Unconfigured Ad Widget

Collapse

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Amerika'ya gitme sebepleriniz ?

Collapse

Unconfigured Ad Widget

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Clear All
new posts

  • Orjinal yazı sahibi: FreeWoRLD View Post






    online free photo storage

    Yukarıda gördüğünüz yer İncirlik hava üssü. Sol taraf İncirlik ABD personeli için oluşturulan yaşam alanı ve evler. Sağ taraf ise ülkemizin her köşesinde standart olan mahalleler.

    Şimdi burda anlatmak istediğim şu; yaşam kalitesini nerede olursa olsun bu adamlar sağlamaya çalışıyor. Bir bahçem olsun, ferahlık olsun, iki üç ağaç olsun, biraz yeşillik olsun gibi standartları var. Çünkü iş gerektiği gibi yaşamdan zevkte gerekli ve bu bir mecburiyet. İşte bu da gitme nedenlerinden biri. Yaşam kalitesi, huzuru.


    Bizim yerimiz yok, imkanımız yok diye hiç demeyelim.
    İşte buyrun aşağıda görüldüğü gibi alan oldukça var, ama biz ısrarla 13 kat toki yapıp yıllarca borca girip alıyoruz.

    Arz talep....



    BONUS: Eminim sol taraftaki hava üssü içinde o mahallelerde hız sınırı tabelaları var ve adım gibi eminim birebir o hızlara uyuluyor, DUR işaretinde duruluyor. Bu da bonus olsun


    online free photo storage
    Adana özelinde söylüyorum amerikan tarzı bir yapılaşma Adana için pek uygun değil ve kesinlikle de olmamalı....Yoksa ortada Çukurova gibi verimli bir arazi kalmaz...Tabi bunun Adanadaki planlı bir kentleşmenin olmamasıyla bir alakası yok yine olabilirdi...

    Şuanda bol alanı olan ama Adana gibi kötü halde olan pek çok şehrimiz var belki hepsi böyle...Ama bu şehirlere paramız olmadığı için böyle kötü oldu diyemeyiz.Bu şehirleri bu hale getiren plansızlık,yolsuzluk,rant sevdası ve aç gözlülük...Yani bu işin para ile alakası filan yok bu toplumun hastalıklı haliyle ilgisi var.Sen planlı bir kentleşme iste yeter ki ama koyduğun plana da sonuna kadar uy rant için torpil için sürekli değiştirme....

