir. Bütün gerekli belgeleri öğrenmek, toplamak (internete teşekkürler, USCIS&#8217;in hemen hemen bütün formları <a href="http://www.uscis.gov/forms" target="blank">Forms and Fees</a> sayfasında on-line ve download edebiliyorsunuz) ve en uygun şekilde doldurmak yoğun bir araştırma ve zaman almaktadır. Avukata ödeyeceğiniz (mesleğiniz ve bulunduğunuz eyalete bağlı olarak) $2,000-5,000&#8242;ın sizin 20-30 saatlik koşuşturmanıza değip değmeyeceğine karar vermek tamamen size kalmıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.usa-turk.com/2009/06/yesilkart-basvuru-hazirliklari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