    Yorum


    • Orjinal yazı sahibi: Cihan View Post
      konunun para ile ilgisi yok. istersen ayda 50bin TL kazan, sokağa çıkınca, trafiğe girince, avm ye gidince, restauranta gidince milyon tane rezil durumun içinde buluyorsun kendini.
      Çok doğru yazmışsınız hocam, ayda istersen en baba maaşı al yine klasik Türkiye sokaklarına, trafiğine, kavgasına, gürültüsüne, siyasetine, kanunsuzluklarına, kuralsızlıklarına, iftiralarına, ruhsuz yapılaşmasına ,suratsız insanlarına ve birçok strese maruz kalmak zorunda kalıcaksın. Örneğin bir simit, poğaça cafeye giriyorum oturuyorum arkadan televizyonda kesilen yayın ile beraberinde gelen bir politkacı bir bakan ya da siyasetçinin manasız manasız bağırmalarını duyabiliyorsun. Başka bir yere gidiyorsun sokaktan geçen dombıra şarkısını son ses açmış otobüslerin bir parkın ya da yolun açılışına halkı davet etmesini dinlemek zorunda kalıyorsun. Kaldırımda yürüyorsun diyelim bir bakmışsın kafana siyasi bir pankart çarpmış ve yaralanmışsın (benim başıma geldi). Bütün stresten trafik korna sesinden uzak bir yerlere gitmek istersin bu sefer de ormanlık arazide alkol alıp millete laf atan taciz eden serserilerle karşılaşırsın. Evine gelip oturayım dersin sokak arasından geçen şahincilerin, kartalların son ses müziği ve egsozu ile yine çıldırırsın, polisi ararsın ilgileniyoruz derler ama nafile, seni tatmin etmek için verilen bir cevaptır sadece.. Para çekmeye gidersin, arkadan nefesini hissedebileceğin kadar yanaşan diğer kişiyi hissedersin ve kıllanırsın, uyarırsın ve seni mi beklicez işimiz gücümüz var diye taciz edilirsin. Markete alışverişe gidersin, kasada sıra beklerken öndeki insanla aranda bir mahremiyet mesafesi olsun öndekini rahatsız etmeyeyim diye biraz mesafe bırakırsın ama arkadan bir ses ilerlesene kardeşim görmüyormusun boş orası diye bir laf işitirsin ya da araya kaynayan birisini görürsün. Yaya geçidindekilere araba ile yol verirsin, arkadan araba gelip sana toslamadıysa şanslısındır. Üstüne giydiğin tişörtü defalarca kontrol edersin ki vatandaş ingilizce bir yazı görüp ihbar etmesin gözaltına alınmayayım diye paranoyaya bağlarsın. 5 liralık bir eşya alacaksındır ama paran yetmemiştir biraz daha para biriktirip sonra almak istersin, paranı biriktirip satın almaya gittiğinde ise bir bakmışsın 5 liralık ürün olmuş 10 lira. Niye diye sorarsın, dolar yükseldiği için diye bir cevap alırsın. Dolar düştüğü zaman ise hiçbir indirim göremezsin. Sadece zam, vergi, zam, vergi ödersin. Karşılığında doğru dürüst bir kaldırımda bile yürüyecek hizmet alamazsın. 3 şeritlik yolda 6 şerit sıkışan bir trafikte araba sürmek zorunda kalırsın. Kaldırıma park eden arabalar yüzünden yolda yürümek zik zak çizmek zorunda kalırsın. Bunca sıkıntıyı farkeden senin gibi düşünen bir insanı da bulamazsın ve sadece içine atarsın, en yakınların ise sana hasta olduğunu söylerler, tedavi görmen gerektiğini söylerler çünkü sen herşeyi çok kafaya takmışsındır. Önemli olan sorgulamamak, devlet büyükleri ne derse o doğrudur deyip düşünmemektir bu toplumun gözünde doğru olan budur. Avrupa ülkelerinden birini ya da Amerikayı örnek vermek amaçlı ağzına alırsan burda Amerika yok burası Türkiye gibi bir cevapla susturulursun. Hayat o kadar dar gelir ki sana yatağa girip sadece uyumak istersin. Artık ne bir yaşam umudun kalmıştır, ne de hayat zevkin, ne konuşacak kimsen , ne de seni anlayan..

      Yorum


      • Hey gidi hayatt..

        Yorum


        • Orjinal yazı sahibi: marcus94 View Post

          Çok doğru yazmışsınız hocam, ayda istersen en baba maaşı al yine klasik Türkiye sokaklarına, trafiğine, kavgasına, gürültüsüne, siyasetine, kanunsuzluklarına, kuralsızlıklarına, iftiralarına, ruhsuz yapılaşmasına ,suratsız insanlarına ve birçok strese maruz kalmak zorunda kalıcaksın. Örneğin bir simit, poğaça cafeye giriyorum oturuyorum arkadan televizyonda kesilen yayın ile beraberinde gelen bir politkacı bir bakan ya da siyasetçinin manasız manasız bağırmalarını duyabiliyorsun. Başka bir yere gidiyorsun sokaktan geçen dombıra şarkısını son ses açmış otobüslerin bir parkın ya da yolun açılışına halkı davet etmesini dinlemek zorunda kalıyorsun. Kaldırımda yürüyorsun diyelim bir bakmışsın kafana siyasi bir pankart çarpmış ve yaralanmışsın (benim başıma geldi). Bütün stresten trafik korna sesinden uzak bir yerlere gitmek istersin bu sefer de ormanlık arazide alkol alıp millete laf atan taciz eden serserilerle karşılaşırsın. Evine gelip oturayım dersin sokak arasından geçen şahincilerin, kartalların son ses müziği ve egsozu ile yine çıldırırsın, polisi ararsın ilgileniyoruz derler ama nafile, seni tatmin etmek için verilen bir cevaptır sadece.. Para çekmeye gidersin, arkadan nefesini hissedebileceğin kadar yanaşan diğer kişiyi hissedersin ve kıllanırsın, uyarırsın ve seni mi beklicez işimiz gücümüz var diye taciz edilirsin. Markete alışverişe gidersin, kasada sıra beklerken öndeki insanla aranda bir mahremiyet mesafesi olsun öndekini rahatsız etmeyeyim diye biraz mesafe bırakırsın ama arkadan bir ses ilerlesene kardeşim görmüyormusun boş orası diye bir laf işitirsin ya da araya kaynayan birisini görürsün. Yaya geçidindekilere araba ile yol verirsin, arkadan araba gelip sana toslamadıysa şanslısındır. Üstüne giydiğin tişörtü defalarca kontrol edersin ki vatandaş ingilizce bir yazı görüp ihbar etmesin gözaltına alınmayayım diye paranoyaya bağlarsın. 5 liralık bir eşya alacaksındır ama paran yetmemiştir biraz daha para biriktirip sonra almak istersin, paranı biriktirip satın almaya gittiğinde ise bir bakmışsın 5 liralık ürün olmuş 10 lira. Niye diye sorarsın, dolar yükseldiği için diye bir cevap alırsın. Dolar düştüğü zaman ise hiçbir indirim göremezsin. Sadece zam, vergi, zam, vergi ödersin. Karşılığında doğru dürüst bir kaldırımda bile yürüyecek hizmet alamazsın. 3 şeritlik yolda 6 şerit sıkışan bir trafikte araba sürmek zorunda kalırsın. Kaldırıma park eden arabalar yüzünden yolda yürümek zik zak çizmek zorunda kalırsın. Bunca sıkıntıyı farkeden senin gibi düşünen bir insanı da bulamazsın ve sadece içine atarsın, en yakınların ise sana hasta olduğunu söylerler, tedavi görmen gerektiğini söylerler çünkü sen herşeyi çok kafaya takmışsındır. Önemli olan sorgulamamak, devlet büyükleri ne derse o doğrudur deyip düşünmemektir bu toplumun gözünde doğru olan budur. Avrupa ülkelerinden birini ya da Amerikayı örnek vermek amaçlı ağzına alırsan burda Amerika yok burası Türkiye gibi bir cevapla susturulursun. Hayat o kadar dar gelir ki sana yatağa girip sadece uyumak istersin. Artık ne bir yaşam umudun kalmıştır, ne de hayat zevkin, ne konuşacak kimsen , ne de seni anlayan..
          Eşim ve ben sizi çok iyi anlıyoruz. Benzer şeyleri biz de düşünüyoruz çünkü. Aynılarını kendi çevremizdeÂ*dile getirdiğimizde ve ABD'ye yerleşmek istediğimizi söylediğimizde ne allahsızlığımız kalıyor ne vatan hainliğimiz. Burada doğduğu için bu rezaleti çekmek zorunda olduğunu düşünüyor insanlar. Kimse de demiyor ki bu vatan çok güzel, giden gitsin; güzel vatandan bize düşen pay artsın. Genel olarak ülkenin yaşanmaz bir hal aldığını fark eden ve kendini kurtarmak isteyen insanlara karşı büyük bir nefret var. İstiyorlar ki hepimiz kafamızı kuma gömüp başımıza gelen her şeye itaat etmeliyiz. Akşam vakti eşimle dışarı çıktığımda eşime yiyecek, bana da her an bıçağı takacak gibi bakan on binlerce mülteci arasında ölmediğime şükretmeliyim.Â*

          Yaklaşık iki yıldır kentsel dönüşüm adı altında kendi binamızın çevresindeki bütün binaları teker teker yıktılar. Şimdi de yeniden yapıyorlar. Gürültüyü tahmin edersiniz. Sabahtan akşama kadar iki yıldır çıldırma noktasına geldik. Elimizden bir şey gelmiyor. Kimi kime şikayet edeceksin? 3-4 katlı binaları yıkıp yerine 10 katlı binalar dikiyorlar. Green card çıktığını hayal ederek kendimizi bir gün buradan kurtulacağız diye motive ediyoruz.

          Yorum


          • Selam herkese yaşım 30 ve Bekarım. daha önce belli bir süre çeşitli yerlerde mecburi olarak garsonluk yaptım. Şu anda bu işten hariç bir mesleğim yok. Bu işten dolayı biraz ingilizcem var ama amerika için yeterli değil tabi. ben de yarın Greenkart için başvuru yapacağım. Bayadır buralardan çekip gitme isteğim vardı inşallah bu çekilişte güzel şeyler olur. hayalim buradan sıyrılıp Amerikaya gitmek.. orada ilk etapta ingilizce sorun olacağı için garsonluk dışında ayak uydurmak adına başka işler düşünebilirim.Gerçi henüz çok erken önümde şuan başvuru ve açıklanma süresi var. Eğer greenkart çıkarsa işlemlerden sonra gitme aşamasında gelme niyeti olan arkadaşlarla kaynaşıp-yardımlaşabilirsek çok sevinirim. iletişim kurmak isteyen yazabilir. Bu arada başvuru yapacak arkadaşlar usa'nın sitesinde greenkart başvuru tarihi 18 Ekim - 22 Kasım olarak yenilenmiş bakabilirsiniz. iyi forumlar

            Yorum


            • Haklısınız.. Hem de yerden göğe kadar... Bizimde benzer sorunlar var. Ancak, bu memlekette başkadır. 150 km mesafede değil, şehir ülke değişir. Bir yabancının gözünü bağlayın Antalya'ya getirin, gezdirip, tekrar gözlerini bağlayıp 150 km ileride Konya'ya götürün... Orasını gezdirip tekrar 200 km mesafede ki Ankara ya oradan Ayder e, Oradana Kars a, oradan Urfa ya, Oradan İstanbula Trakya ya götürün inanın o turist ben 7 adet ülkeyi gezdim der. Evet haklısınız sorunlarımız var, ama o denli çeşitli kültür ve insan yapısı içerisinde yaşıyoruz ki 1000 km lik alnada hiçbir şeye ihtiyaç duymuyoruz. Aynı anda Ankara da Kış iken, İzmir Sonbahar, Karadeniz ilkbahar, Antalya yazı yaşayabiliyor. Antalyada Nisan ayın da Konya altında sahilde yüzerken 50 km ileride saklı kentte kızakla kayabiliyorsunuz. O denli yemek, yaşam, şehir kültüründen geçiyoruz ki bırakın yabancıyı Anadolu halkı şok oluyor. İngiltere'de 1 yıl kaldım. Borunemouth dan en kuzeye kadar çıktım. Ne şehir, ne insan, ne kültür ne de iklim değişti. Hepsi aynı. Zırnık değişim yok...

              Sokağa çıktığımızda sokak aralarında mahalle bebeleri top oynar, kızlar ip atlar. Kapınız çalar, komşunu sımsıcak aşure pişirmiştir, işten gelmişsinizdir, ilaç gibi gelir. Yolda aracınız kalır 50 adet istemediğiniz kadar insan yardıma tuhaf bir şekilde gelir. Arabam bir kez çukura düşmüş çıkmıyorken en az 10 adet tanımadığım adam ile çıkarmıştık. Kaza yaparsın hiç tanımadığın adam sana su getirir... Düğün olur, halay çekeriz, cenaze olur ağlaşır, helva yeriz.

              Kabul tuhaflıklarımız var ama ister inançlı olun ister inançsız bayram sabahı tuhaf bir ironi ile mutlu uyanırız. Mantık olarak dünden hiçbir farkı yoktur ama öyledir işte. O sabah ASLA ve ASLA kimse yalnız kalmak istemez.. Şu an içinizde beni hiç ilgilendirmez diyen bile o sabah bir sevdiği ile bayramlaşmak ister...

              O sebeble birçok yanlışımız var, ama green card çıkarsa en çok bunları özleyeceğime eminim...
              DV 2018 LOADİNG...

              Yorum


              • düzenlendi.
                Last edited by FreeWoRLD; 22-10-2017, 17:17.
                2018 - The miserable have no other medicine but only hope...
                2017 - HAS NOT BEEN SELECTED
                2016 - HAS NOT BEEN SELECTED
                2015 - HAS NOT BEEN SELECTED
                2013 - HAS NOT BEEN SELECTED

                Yorum


                • düzenlendi.
                  Last edited by FreeWoRLD; 22-10-2017, 17:18.
                  2018 - The miserable have no other medicine but only hope...
                  2017 - HAS NOT BEEN SELECTED
                  2016 - HAS NOT BEEN SELECTED
                  2015 - HAS NOT BEEN SELECTED
                  2013 - HAS NOT BEEN SELECTED

                  Yorum


                  • düzenlendi.
                    Last edited by FreeWoRLD; 22-10-2017, 17:18.
                    2018 - The miserable have no other medicine but only hope...
                    2017 - HAS NOT BEEN SELECTED
                    2016 - HAS NOT BEEN SELECTED
                    2015 - HAS NOT BEEN SELECTED
                    2013 - HAS NOT BEEN SELECTED

                    Yorum


                    • Orjinal yazı sahibi: FreeWoRLD View Post
                      Kaldığım yere yakın yerde bir göl ve manzarası.
                      Burası ücretsiz ve halka açık biryer. Bu gibi birçok yer var ve bu nedenle gayet sakin biryer. Bu arada bu göl çok eskiden oluşturulan yapay bir göl.
                      Yani devlet insanlardan vergi aldığı için, bu göleti yapay olarak yapmış ve vergi aldığı insanların hizmeti / keyfi için ücretsiz sunuyor. Umarım vurgulamak istediğimi anlamışsınızdır.


                      Resimler görünmüyor, tekrar yükleyebilir misiniz?

                      Yorum


                      • SLM Arkadaşlar;

                        Sizden ufak bir ricam olacak. Ben normalde Anadolu Lisesi mezunuyum. 1992 yılında mezun oldum ve o tarihten günümüze kadar çok fazla kullanma şansım olmadı sadece geçen sene mayıs ayında usa St.louıse MO ya gittim orda kullandığımda en büyük sıkıntım doğal olarak kelime haznemin zayıflamış olmasıydı. uzun süre kullanmadığım içim kelime haznem çok zayıflamıştı. bunu nasıl geliştirebilirim. önerileri olan var mı. yada online ücretsiz çalışabileceğim ve ingilizcemi geliştirebileceğim herhangi bir site ismi bilen var mı. şimdiden ilginiz ve yardımlarınız için teşekkürler.

                        Yorum


                        • Ingilizce kitap, dergi, roman ne bulursaniz okuyun.
                          ***BUYUKSU***

                          Yorum


                          • Orjinal yazı sahibi: MySea View Post
                            Ingilizce kitap, dergi, roman ne bulursaniz okuyun.
                            Cevap için teşekkürler

                            Yorum


                            • Bu arada;

                              Dün aracın yakıt deposu çeyreğin altına inmişti. Depoyu fulledim ve ödediğim ücret 19 USD arkadaşlar. Lütfen hemen bunu TL'ye çevirmeyin çünkü insanlar burada TL kazanmıyor, dolar kazanıyor.

                              Litre fiyatına çevirdiğinizde; litresi 0.59 USD oluyor. Yani Türkiye'de benzinin litre fiyatı 59 Kuruş gibi düşünün.
                              Kullandığınız araç 100km'de ortalama 8 litre yaksa; kilometrede yaktığı ücret 4 kuruş olurdu. Evet, 0.04 TL.
                              Durun hatırlayayım; Türkiye'de 25 kuruş yakan arabaya kokluyor diyorduk değil mi?

                              Duygusallığı bence bırakalım, Türkiye'de sorunlar duygusal olmayı çoktan geçti, sorunlar çok büyük.........


                              2018 - The miserable have no other medicine but only hope...
                              2017 - HAS NOT BEEN SELECTED
                              2016 - HAS NOT BEEN SELECTED
                              2015 - HAS NOT BEEN SELECTED
                              2013 - HAS NOT BEEN SELECTED

                              Yorum



                              • Kaldığım yere yakın yerde bir göl ve manzarası.
                                Burası ücretsiz ve halka açık biryer. Bu gibi birçok yer var ve bu nedenle gayet sakin biryer. Bu arada bu göl çok eskiden oluşturulan yapay bir göl.
                                Yani devlet insanlardan vergi aldığı için, bu göleti yapay olarak yapmış ve vergi aldığı insanların hizmeti / keyfi için ücretsiz sunuyor. Umarım vurgulamak istediğimi anlamışsınızdır.


                                2018 - The miserable have no other medicine but only hope...
                                2017 - HAS NOT BEEN SELECTED
                                2016 - HAS NOT BEEN SELECTED
                                2015 - HAS NOT BEEN SELECTED
                                2013 - HAS NOT BEEN SELECTED

                                Yorum

                                Unconfigured Ad Widget

                                Collapse
                                İşleniyor...
                                X